Kasabanın birinde
09.05.2020 09:33
2.376 okunma
HALİNE ŞÜKRET DOSTUM
Cemil Kılıçarslan

Kasabanın birinde

hali vakti yerinde,

halk arasında ve devlet katında hatırı sayılır çok samimi, birbirlerini her zaman sayan seven, koruyan kollayan Kazım Ağa ve Rasim adlarında iki arkadaş yaşarmış.

Bir gece Rasim başka arkadaşlarına takılmış, eve geç gelmiş.

O sırada da mahalle bakkalına hırsız girmiş. Mahalle bekçisi dükkanın önünden geçen Rasim'i yakalamış. "Sen hırsızsın "diyerek karakola götürmüş. Nezarete almışlar,

ne demişse halini anlatamamış.

Rasim, Kazım Ağaya haber göndermiş:

-Gel beni kurtar.

O da:

-Haline şükret dostum, diye cevap göndermiş.

Ertesi gün mahkemede hakim karşısına çıkan,   Rasim'in, Kazım Ağadan yine aldığı aynı cevap; "haline şükret dostum"

Hakimin delilleri karatma şüphesiyle tutuklanmasına karar verdiği Rasim'i, şehrin hapishanesinde büyük bir koğuşa koymuşlar. Orada yeni arkadaşları olmuş, yeni ahbaplar edinmiş, çay, kahve, sohbet bol...

Güzel ve rahat vakit geçiriyormuş.

Bir gün koğuşta mahkumlar arasında kavga çıkmış, yaralananlar olmuş.

Rasim kavgaya  karışmadığı halde hücreye atılmış. Hücreden çıkıp koğuşa geçebilmek için dostu Kazım Ağa'ya  haber göndermiş; "gel beni hücreden kurtar, koğuşa aldır, ona da razıyım." Ama aldığı cevap yine aynı;

"haline şükret dostum".

Rasim, iki metre karelik hücresinin parmaklıklı küçük penceresinden iniltinin yükseldiği yandaki hücreye bakmış ki; elleri ve ayakları kalın zincirlerle bağlı, beton üzerinde yatan, acı içinde kıvranan bir mahkum var.

Gardiyanlar yemeğini kapı altından  uzatıyorlar, kağıt tabakların içindeki çorbayı, yere uzanarak itin yal yediği gibi içiyor.

Rasim'in yemekleri

tabağın içinde geliyor, plastik çatal kaşıkla yemeğini yiyebiliyor, plastik bardakla da olsa suyunu rahatça içiyor. Hücresinde yatak ve battaniyesi

de var.

Ve o anda aklına şükretmek geliyor. "Hamdolsun elim ayağım zincirli değil, yemeğimi rahatça yiyiyorum, suyumu içiyorum yatağım da var. Demek ki;

"beterin beteri varmış."

Rasim hücredeyken koğuşta, gece yine  kavga eden mahkumlardan ölenler olur. O, hücrede olduğundan kurtulur. Bu arada dışardaki arkadaşı Kazım Ağa, mahalle bakkalını soyan gerçek hırsızları bulur, adalete teslim eder.

Ben yukarıdaki bu hikayeyi yıllar önce, köyde odamızda büyüklerimden dinlemiştim.

ANAMIN ŞÜKRÜ

1979 Mart'ının son günü beyin kanaması geçiren annem, Ankara'da 2 ay komada

kaldı. Daha sonra sağ tarafı felçli olarak

2 katlı konakta, yaklaşık 13 yıl sokağa çıkmadan  yaşadı.

Evin duvarlarından tutunarak gezmeye başladığı gün bayram etmiştik. Yarı anlaşılır biçimde ilk defa konuşmaya başladığında, babam kurban kesmişti.

Sol eliyle ilk yediği yemek, kesilen kurbanın eti olmuştu.

Babam yıllarca ananım dizinin dibinde oturmuş, hizmetini yapmıştı.

Bazı vakit namazlarının haricinde evin dışına pek çıkmayan babamı, annemin sevgisinin evde tuttuğunu şimdi daha iyi anlamış oldum.

Elini öptüğüm her seferde, annemin haline hep şükrettiğine şahit olmuşumdur:

"Oğlum, hiç yataktan kalkamasaydım,

halim nice olurdu ?

Allah'ın bugününe şükürler olsun.

Her şey Allah'tan" derdi.

SUYUN KIYMETİ

Evdeyiz. İnternetimiz açık, televizyonumuz da var. Günlük haberleri mümkün oldukça izlemiyoruz. Daha fazla panik olmak istemiyoruz.

Genelde, belgesellere bakıyoruz...

TRT Belgesel'de

"Su Savaşları" yayında. Önceden bir kaç kez  izlemiştim. Ancak bu sefer dikkatimi daha çok verdim. Salgından korunmanın en iyi yolu temizlik olduğu için  kuralların başında su geliyor.

Senegal'in Diabo köyünde su kuyusu açılışını izledim. Yıllardır at ve katır sırtında 5 km uzaktan su taşımak zorunda olan Afrika'nın bu köyünde 90 metre derinlikten fışkıran su, köyün meydanını bayram yerine döndürdü.

Bir başka bölümde;

Sahra çölünün ortasındaki bir köyde

4 saat yürüyerek en yakın kuyudan, başında kova ile su taşıyan

10 yaşındaki Fatma  Fransızca'yı ana dili gibi konuşuyordu. Afrika'yı yıllarca sömüren Batı özellikle de Fransa dilini öğretmiş, ama içme suyu getirme zahmetine  hiç bir zaman katlanmamış. Bir kova suyu çok görmüş bu güzel insanlara.

Su fışkırınca Fatma ve akranlarının köy meydanından yükselen şarkılarına ve oyunlarına hayran kaldım. Her şey bir kova su içindi.

Türk olmakla da

gurur duydum.

Türkler Afrika'da yaklaşık 30 bin köyü suya kavuşturmuşlar.

Evlerimizin musluğundan akan suya ne kadar şükretsek  az...

MİLLİ FUTBOLCU

İLYAS TÜFEKÇİ

Şu paylaşımı,

bir zamanların ünlü futbolcusu ve antrenörü

İlyas Tüfekçi'nin facebook sayfasındaki  13 Nisan 2020 Tarihli

paylaşımından kopyala yapıştır yaptım.

Allah sağlık sıhhat nasip etsin İlyas kardeşimize.

"Benim yaşama sebebim canim kızım ilkin ve öz torunum gibi sevdiğim bakıcım Gülcan'ın kızı Filiz. Tam 7 yıldır hastayım 5 yıldır yatağa bağlıyım. ve tam 3 yıldır da solunum makinasına bağlı yaşıyorum.  Ne bir gün isyan ettim nede ağladım. Ayaklarım yüzde yüz felç ellerimde yüzde 80 felçli bu yazıyıda tam yarım saatte yazdım Allahım bunada şükür.  Ve sizde halinize şükredin   UNUTMAYIN"

GÖZETİN GÖRÜN

Babam derdi ki; "gözünüz hep tepelerde, dağların zirvelerinde, yukarılarda olmasın.

Hep zenginin malını saymayın.

Bir de vadilere, uçurumlara, derelere,  aşağılara bakın.

Kim nerde ne yapıyor, nerde geziyor, kim ne yiyor, ne içiyor, kimin neyi var ?

Biraz da olmayanı görün.

Evine ekmek götüremeyeni, işi aşı olmayanı da düşünün.

İçecek suyu, elini yıkayacak musluğu olmayanı görün.

Yetimi, öksüzü, kimsesizi, yoksulu düşünün ve gözetin.

Sabrınız yoksa,  ağa olamazsın.

Şükrünüz yoksa, zengin olamazsınız.

Sağlıktan da daha büyük zenginlik yoktur."

Kapalı kaldığımız evlerimizde, sabrımızın zorlandığı şu günlerde;

"KORONAyak" olmaya gerek yok.

Tek çare, sabretmektir.

Beterin beteri var.

Allah daha kötüsünden korusun.

"1- Asra yemin olsun ki,

2- İnsan mutlaka ziyandadır.

3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır."

(Asr Sûresi: 1.2.3)

9 Mayıs 2020

Cemil KILIÇARSLAN

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya