Ülkemiz 7 coğrafi bölgeden oluşur. Bu 7 coğrafi bölge de kendi içinde bölünerek 21 coğrafi bölüm meydana getirir. Ayrıca aralarda yöreler de vardır. Coğrafi bölgelerin ve bunların bölümlerinin de birer sınırı vardır. Ama bu sınırlar il ve ilçe sınırları gibi devlet tarafından çizilmiş değildir. Bu sınırlar izafidir. 1941 yılında Prof. Dr. Recep Doksat başkanlığında toplanan Coğrafya Kongresi’ndeki ilim adamlarının teklifi ve onaması ile coğrafi bölgeler ve bölümler oluşturulmuştur.
29.05.2020 17.54
1 yorum
1.673 okunma
Coğrafyaya ve hayata yön veren dağlar..
Av. Sabri Turhan

Ülkemiz 7 coğrafi bölgeden oluşur. Bu 7 coğrafi bölge de kendi içinde bölünerek 21 coğrafi bölüm meydana getirir. Ayrıca aralarda yöreler de vardır. Coğrafi bölgelerin ve bunların bölümlerinin de birer sınırı vardır. Ama bu sınırlar il ve ilçe sınırları gibi devlet tarafından çizilmiş değildir. Bu sınırlar izafidir. 1941 yılında Prof. Dr. Recep Doksat başkanlığında toplanan Coğrafya  Kongresi’ndeki ilim adamlarının teklifi ve onaması ile coğrafi bölgeler ve bölümler oluşturulmuştur.

Bazen bir ilin genel sınırı birkaç coğrafi bölge içinde kalabilir. Mesela Sivas ilimizin ilçelerinden bazıları Orta Anadolu, bazıları Doğu Anadolu, bazıları da Karadeniz bölgesinde kalır. Keza,Muğlanın bazı ilçeleri Akdeniz, çoğu ilçeleri de Ege bölgesindedir.

Coğrafi bölgelerin sınırlarını umumiyetle dağlar belirler. Bunun tek istisnası Dalaman Çayı’dır. Dalaman Çayı, Ege Bölgesi ile Akdeniz bölgesini ayırır. Öyle ki, sınır,hemen iklimi değiştirmez. Dedik ya, sınır izafidir diye.. Dalaman Çayı 229 km uzunluğunda olmasına rağmen, eni zaman zaman 30 m’ye kadar düşer. Aslında 30 m. Batıdaki bitki örtüsü ve iklim ile, 30 m. doğudaki arasında bir fark yoktur. Hatta Dalaman Çayı’ndan 200 km doğuda Antalya’da bile hemen hemen Dalaman Çayı’nın batısındaki Köyceğiz’deki bitki örtüsü aynıdır.

Bu konuyla ilgilenenler coğrafi sınırlara sonucu değiştirmeyen itirazlarda bulunmuşlardır. Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu’nun sınırı Osmaniye’nin doğusundaki Gavur Dağları’dır. Gavur Dağları’nın batısındaki Osmaniye ile Doğusundaki Nurdağı ilçesinin iklimi ve bitki örtüsü arasında ( Hatta Fırat Nehri’ne kadar olan yerdeki bitki örtüsü arasında ) benzerlik vardır. Bunun için itirazcılar Akdeniz Bölgesi’nin sınırını Doğu’da Fırat Nehri olmasını teklif etmişlerdir.

Sınırın dağlar olmasının tespitin kolay olmasından dolayı olduğu tahmin edilebilir. Sosyal hayatın şekillenmesinde dağların büyük önemi vardır. Akdeniz bölgesinde Toros Dağları batıdan doğuya uzanır. Batıda, mesela Antalya bölümünde dağlar kıyıya yakın geçtiğinden burada önemli ova ve düzlük yoktur. Ama Adana bölümüne geçince; Toroslar, yukarıdan geçtiğinden kıyı şeridinde Çukurova, Amik ovası gibi verimli topraklar oluşmuştur.
 

Dağlar ayrıca rüzgara yön verdiğinden sosyal hayat ve coğrafi özellik de zaman zaman değişir.

Sibirya’dan gelen soğuk rüzgarlar Kafkas Dağları tarafından kesilip yön değiştirmese, Türkiye’nin en soğuk yeri Erzurum değil Rize ve Trabzon olurdu. Kafkas Dağları soğuk rüzgarların yerini çevirince, Erzurum en soğuk yer olmuştur. İş bununla kalmaz. Erzurum’u en soğuk yer yapan rüzgarlar Erzurum’dan ülkeye yayılınca Karadeniz dağlarını aşarak Trabzon ve Rize’ye yöneldiğinde; sürtünmenin etkisiyle Trabzon ve Rize dağlarının eteğine sıcak hava bırakır. Bu sıcak hava orada Karadeniz bölgesinin iklimine uymayan bir hava meydana getirir. O zaman orada Karadeniz ikliminde olmayan meyveler yetişir. Trabzon Rize arasındaki o küçük bölgede şimdi bölgeye uymayan kivi ve zeytin ağaçları vardır.

Bu, dağların etkisiyle meydana gelen föhn rüzgarlarının mikroklima oluşturmasından kaynaklanmıştır. Bölgeye uymayan bitkiler föhn rüzgarlarının eseridir. Burada, sadece küçük bir bölgedeki ılıman iklim yapmıştır bunu.. Yani o küçük bölgede farklı bir iklim oluşmuştur. Bu mikroklimadandır. Orası genel Karadeniz iklimine benzemez. Ama bulunduğu bölge yine de Karadeniz bölgesidir.

Aynı durum, yani föhn rüzgarlarının mikroklima oluşturduğu bir başka yer; Iğdır ilimizin bazı bölgeleridir. Burada oluşan mikroklimada Iğdır’da Doğu Anadolu iklimine uymayan bitkilerin, mesela pamuğun yetiştirilmesine imkan sağlamıştır.

Dağların föhn rüzgarlarına sebep olup, mikroklima meydana getirdiği bir başka ilimiz de malatya’dır. Malatya’nın bazı yerlerinde meydana gelen ve Doğu Anadolu iklimine uymayan ılıman hava, pamuk yetiştirmeye müsait bir ortam meydana getirir. Ama bölge çiftçileri orada pamuk üretimini tercih etmez. Ama bölgede ılıman bitki örtüsü ayrıca vardır.

Türkiye, genel olarak ve iklim olarak dünyada orta kuşakta yer alır.

Buna rağmen yukarıdan beri izah ettiğimiz mikroklima olayı, sadece Anamur’da; bir ekvator iklimi meyvesi olan Muz yetiştiriciliğine imkan verir. Föhn rüzgarlarının meydana getirdiği hava ile, genel Türkiye ve Akdeniz şartlarına uymayan bu meyveler bol yetiştirilir orada. Hatta bütün yurt sathında ihtiyacı karşılayacak kadar.. Anamur’da dağ taş muz tarlasıdır. Oysa muz, bir ekvator bitkisidir. Akdeniz bitkisi değildir.

Akdeniz bölgesinin bazı yerlerinde de mesela Antalya, Fethiye hatta Köyceğizde de tek tük muz ağaçları görülür. Ama oralarda föhn ruzgarları olmadığından oraların muzları yenecek kadar olmaz. Sadece kalın yapraklı muz ağaçları vardır.

Evet, föhn rüzgarlarını dağlar oluşturur. Rüzgarın yönünü keserek.. O da mikroklimayı meydana getirir. Mikroklima da oraya has bitki örtüsünü..

Dağların çok olduğu yerler, yerleşmeye müsait değildir. İnsanlar yerleşmek için dağların arasında veya eteğinde düzlükler ararlar.

Görüldüğü gibi hayatı, yerleşmeyi, bitki örtüsündeki değişmeyi dağlar sağlar. Dağların insan hayatında böylesine önemli bir rolü vardır. Dağ, yeryüzünde sadece yükselti yapmıyor. Rüzgarı kesip insanlara yeni imkanlar açıyor. Bazen geri çekilip insanlara yerleşim ve işyeri açıyor. Dağlar başındaki ormanla insanlara daha başka imkanlar da sunuyor. Dağlar ayrıca göze hoş gelen müthiş bir manzara oluşturuyor. Bütün akarsular dağların böğründen fışkırıyor. İnsanlar ise, dağların başındaki ormanı ateşe verip, kendisinin bile aleyhine olacak işler yapıyor.

Allah mesuliyeti önce dağlara vermiş, onlar bunu kabul etmemiş. İnsanoğlu kabul etmiş. Dağlar insandan daha mı akıllı ne..?

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
COĞRAFYA BİLGİLERİMİZ TAZELENDİ
Mikroklima, fön rüzgarları, dağların sert rüzgarları keserek eteklerinde yada belli cephelerinde ılıman iklim oluşturma etkileri vs. gibi bilgileri öğrendik ve bilgi tazelemesi oldu. Bir Coğrafya uzmanından bile ancak bu kadar faydalanabilirdik. Teşekkür ederiz aziz ve değerli üstadımız.
Yorum Ekleyen: Hüseyin AYAZ     30.05.2020 16:23:26
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya