Yıl 1889. Osmanlı Devleti yığınla problemler ile boğuşmaktadır. Avrupa devletleri 1878’de hayata geçirdikleri Şark Meselesini adım adım uygulamaktadırlar. İngiltere Kıbrıs ve Mısır’a, Fransa Tunus’a yerleşmiştir. İtalya Banco Di Roma aracılığıyla Trablusgarp’ta gelecekteki işgalin hazırlıklarını yapmaktadır. Girit Müslümanlardan tahliye edilmekte, Balkanlar kaynamaktadır.
01.04.2019 12.56
730 okunma
Seçilenler unutmasın! Sorumluluk tarihi bir mirastır
Zekeriya Kurşun

Yıl 1889. Osmanlı Devleti yığınla problemler ile boğuşmaktadır. Avrupa devletleri 1878’de hayata geçirdikleri Şark Meselesini adım adım uygulamaktadırlar. İngiltere Kıbrıs ve Mısır’a, Fransa Tunus’a yerleşmiştir. İtalya Banco Di Roma aracılığıyla Trablusgarp’ta gelecekteki işgalin hazırlıklarını yapmaktadır. Girit Müslümanlardan tahliye edilmekte, Balkanlar kaynamaktadır.

II. ABDÜLHAMİD; ZENGİBAR VE ALMANLAR

Bütün sorunlara ve baskılara rağmen, dinî, vicdani ve tarihi sorumluluk devrededir. Sadrazam Kamil Paşa Sultan II. Abdülhamid’e sunduğu bir arizasında; Almanların, Doğu Afrika’da Zanzibar (Zengibar) adasındaki faaliyetlerinden haber vermektedir.

Raporda, Almanlar “sözde insanlığa hizmet maksadıyla”, bölgedeki zenci ticaretini kontrol etmek için Hannover’den 12 top göndermeye hazırlanmışlardır. Sadrazam Kamil Paşa, Almanların asıl niyetlerinin İslam alemi aleyhinde bir girişimde bulunmak olduğunu düşünmektedir. Bu duruma Osmanlı Devletinin kayıtsız kalmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle Sultan’a sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Almanlar, daha önce burada bir ticaret kolonisi oluşturmak istemiş ama başaramamışlardı. Bundan dolayı Müslüman olan ada ahalisini abluka altına alıp cezalandırmak istemektedirler. Kamil Paşa, yazısında, Hilafet makamımın meseleyi gözardı edemeyeceğini ve destek maksadıyla Zengibar hakimi nezdine bir elçi gönderilmesini önermektedir. Böylece ada ahalisinin yalnız olmadığı gösterilecek ve Almanların önü kesilecektir.

Hikaye uzun, tamamını anlatmaya sütunumuz yetmez. Nitekim bu teklif kabul edilir ve çeşitli hediyeler ile Mehmed Rüşdü Bey elçi olarak gönderilir. Elçi kabulü vesilesiyle hakimin sarayının önüne geçici de olsa Osmanlı bayrağı asılarak gereken mesaj dünyaya verilir.

Aradan nerdeyse çeyrek asır geçer. Tahtta Sultan Reşat oturmaktadır. Osmanlı Devleti ise Balkan felaketi ile yüzleşmektedir. 4 Ocak 1913’te, İstanbul’a bir telgraf ulaşır. Zengibar hakiminden Sadaret’e yazılan telgrafta, Balkan felaketinin işitilmesi üzerine büyük üzüntü duyan ada halkının bir komisyon kurarak yardım topladıkları bildirilmektedir. Aslında Sultan II. Abdülhamid gibi Zengibar Sultanı da değişmiştir. Ama sorumluluk tohumu meyvesini vermiştir. Yeni Zengibar hakimi ve ahalisi Balkan mağdurlarına yardım yapmak için topladıkları 300 lirayı bir Hindistan bankası aracılığı ile hükümete havale etmişlerdir.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya