Fransa, İngiltere ve Rusya'nın desteği ile 1830'da kurulan Yunanistan küçücük bir devletti. Bütün toprağı Mora yarımadasından ibaretti ve nüfusu sadece 750.000 kadardı. Her üç devlet, Yunanistan konusunda farklı görüşlere sahipti, menfaatleri çatışıyordu.
08.06.2020 09:39
456 okunma
İNGİLTERE BÜYÜK YUNANİSTAN’A NİÇİN KARŞIYDI?
İsmail Aydın

                Fransa, İngiltere ve Rusya'nın desteği ile 1830'da kurulan Yunanistan küçücük bir devletti. Bütün toprağı Mora yarımadasından ibaretti ve nüfusu sadece 750.000 kadardı. Her üç devlet, Yunanistan konusunda farklı görüşlere sahipti, menfaatleri çatışıyordu.

                Peki, ama niçin böyle bir devletin kuruluşuna müzahir olmuşlardı?

                Her şeyden önce, bağımsız bir Yunanistan Türkiye aleyhine bir gelişmeydi. Türkiye aleyhine olan her gelişmede bu üç devlet tek millet olabiliyordu.  Ayrıca, istikbaldeki Yunanistan kendilerine tâbi olabilirdi, Akdeniz siyasetlerinde işlerine yarıyabilirdi. Fransa ile İngiltere, Akdeniz memleketi idiler. Rusya da Akdeniz memleketi olmak hülyasında idi. Dolayısiyle bu üç devletin de Yunanistan hakkında ayrı ayrı hesapları vardı.

                İngiltere işin başında küçük bir Yunanistan'a evet demişti. Akdeniz siyasetinin aksine, ırkçı-milliyet sloganlarıyla bir Yunanistan kurulmuştu. Ancak, İngilizlerin Akdeniz siyaseti milliyet esaslarına göre değil fakat İngiltere’nin geleneksel menfaatlerine göre ayarlanmıştı. İngiltere küçük bir Yunanistan’ın kurulmasını bile olayların zoruyla kabul etmişti.

                 Osmanlı devleti, İngiltere’nin dostu ve müttefiki idi. Küçük veya büyük Yunanistan –her ne ise- kurulduğu takdirde, "Rusya, bu devletin kendisinden başka bir devletin tesiri altında bulunmasını istemiyordu. Bu sebeple Çar Aleksandr II., Yeğeni Grand Düşes Olga ile Yunan Kralı  Yorgi’yi evlendirmişti. Bu evlenme vesilesiyle Yunanlılar ve Giritli Rumlar arasında, Çar’ın cihaz olarak Girit’in Yunanistan’a verilmesi için çalışacağı şayiası bile ortaya çıkmıştı. Rum davası, yaklaşık bir asırdır Rus davası olmuştu. Rusya ile hareket edecek bir büyük Yunanistan, İngiltere’nin Akdeniz’deki çıkarlarını tehdit edebilir, Hindistan yolunun güvenliğini tehlikeye düşürebilirdi". (Karal, a.g.e. Cilt VII, Sayfa 21)

                Bağımsız bir Yunanistan devletinin kurulması için evvelce aralarında işbirliği yapmış olan Rusya, Fransa ve İngiltere, Girit adasının Yunanistan’a bırakılması konusunda menfaatlerin uyuşmaması sebebiyle anlaşamamışlardı. İngiltere aynı sebeplerle Osmanlı imparatorluğunun toprak bütünlüğünü muhafaza etmesini büyük bir Yunanistan’ın kurulmasına tercih ediyordu.

                 Fransa, Rusya ve İngiltere’nin bir ihtilaf konusu da İstanbul ve Boğazlar idi. Her ülkenin İstanbul ve Boğazlar üzerinde emelleri olduğu için bu konu uluslararası bir mesele haline getirilmiş ve konu fazla uzun ömürlü olmayan 1841 tarihli Londra anlaşmasıyla geçici bir çözüme bağlanmıştır.

                İngiltere,  Sırbistan ve Karadağ’ın, 1876’da Osmanlı Devletine savaş açmaları ve sonunda yenilmeleri üzerine, yine kendi usulleriyle sahneye çıkmış, işin içinde Rusya’nın bulunması sebebiyle konunun uluslararası bir konferansla çözülmesini teklif etmiştir.

                               İNGİLTERE BÜYÜK BULGARİSTAN’A DA KARŞIYDI

                 İngiltere, Balkanlar’da Rus nüfuzunun artmasıyla, Hindistan yolunun tehlikeye düşeceğini hesabediyordu. Bu sebeple Slavcılığı Rusya’nın elinden alarak Bulgaristan’da etkin rol oynamıya başlamıştır. Başlangıçta büyük Bulgaristan’a karşı iken, kendi tesirindeki büyük Bulgaristan’la, Boğazlar üzerindeki Rus tehdidini önlemeyi düşünüyordu. Bu arada İngiliz Başbakanı Gladstone, 6 Eylül tarihinde yayınladığı bir broşürde, “Türklerin Avrupa’dan kovulması icabettiğini” savunuyordu.

                               HER TAŞIN ALTINDAN İNGİLTERE ÇIKABİLİR

                İngiliz entrikası saymakla bitmez. İngiltere, Mısır’ı işgal ettikten sonra Müslümanlığı Türklerin elinden alarak, hilafetin Arapların hakkı olduğu fikrini işlemiş, fırsatını bulduğunda Mısır hıdivini halife ilân etmek istemiştir. Tabiî, Mekke ve Medine’yi elinde bulundurmak da hedefleri arasındadır. Bu maksatla Aden’i karargâh haline getirmiş, ilmî tetkikler perdesi arkasında Arabistan’a casuslar sokmuş, kabile reislerini isyana teşvik için su gibi paralar akıtmıştır. Bu arada, ırkçı-milliyet fikirleri şampiyonluğunu da Fransa’nın elinden alarak bölgede etkileri hâlâ devam eden Türk düşmanlığını körüklemiştir.        

                 Rusya’nın, Osmanlı İmparatorluğunu pay etme ve himaye altına alma teşebbüsleri, Fransa ve İngiltere'nin Akdeniz siyaseti ile çatıştığından neticede Kırım harbi çıkmış ve bu devletlere ait donanmaların Çanakkale ve İstanbul boğazını geçerek Karadeniz'e çıkmalarıyla suya düşmüştür. Ancak Rusya bu hedefinden asla vazgeçmemiştir.

                Netice: Günümüz Dünyası İngiliz Kraliyet ailesinin skandallarıyla oyalanırken, İngiliz siyaseti, millî hedeflerinden asla vazgeçmiyerek İngiltere’nin menfaatlerini “tereyağından kıl çeker gibi” kollamaya devam ediyor. “Koalisyon güçleri perdesi” arkasında bugün İngiltere’nin Suriye’de bulunuşu yine İngiliz menfaatleri sebebiyledir. Koalisyona katılmakla hem ABD’yi ve İsrail’i darıltmıyor hem de ABD’yi yönlendirip yönetmekten geri kalmıyor. (Gelecek hafta, Şu Rusya)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya