Petro demişken, incelememizin bu bölümünde Rusların Büyük Petro dedikleri Çar’dan ve onun Rusyası’ndan bir miktar bahsetmeyi uygun buluyoruz.
05.07.2020 16.37
1 yorum
3.150 okunma
PETRO RUSYASI
İsmail Aydın

                Petro demişken, incelememizin bu bölümünde Rusların Büyük Petro dedikleri Çar’dan ve onun Rusyası’ndan bir miktar bahsetmeyi uygun buluyoruz.

                18. yüzyılın ilk yirmi beş senesi içinde Rusya’da Petro’nun kuvvetli eli altında askerî ve siyasî sahalarda mühim ilerlemeler kaydedilir. Bu sayede Rusya, Avrupa devletleri arasına giriyor, üstün nüfuz ve kudretini de gösteriyordu.

                Rusya, Karlofca andlaşmasıyla Azak denizine inerek o vasıta ile Karadeniz ve Akdeniz’e inmeye çalıştı ise de, bu deniz sahilleriyle boğazlara sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nun müsaade etmeyeceğini anlamıştı. Daha sonra da Prut andlaşmasıyla Azak denizinin elden çıkması üzerine İsveç krallığına ait Baltık sahilini elde ederek o vasıta ile denize çıkmak istedi ve bu suretle 1700 de başlayan İsveç-Rus muharebesi yirmi sene sürdü.

                Bu muharebeler esnasında (1719) Daskov adında İstanbul’a bir elçi yollayarak Osmanlı hükümetiyle ebedî dostluk tesisini teklif etti. Bu siyasî manevradan maksat, Osmanlı hükümetinin İsveç’e yardım etmesini önlemekti. Osmanlı devleti İsveç’e yardım etmemiş ancak İngiltere ve Avusturya’nın Lehlileri müdafaa eder vaziyeti Ruslara karşı cephe almasını da önlemiş ve üstelik Rus elçisi ile Prut andlaşması hükümlerini yeniden gözden geçirerek değiştirmişti.

                Rusya büyük fedakârlıklarla emeline nail olup Kuzey Avrupa hâkimiyetini İsveç’in elinden alarak 1721 senesinde Niştat andlaşmasıyla Litvanya, Estonya, Karolya ve kısmen Finlandiya’yı elde etti. Baltık denizine sahip olmakla Avrupa’ya bir pencere açmağa muvaffak oldu. Devlet merkezini Moskova’dan kaldırarak yeni yaptırdığı Petersburg (Leningrad) şehrine nakletti.

                 İsveç Kıralı Şarl XII. Narva’da Rusları yendiği halde bundan istifade edememiş, Çar Petro ümidi artmış olarak yeni bir ordu hazırlamağa başlamıştı. Bu savaşta en büyük kayıpları topları idi. Kilise çanlarına varıncaya kadar eriterek top döktürdü, ordusuna Alman zabitlerinden kumandanlar tayin etti. Askerî ıslahat en önemli hedefi idi. Bütün adımlar bu amaca odaklanmış,  her türlü savaş malzemesinin imalini öngören bir sanayi kurmuştur. Saksonya elektörü Ogüst II. ile Şarl’a karşı ittifak yaptı.

                Petro, İsveçlilerle yaptığı savaşları kaybediyor fakat yılgınlık da göstermiyordu. “Yenile yenile yenmesini öğreneceğim” sözünü İsveç’le yaptığı savaşlar esnasında söylemişti.

                OSMANLI DEVLETİ İLE ANLAŞARAK İRAN’A, İRANLA ANLAŞARAK ORTAASYA’YA VURUYOR

                Petro, Rusya’yı Güneydoğuda da büyütmeye çalıştı. İran’ın karışıklığından istifade ile Osmanlı devletiyle anlaşarak Kuzey Dağıstan ve Hazar denizi sahillerinde bazı menfaatler elde etti. Daha sonra Hazar sahilindeki bazı şehirleri Nadir Şah’a vererek Hazar denizi ve Semerkand’a doğru nüfuzunu tesis etmek için Şah’la anlaştı.

                Petro, icraatında pek şedid idi, kendisine mani olacak bütün engelleri kırdı. Hattâ veliahdı ve oğlu Aleksi’yi bu yüzden idama mahkûm ettirerek kırbaç altında öldürttü. (1718)

                Petro, yerine geçecek birini göstermeden 1725 yılında öldü. Askere verilen bol para mukabilinde karısı Katerina kraliçe ilân edildi. Katerina bir buçuk yıl sonra vefat edince yerine Aleksi’nin oğlu Petro II. Hükümdar oldu. Petro da üç sene sonra on beş yaşında iken çiçek hastalığından vefat etti. (1730) Bunun üzerine Büyük Petro’nun kızı olan ve katil kraliçe denilen Anna hükümdar ilân edildi. Çariçe Anna İvatavta, bütün Rus çarları gibi fırsatçı idi. Osmanlı devletinin İran’la olan anlaşmazlığından istifade ederek Avusturya ile ittifak yapmış, birdenbire Azak kalesi ve Kırım üzerine taarruz ederek (1736) yeni bir Osmanlı-Rus savaşını açmıştır.

(Gelecek hafta, İkiyüzlü Avusturya.)

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kalleş Rusya
İsmail bey güzel bir tarihi makalede Rusyanın ne kadar Kalleş bir millet olduğu anlaşılıyor. saygılarımı sunarım.
Yorum Ekleyen: Rahmi ÜNALAN     6.07.2020 10:42:04
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya