Bu barışçı İngiliz nutuk ve beyanlarından sonra Babıâli ister istemez tatmin edilmiş göründü ve İstanbul konferansı müzakerelerine katılmıya karar verdi. Konferansa katılan İngiltere dışındaki devletler Babıâli’ye, Mısır’a kuvvet göndermeyi tavsiye etmişlerdi. Maksatları, İngiltere’nin Mısır’da bir oldubittisine engel olmaktı.
23.05.2020 12:27
2.090 okunma
BABIÂLİ TATMİN EDİLMİŞ GÖRÜNDÜ AMA…
İsmail Aydın

                Bu barışçı İngiliz nutuk ve beyanlarından sonra Babıâli ister istemez tatmin edilmiş göründü ve İstanbul konferansı müzakerelerine katılmıya karar verdi. Konferansa katılan İngiltere dışındaki devletler Babıâli’ye, Mısır’a kuvvet göndermeyi tavsiye etmişlerdi. Maksatları, İngiltere’nin Mısır’da bir oldubittisine engel olmaktı.

                Abdülhamid II., konferans kararlarına rağmen Mısır’a asker gönderilmesine muhalefet gösterdi. Gönderilecek asker miktarının az olması, Arabî Paşa kuvvetlerine karşı mağlup olma ihtimali başlıca muhalefet sebepleri arasındaydı. Abdülhamid’in bir diğer muhalefet sebebi de, Arabî Paşa kuvvetlerinin, Osmanlı kuvvetlerine karşı ellerinde Kur’ân’ı Kerim olarak karşı geleceklerini haber almış olmasıydı.

                Abdülhamid II., nihayet Eylül ayında asker gönderilmesine razı oldu. Fakat bu sefer de İngiltere razı olmadı. İstanbul’daki İngiliz elçisi, Vatanîlerin mağlup olduğunu, Hıdiv’in otoritesinin tesis edildiğini, asayişin sağlandığını belirterek, Mısır’da artık Tür askerine ihtiyaç kalmadığını beyan ediyordu.

                Ancak Babıâli, Mısır üzerindeki haklarından vazgeçmek niyetinde değildi. İngiltere ile yapılan görüşmelerde,  bazı idarî tedbirler üzerinde durulmuş, “Mısır içten ve dıştan gelecek tehlikeye karşı yalnızca savunmaya kudretli bir hale geldiği zaman İngiltere mukavelesiz olarak Mısır’dan askerini çekecektir” kararıyla anlaşmaya varılmıştır. (24 Ekim 1885)

                Fakat bu kararın İngilizce manası açıktır. İngiltere, Mısır’dan ancak istediği zaman kuvvetini çekecektir. Sonraki olaylar, yukarıdaki beyanatların ve varılan andlaşmaların tamamını yalanlıyacaktır.

              SARIŞIN İNGİLİZLERDEN “FESLİ BEYLER”

                İngiltere, asıl niyetinin aksine, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Mısır’da yerleşmek niyetinde olmadığını her fırsatta dile getirdi. Onu Hıdiv vasıtasıyla idare etti. İngiltere’ye karşı direnmiş olan yerli subaylar emekliye sevkedildi. Şüpheli görülen memurlar görevden atıldı. Yerlerine İngilizler getirildi. İngiliz memurlar, doğu toplumlarının psikolojisini iyi bildiklerinden Mısırlı gibi göründüler. Başlarına fes giyip isimlerinin sonuna “Bey” kelimesini eklemekte de tereddüt göstermediler. Böylece kendilerini Mısırlaştırılmış göstererek Mısır’ı İngilizleştirmeye başladılar. Bu hususta imkân olsaydı, suratlarının rengini sarışından esmere çevireceklerdi. Fakat Mısırlı halk “Fesli Bey” olmalarını zaten kâfi görmüştü.

                “İngiltere bu arada Mısır üzerinde Fransa ile müştereken yapmakta bulunduğu malî murakabe sistemini de lağvetmekte tereddüt göstermedi, Hıdiv’e bir malî müşavir tayin ettirerek Mısır maliyesinin tek nazımı haline geldi. Fransa protestoda bulunarak bu durumu tanımıyacağını ilân etti. Fakat İngiltere buna da aldırmadı.” (Karal, a.g.e. Cilt VIII, Sayfa 98)

                Uzun sözün kısası: Tipik İngiliz siyaseti işte budur. Böylece İsmail Paşa Hıdivlikten, Mısır Muhtariyetten, Babıâli de Mısır’daki hâkimiyetinden mahrum olmuştu.

                İngiltere bundan sonra Osmanlı İmparatorluğunun toprak bütünlüğü prensibini tamamen terk etmiştir. Çünkü böyle bir lafa artık ihtiyacı kalmamıştı. Hindistan yolunun kilit noktası konumundaki Mısır’a ve Süveyş’e yerleşmişti. Aynı yol üzerinde stratejik önemi haiz Cebelitarık, Malta ve Kıbrıs’a daha önce yerleşmişti. Geriye Arap yarımadasını karıştırmak işi kalıyordu ki, o konuda hazır nesillerin, oluk oluk paralar akıtılarak çıkartılan Arap isyanları, Yemen harpleri, Medine Müdafaası, Filistin savunması gibi meselelerle bir hayli malumata sahip olduklarını, düşünüyorum.

Değerli okur ve aziz milletimizin mübarek ramazan bayramını kutlar, selam ve saygılarımı sunarım

(Gelecek hafta, Osmanlı Sempatisinin Gerçek Sebebi: İngiliz Menfaati)

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya