Dünya, bir koronavirüs felaketi yaşadı. Bütün dünya.. Etkisinin az olduğu yerler de oldu, çok olduğu yerler de.. Ama en korkuncu aşısının ve ilacının bulunamamış olması. İnsanlar, bu felaketten nasıl kurtulacağız diye telaşa kapıldı. Koronada ilk görünüm, panik idi. Hafif bir ishal, ateş ve baş ağrısı olsa, hemen “Acaba ?” sorusu geldi.
19.06.2020 15.50
1 yorum
2.502 okunma
Pandemi Sonrası Hayat..
Av. Sabri Turhan

Dünya, bir koronavirüs felaketi yaşadı. Bütün dünya.. Etkisinin az olduğu yerler de oldu, çok olduğu yerler de.. Ama en korkuncu aşısının ve ilacının  bulunamamış olması. İnsanlar, bu felaketten nasıl kurtulacağız diye telaşa kapıldı. Koronada ilk görünüm, panik idi. Hafif bir ishal, ateş ve baş ağrısı olsa, hemen “Acaba ?” sorusu geldi.

Biz de bu korkuyu yaşadık. 15 gün kadar önce ateş, baş ağrısı ve ishal ile akşam saat 22.00’ de Başakşehir Şehir  Hastanesi acil servisine gittik, alelacele..

Hastane yeni açılmıştı. Yer yer ikmal çalışmaları, elektrik hattı döşemeleri göze çarpıyordu. Yani yerleşim tam bitmemişti. Hastane önünde maskeli, görevli oldukları anlaşılan gençler hemen sizi karşılıyor. “Nereye gitmek istiyorsunuz, şikayetiniz nedir” gibi sorularla sizi yönlendiriyorlar. İlk planda hastanenin çalışma tarzını ve hastaya ilgisini beğendim.

Neyse.. Önce ateşe bakıyorlar. Tabanca çeker gibi yüzünüze bir alet doğrultup, ateşinize bakıyorlar. Bize de baktılar. “ Sizin ateşiniz çok değil” dediler. İlk korkumuz geçti. Başka bir odaya yönlendirildik: Yine ateş az. Ateş, 38’den aşağı olursa az sayılırmış koronavirüs için. “O zaman yine de test yapalım. Bir de çok sıvı kaybettiğiniz için size serum bağlayalım.” Dediler. Hepsini yaptılar.

Diğer bölümde de bir kan, idrar ve akciğer tahlili yapalım dediler. Bunları yapan ve tedkik eden Doktor Okan ve Doktor Salih beyler; “Sende bağırsak enfeksiyonu olmuş, korona şüphesi yok.”dediler. Çok memnun olduk. Rahatladık. 3 torba serum bağlandı. Bu kadar iş bittiğinde sabah 08.00 olmuştu. Yani hastanede 10 saat kaldık. Biraz ilaç ve istirahatle, bağırsak enfeksiyonunu da atlattık inşallah.. Test sonucumuz da negatif geldi.

Korona bir felaket. Bu konuda ilk risk sağlık personelindeydi. Virüs kapmış insanlarla ilk teması doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli yapıyordu. Koronayla ilk mücadele eden Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu nisan ayında koronalı hastaları tedavi ederken, kendisi de bu hastalıktan vefat etti.

Sağlık Bakanlığı, özellikle sağlık Bakanımız Fahrettin Bey, bu konuda özverili çalıştı. Bugün korona kontrol altına alınmış durumda. Zaman zaman vakıa sayılarında artışlar oluyorsa da, bu, bakanlığın hatasından değil. İnsanların kurallara uymayışından..

Sağlık Bakanlığı ayrıca sağlık konusunda da çok vefalı davrandı. Sağlık ve tıp dünyamıza hizmet etmiş, büyüklerimizin isimleri, önemli hastanelere verildi. İlkin Prof. Cemil Taşçıoğlu’nun ismi bir hastaneye verildi. Ayrıca Beşiktaş Jimnastik Kulubü, 2020-2021 Futbol Sezonuna Cemil Taşçıoğlu Sezonu teklifini yaptı. Sonra Prof.Dr. Ganime Feriha Öz’ün ismi bir başka hastaneye verildi.

En son; Hadımköy’de II. Abdülhamid zamanında da hastane olarak kullanılmış bir bina, restore edilerek, Dr. İsmail Niyazi Kurtuluş Hastanesi haline getirildi.

Bunlar birer vefa duygusu örneğidir. Tıbba hizmet etmiş insanların isimlerini yine bir tıp kurumu ile yaşatmak..

Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti bünyesindeki çalışmalarıyla ve hayırseverliği ile tanınırdı. Ben, O’ndan önce babasını tanıdım. Yani gıyaben.. Emekli binbaşı, İstiklal Harbi Kahramanı Numan Kurtulmuş’un “ Amentü Şerhi” kitabını aldım 1963’te.

Kitabı, çocuk dünyamdaki heyecan ile Orta 1’de zevkle ve merakla okudum. Özellikle kitabın girişindeki emekli binbaşı Numan Kurtulmuş’un hayatı beni çok etkiledi. Birçok cephede savaşmış. Balkan Savaşı, Erzurum Savaşları, Batum ve Azerbaycan’da savaşlar.. En son Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki kahramanlıkları..

İnsan, can alıcı yerlerinden vurulur da nasıl ölmez dedim. Acaba, daha sonra “Kurtulmuş” soyadı bundan mı alınmış bile dedim.

Sonra Doktor oğlunun ismini duydum. Gurur duydum.

Yıllar sonra İstanbul Kadıköy’de bir evde misafirlikte bir başka Numan Kurtulmuş ile karşılaştım. Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ile ortak arkadaşlarımız vardı. Sohbette dedesinin kitabını okuduğumu ve çok etkilendiğimi söyledim. Numan Bey, emekli binbaşı Numan Kurtulmuş yani dedesi vefat ettikten 7 yıl sonra doğmuş. Doktor babası, oğluna, kendi babasının ismini vermiş.

İnsan koronada “ Sona geliyor muyuz” diyemiyor, tam olarak. Virüs şimdiye kadar 16 kere mutasyona uğramış. 15. Mutasyonda aşı ve ilaç bulunsa bile, o ilaç 16. Mutasyondaki korona virüsüne etki etmezmiş. Ayrıca 17. mutasyonun olmayacağı da nereden belli ?

Burada yapılacak en sağlam iş; Kurallara uymak ve insanların koruyucu tedbirleri elden bırakmamasıdır. Koronasız günlerin gelmesi dileğiyle..

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kutlarım
Muhteşem. Tebrikler üstad.
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     22.06.2020 12:36:18
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya