“Bu yazı dizisiyle belli başlıklar halinde sıralayacağım toplumsal sorunlarımız hakkında özet cümleler takdim etmeyi düşündüm. Her biri hakkında ciltler dolusu kitap yazılabilecek bu konuları, birkaç cümleyle ifade etmenin yararlı olacağını umarım.”
13.09.2019 22.57
467 okunma
TANIMLAYICI ÖĞÜTLER ( III )
Mustafa Yıldız

     “Bu yazı dizisiyle belli başlıklar halinde sıralayacağım toplumsal sorunlarımız hakkında özet cümleler takdim etmeyi düşündüm. Her biri hakkında ciltler dolusu kitap yazılabilecek bu konuları, birkaç cümleyle ifade etmenin yararlı olacağını umarım.”

EKONOMİ

(YAHUT)

“İNSAF DİNİN YARISIDIR”

         Klasik ekonomi tanımları arasında en yaygın olanı “İhtiyaçlar sınırsızdır, imkânlar ise sınırlıdır. Sınırlı imkânları, sınırsız ihtiyaçlar arasında dağıtmak ekonomi ilmini oluşturur” tanımıdır.

         Çok doğru gibi görünen bu teori, pratikte bir takım sorunlar oluşturmaktadır. Dağılım, hem insanların ihtiyaçlarına dengeli bir şekilde isabet etmemekte, hem de bölüşümde insanlar arasında uçurumlar oluşturarak kavgalara, savaşlara neden olmaktadır.

         Bu durumda âdil bir dağılım olmadıkça kavga bitmeyecektir. Adil dağılımın yüzde yüz gerçekleşmesi mümkün değildir. Lakin akıl ve vicdan sahibi insanın görevi, adalet yapmaya çalışmaktır. Adaletsizlik minimize edilirse yeryüzündeki kavgalar da minimize edilmiş olur.

         Adaletsizlik zulmü ve zalimliği getirir. Dünyamız şu anda zalimlerin, vicdansızların,  insan emeğinden ve kanından beslenenlerin acılarını yaşamaktadır. Bir tarafta lüks ve şatafat, bir tarafta sefalet ve felaket. Bir tarafta milyarlarca aç ve sefil, bir tarafta doymak bilmeyen bir azınlık.

         MALTHUS TEORİSİ

         Papaz Malthus teorisi şu fikir üzerine bina edilmiştir: İnsanların üremesi geometrik şekilde (yani, 2-4-8-16-32-64…) artmaktadır. Gıda maddeleri ise aritmetik (yani, 1,2,3,4,5,6,7,8,9….) şekilde artmaktadır. Bu durumda insan nüfusunun azaltılması ile gıdaların daha çok kişiye yetmesi mümkün olacaktır.

         Bunun için mümkünse evlenmemek (kendisi papaz olduğu için böyle düşünüyor), yahut evlenmeleri geciktirmek. Bu, insan eliyle alınabilecek tedbirlerdendir. İnsan eliyle olmayan ve kendiliğinden nüfusun azalmasına neden olan normal ölümler; tabii âfet, deprem, yangın, savaşlar, salgın hastalıklar nedeniyle meydana gelecek toplu ölümler… Nüfusun azalması ve gıdaların daha çok yeterli hale gelmesine neden olacaktır.

         Yahudi asıllı İngiliz papazı Malthus’un teorisi, insan katillerinin işine gelmekte ve onun için her türlü teknolojik, biyolojik, psikolojik ve kültürel savaşlarla insanlığı yok etmeye çalışmaktadırlar.

         Modern tarım, hayvancılık, madencilik, sanayi ile gıda üretimi geometrik değil, astronomik şekilde artmış; hijyen şartları ve sağlık tedbirleriyle insan ömrünün yaş ortalaması artmış ve yeryüzünde 10 milyara yaklaşan bir nüfus oluşmuştur. Böylece Malthus’un hayali ve rüyası çökmüş ve fakat insanlık canavarları kandan beslenmek için bilinçaltlarına yerleştirdikleri bu teoriyi uygulamaya devam etmektedirler.

         Ekonomi az buz sözlerle anlatılacak bir şey değil. Lakin Allah’ın verdiği adalet ilkeleri ve akıl sayesinde yeryüzünde aç ve mağdur kimsenin kalamayacağı bir sistemi işletmek henüz insanlığa nasip olmamıştır. Bu sistem üzerinde konuşmak çok uzun olur.

         EKONOMİ DEYİNCE

         Ekonomi deyince hemen akla Türkiye ekonomisi, işsizlik, dar gelirlilik, fakirlik ve tabii ki zengin fakir arsındaki uçurum akla gelmektedir. Bundan da yöneticileri sorumlu tutan haklı bir kesim ile beraber muhalefetleri ve hasetleri sebebiyle sorumlu tutan bir kesim var.

         İNSAF NEREDE?

         Fakat insaf etmeyi düşünen çok az. Elbette üreten bir ülke ve halk olursak hayatımız daha güzel olur. Türkiye’nin tabii kaynakları (toprak, su, hava, deniz, güneş) insan gücü verimli ve akıllı bir şekilde kullanılabilirse ekonomik sıkıntılar minimuma iner ve zenginleşiriz. Bu da ancak güvenli bir ortamda mümkün olur.

         Eğer bir ülke zor bir coğrafyada ve âdeta sürekli savaş içinde ise elbette ekonomik sıkıntılar kaçınılmaz olur.

         Yapılacak iş, savaş ortamını yok edip güvenli bir ortamı tesis etmeye çalışan devlet gücüne yardımcı olmak, aydınlık yarınların gelmesini sağlamaktır.

         İnsaf, dinin yarısıdır demişler.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya