Ah Yalan Ah!..

-A A +A

En büyük ilk yalancının Şeytan-ı aleyhilla’ne olduğunu bilmeyen bir Müslüman da, Hiristiyan da, Musevî de yoktur.

Hz. Âdem’e ve Hz. Havva’ya yalan söyleyerek, hem de Allah (c.c.) adına yalan uydurarak “Biliyor musunuz; Allah size şu ağacın meyvesinden yemeyi niye yasakladı? Siz eğer bu meyveden tadarsanız cennette ebedi olursunuz. Allah ise bunu istemiyor” anlamında tezvirat ve iğvada bulundu. Böylece insanın kaderine yalan dâhil oldu ve kıyamete kadar çekilecek bütün zulüm, kavga, kargaşa ve çilelerin yolu açılmış oldu.

Bunun, imtihan dünyamızın bir enstrümanı olduğu bilincindeyiz. Yalanın dinde en büyük günah sayıldığı yani Allah’a iftira etmek olduğu inancının sahibi olan bir ümmetiz.

Hz. Peygamberin “Yalan söyleme ne yaparsan yap!” şeklinde bir hadisi rivayet edilir. Öyle ya, “Bu malı sen mi çaldın? Bu kötülüğü sen mi yaptın? “ denildiğinde yalan söyleyemeyecekse bunları niye yapsın?

Bu zaviyeden baktığımızda neredeyse bütün günahların kaynağı “YALAN”dır.

Bir Müslüman için böyledir ama Müslüman olmayan güzel ahlak sahibi insanlar da vardır bu dünyada. Meselâ, sözünü tutmak gibi.

BİR ALMAN BAYANIN ÖRNEK DAVRANIŞI

Almanya’nın Stutgart şehrinde Porsche (Porşe) otomobil fabrikasında çalışan dayıoğlu Muammer Karadağ şöyle bir olaya şahit olduğunu söyledi:

“Fabrikamızda çalışan bir Alman bayanın annesi ölmüş, ondan kendisine bir ev kalmıştı. Ev, bizim bir Türk vatandaşının evine bitişikmiş. Alman bayan bizim vatandaşımıza diyor ki:

-Ben annemin evini satacağım. Sen komşusun önce sana teklif etmem lazım.

Pazarlık yapıyorlar 40.000 Mark’a anlaşıyorlar. Pazarlığa şahit olan bir başka Alman erkek kadını kenara çekip:

-Sen deli misin? Ben sana 100.000 Mark vereyim; evi bana ver, diyor. Alman bayan kısa bir tereddütten sonra:

-Nein! İch bin ihn fersprochen (Hayır! Ben ona söz verdim) diyerek teklifi reddediyor. Biri ahlaklı, biri ahlaksız.

Böyle bir davranışı duyunca ahlaksız kategorisine giren Müslümanlara insanın hayret etmemesi, hayıflanmaması mümkün değil..

İSTATİSTİKÎ YALAN

1980 öncesi Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi iken istatistik dersinde hocamız bize istatistiğin istismar amacıyla da kullanılabileceğini ifade etmek üzere şöyle bir örnek verdi:

-İsrail’in kurucusu Ben Gurion demiş ki:

Üç türlü yalan vardır: 1.Yalan, 2.Kuyruklu yalan, 3. İstatistikî yalan.

İstatistikî yalana örnek olarak meselâ, dedi. Bir hükümet işbaşına geldiğinde memlekette 4 km. asfalt yol vardır. Bunu iktidarı boyunca 8 km.ye çıkarır ve iktidarının sonunda kamuoyuna “ Bizim iktidarımız döneminde asfalt yol miktarında yüzde yüz artış olmuştur” der. Memleketin binlerce km. asfalt yola ihtiyacı vardır ama “yüzde yüz” deyince satış mağazalarındaki etiket oyunlarında müşteriyi kandırma taktiği gibi bir algı oluşturarak yeniden oy desteği temin etmeye çalışır. Bu tekniği en çok Süleyman Demirel’in kullandığının bizim jenerasyonumuz şahittir.

Eğer iktidarlar yaptıkları işleri doğru olarak halka duyururlar ve ters mantıkla ters bir algı oluşturmazlarsa  ayağını sağlam basar ve halkın samimi desteğini de alır.

EN BÜYÜK YALAN

 

Dünyayı cehenneme çevirecek konvansiyel ve nükleer silahlara sahip ve kurduğu üslerle dünyanın her tarafını silahla doldurmuş olan 20. Ve 21. Asrın baş belası ABD’nin bütün işleri ve söylemleri ve politikaları yalan üzerine olduğunu bütün dünya teslim eder.

Bu günlerde daha çok gündemde olması nedeniyle Ben Gurion’un yalan listesine 4. Bir yalan çeşidi eklemek istedim: AMERİKAN YALANI!

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 03.10.2017 - 11:05 -1,530-
Bu sayfayı paylaşın :