Ailenin çöküşünü seyredemeyiz!
Boşanma olgusunun en ürpertici yanı, yaklaşık son on yıldan bu yana özellikle İslâmî / muhafazakâr ailelerde boşanma oranlarında büyük patlama yaşanıyor olması!
Yusuf Kaplan
14.03.2019 12.07
118 okunma

Aile çöküyor... Boşanmalar ürpertici boyutlara ulaştı!

Boşanma olgusunun en ürpertici yanı, yaklaşık son on yıldan bu yana özellikle İslâmî / muhafazakâr ailelerde boşanma oranlarında büyük patlama yaşanıyor olması!

Dünyada ailenin en güçlü olduğu bir toplumda böyle bir yıkımın yaşanıyor olması, alarm zillerinin çalıyor olması için kâfî değil mi?

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen, ailenin adım adım altını oyma projesi olan lanet olası anlaşmadan derhal çıkmalıdır!

Toplumsal cinsiyet eşitliği gibi ilk başta cazip gelen ama sapkın ilişki biçimlerinin meşru görülmesine kadar yığınla çarpık ilişki biçimini meşrûlaştıran sinsi projelere derhal son verilmelidir!

Bu ülkenin çocukları, her tür şiddete, tecavüze, cinayete karşı duyarlı olmayı, cinsiyet fikrini yok eden insanlık düşmanı bu tür iğrenç projelerden öğrenecek değiller herhalde, değil mi?

SEKÜLERLEŞME SÜRECİ: AİLENİN ALTINI OYAN DİNAMİT!

Meseleye, en kökünden, teorik temellerinden, sekülerleşme süreci’nden bakmakta yarar var...

Sekülerleşme eğilimi hızlandıkça, İslâmî duyarlılıklar, değerler, anlam haritaları, anlamlandırma pratikleri aşınıyor, insanî ilişkiler anlam kaybına uğruyor ve zamanla buharlaşıyor...

Sekülerleşmenin bir ruhu yok çünkü.

Ruhsuz bir dünya kuruyor sekülerleşme; dünyanın, insanî ilişkilerin büyüsünü bozuyor, ruhunu yok ediyor; aile fertleri arasındaki ilişkileri de, toplumsal ilişkileri de önce mekanikleştiriyor, sonra da bitiriyor...

Toplumda şiddetin arttığı çok açık!

Dahası, inanılmaz cinayetler işleniyor bu ülkede; insanın kanını donduran cinayetler bunlar!

Karıncayı bile incitmeyecek kadar ince ruhlu bir toplumun, sekülerleşmenin kontrolden çıkmasıyla birlikte, iğrenç cinayet, şiddet ve tecavüz biçimlerinin görülebildiği bir topluma dönüşmesi, gelecek adına ürkütüyor, derin düşüncelere garkediyor insanı.

Sekülerleşme, kendine özgü kentsel ekolojisini de beraberinde getiriyor: Türkiye gibi, medeniyet değiştirme aymazlığı gösteren, o yüzden de çift kimlikli şizofren bir kişilik sergileyen, yönünü ve yörüngesini yitirmiş toplumlarda, Batı’dan gelen bütün seküler eğilimler, davranış biçimleri ve alışkanlıklar, öncelikle ailenin kimliğinde ve yapısında büyük gedikler açıyor, aileyi çözüyor, insan ilişkilerini ruhsuz, mekanik ilişkilere dönüştürüyor...

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...
...