Rusya, küçük Kaynarca antlaşmasından beri Türkiye’deki Ortodoks tebaa lehinde müdahalelere başlamış bulunuyordu. Suriye’de de Ortodokslar mevcut bulunması sebebiyle Suriye ile de alâkalanmakta idi. Onun alâkasının gerçek sebebi, Petro'nun bıraktığı farzedilen bir vasiyetnameye dayanır: Sıcak denizlere yani Akdeniz'e inmek. Az yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Petro, İstanbul ve boğazların Osmanlı İmparatorluğu elinde olduğunu görerek, Baltık Denizi’nden bir yol bulmak üzere İsveç ile yirmi yıl süren savaşlara girişmişti.
25.07.2020 04:36
1.552 okunma
OSMANLI'NIN HÂMİSİ OLMA ARZUSU
İsmail Aydın

                Rusya, küçük Kaynarca antlaşmasından beri Türkiye’deki Ortodoks tebaa lehinde müdahalelere başlamış bulunuyordu.  Suriye’de de Ortodokslar mevcut bulunması sebebiyle Suriye ile de alâkalanmakta idi. Onun alâkasının gerçek sebebi,  Petro'nun bıraktığı farzedilen bir vasiyetnameye dayanır: Sıcak denizlere yani Akdeniz'e inmek. Az yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Petro, İstanbul ve boğazların Osmanlı İmparatorluğu elinde olduğunu görerek, Baltık Denizi’nden bir yol bulmak üzere İsveç ile yirmi yıl süren savaşlara girişmişti.

                "Geniş ve zengin toprakları ile Avrupa'da siyasette olduğu kadar ekonomide de kuvvetli olmak arzusu, Rusya'yı denizlere muhtaç ediyordu. Rusya'nın kuzey ve batı denizleri, senenin muayyen bir bölümünde buzlarla kaplıydı. Doğu sahilleri ise ekonomi ve ticaret bakımından yeter derecede önemli değildi. Bu sebeple Ruslar, Karadeniz ve Akdeniz'i iktisat ve ticaretleri için birinci derecede önemli buluyorlardı. Ruslar ilk defa olarak, Karlofca andlaşmasının ardından Karadeniz'e bitişik olan Azak denizine yerleştiler. Bundan sonra Karadeniz'i Rus gölü yapmak, Rus politikasının amaçlarından biri oldu. (Karal, a.g. e. Cilt V, Sayfa: 205)

                Rusya’nın Osmanlı imparatorluğu hakkındaki düşüncelerinin sembolü Çar Nikola I’ dir.

                "Çar, din duyguları son derece kuvvetli bir devlet adamı idi; bu sebeple kendisini Grek kilisesinin başı sayıyordu. Türklere karşı bir haçlı hükümdarın taşıdığı hislerle dolu idi. Küçük Kaynarca muahedesinin Türkiye'de büyük Grek tebaa üzerinde, Rus Çar’ına bir himaye hakkı tanıdığını iddia ediyordu". (Karal, a.g.e. Cilt V, Sayfa 219)

                Yunan isyanları yüzünden çıkan Osmanlı-Rus harbinde Rus ordularının Edirne’ye kadar gelmeleri Çar’ın ihtiraslarını iyiden iyiye körüklemişti. Nikola I, bu duyguların etkisiyle, yalnız Ortodoks tebaanın hamisi olmakla kalmaz ve işi Osmanlı imparatorluğunun da hamisi olmaya kadar götürür. Rus Başvekili Neselrod’un şu mektubu Çar’ın düşüncesini açıklamaktadır:

                “Bu muharebede (1828-1829) Osmanlı başkentine kadar ilerleyip, Osmanlı devletini ezmek elimizde idi. Avrupa kıtasında Osmanlı devletini büsbütün bitirmek isteseydik hiçbir devlet mani olmayacak, hiçbir tehlike bizi korkutmıyacak idi. Lâkin imparatorun düşüncesi Osmanlı devletinin bizim himayemiz altında yaşayabilecek bir hale konulmasıdır. Bu, memleketimizi yeni fetihlerle genişletmek yahut onun yerine sonraları bizimle rekabet edebilecek birtakım hükümetler kurmaktan daha hayırlıdır.

                “Biz Osmanlı devletini yok etmek istemedikten başka, onu bugünkü durumunda tutmak sebeplerini araştırmaktayız. Mademki bu devlet bize tâbi olmakla faydalı olabilir, biz de ondan taahhütlerini tam olarak yerine getirmesini ve bütün isteklerimizi hemen yürürlüğe koymasını istiyebiliriz.” (Karal, a.g.e. Cilt V, Sayfa 219-220)

                                               MİHNETLİ MISIR YARDIMLARI

                Çar, Selim III. Devrinde, Mısır’ın Fransız işgalinden kurtarılması ve Mahmut II. zamanında İstanbul’un Mısır kuvvetlerine karşı korunması (Mehmet Ali Paşa isyanının bastırılması) olaylarına yardım etmekle, esasen Osmanlı İmparatorluğunu himayeyi fiilî olarak sağlamış, fakat gelişen olayların tesiriyle elden kaçırmıştı. Rusya’ya, düşmanlarına karşı boğazlardan geçiş hakkı tanıyan Hünkâr iskelesi anlaşması imzalanmıştı. (8 Temmuz 1833)

                               RUSYA MEHMET ALİ PAŞA İSYANINA NİÇİN KARŞIYDI?

                Osmanlı İmparatorluğu ile en yakından ilgili olan devlet Rusya idi. Yukarılarda da geçtiği üzere Petro’nun, Azak denizini ele geçirmesinden sonra Rus politikasının başlıca hedefi, Karadeniz’i Rus gölü yapmak, İstanbul ve Boğazları Rusya’ya kazandırmak ve sonra da Akdeniz’e inmekti.

                “Rusya Mehmet Ali Paşa isyanını ilkin bütün devletler gibi kayıtsızlıkla karşıladı. Rus hükümeti, Osmanlıları zayıf düşürecek karakterde olan bütün iç isyanları iyi gözle görüyordu. Fakat Mehmet Ali’nin tahminleri aşan başarıları, her yerden çok Rusya’da kuşku uyandırdı. Çünkü Mehmet Ali’nin İstanbul’a yerleşmesi ve Osmanlı İmparatorluğu’nun mukadderatına el koyması, Rusya’nın dibinde, zayıf Osmanlı İmparatorluğu yerine diri ve kuvvetli bir imparatorluğun kurulması demekti. Bu ise, Rusya’nın iki yüz yıldan beri izlediği fetihler siyasetinin sonu demekti.”  (Karal, a.g.e. Cilt V, Sayfa 134)

                Fakat bu tarihten sonra Osmanlı hükümeti yavaş yavaş kurtulmak istedi.

(Gelecek hafta, Osmanlı Devletini Taksim Veya Himaye Planı)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya