Arapça kökenli olan "cumhur" kelimesi, "çoğunluk" anlamına gelir. İslami literatürde geçen "cumhur-u ulema" tabiri de, "alimlerin çoğunluğu" demektir. İslam fıkhının temel prensiplerinden biri de, " الحكم للاكثر - HÜKÜM çoğunluğa göredir" kaidesidir.
29.10.2020 04:23
1 yorum
1.021 okunma
"CUMHURİYET" NE DEMEKTİR ?
Kemal Cengiz
Arapça kökenli olan "cumhur" kelimesi, "çoğunluk" anlamına gelir. İslami literatürde geçen "cumhur-u ulema" tabiri de, "alimlerin çoğunluğu" demektir. İslam fıkhının temel prensiplerinden biri de,  " الحكم للاكثر - HÜKÜM çoğunluğa göredir" kaidesidir. 
Bugün "DEVLET ERKİ" dediğimiz; "yasama, yargı ve yürütme" de çoğunluğun HAKİM / EGEMEN otoritesi de bu görüş etrafında şekillenmektedir. 
Devlet yönetiminde "cumhuriyet" ise; "çoğunluk rejimi, çoğunluğun görüşünün hakim olduğu ve çoğunluğun dediğinin geçerli sayıldığı yönetim tarzı" demektir.
Kur'an-ı Kerim'in "anayasa" kabul edildiği İslami Yönetim tarzına da bu sistem", en yakın" olan idare tarzıdır. Yüce Allah kitabında, "müslümanların dünyevi işlerinin aralarında müşavere ile olması" (Şura, 38) gerektiğini bildirmektedir.
 
Bu anlayıştaki Kur'ani düşünce ile Osmanlı döneminden gelen dini ve milli kültürümüz kaynaklı bu kavramlar bugün; birçok değerlerimizde olduğu gibi; Batılılaşma ve Hıristiyan Batıya yaranma" uğruna harcanarak "DEMOKRASİ" kavrami ile ifade edilmektedir. 
"Demokrasi" tabiri ise, Yunanca kaynaklıdır. Eski Yunan dili olan "Gerekçe"de "demo" halk; "rassi"  idare demektir. Bileşik olarak "demokrasi", "halk idaresi" anlamına gelir. Dini  mutaassıp düşüncenin karşıtı olarak çok kullanılan "demokrat" tabiri de, "halkçı" demektir.
 
Görüldüğü üzere; kendilerini devlet idaresinde ve hayat anlayışında dünyanın "eşiği ve beşiği" kabul eden BATI dediğimiz "Hıristiyan Dünyası", benimsemekle övündükleri bu idare tarzını ifade eden kavramı, eski Yunanca olan GREKÇE'den almışlardır. 
Milatdan önceki yıllara dayanan Eski Yunanlılardaki Site Devletlerinde uygulanmış "Halk Meclisleri" ile devlet yönetimi örnek alınarak geliştirilmiştir. (Aslında bu tür yönetim tarzı, Kur'an-ı Kerim'de, Peygamber Efendimize, "dünyevi işlerde ashabı ile müşvere etmsi" (A'l-i İmran, 159) enri ile hak ve adalet üzere tarihte ilk defa Peygamberimizin "asr-ı saadeti" döneminde başlamıştır).
Geçmişi karanlık Batı kültürünün temeli "Grek Medeniyetine" dayandıığı için; Yunanlıları Batılılar, medeniyetlerinin TEMSİLCİSİ olarak kabul ederler. Bu nedenle her ortamda ve platformda Yunanlıları kayırmak, Batılılar için "kendilerini korumak, asıllarına sahip çıkmak" anlamına gelir. Bu nanada Hıristiyan Batıyı Yunanlılardan ayırıp koparmak mümkün değildir.
Bunu çok iyi İSTİSMAR ederek değerlendiren Yunanlılar da kendilerini "Batı Kültür ve Medeniyetinin Varisi" olarak kabul ettirmiştir.
istanbul'un fethi ile Milletimizin tarihe gömdüğü BİZANS'ın mirasına sahip çıkmaları da bu  bu "miras kapma kelepirliği" alışkanlığından kaynaklanmaktadır. 
Bugün Batının "şımarık çocuğu" olarak bilinen Yunanlılar, zengin babanın "miras yedi, hovarda ve kumarbaz" çocuğu gibi bu avantajlarını her fırsatta kullanmaya da devam etmektedirler. Çok uzak değil daha dün, "turistik adalarının bir kısmını satılığa çıkarmayı" düşünen Yunan Devletini İFLASTAN, Avrupa Birliği kurtarmıştır. Buna rağmen, eli-kolu bağlı; boğazına kadar borca batmış durumda olan bu ŞIMARIK ÇOCUK TEKİN DURMAMAKTADIR ; GALİBA TÜRK'ÜN TOKADINA KAŞINMAKTADIR !
 
"Demokrasi" yerine, kendi kültüründe "cumhuriyet" tabiri varken; idaresinin ifade tarzını, düşmanının dilinden alan milletimizin, Batı kültürüne karşı direncinin "ne kadar zayıfladığı" bir de burada görülmektedir. 
 
Bir zamanlar ezanı ve Kur'an'ı. "Arapçadır, anlaşılmıyor" diye değiştirmeye kalkışan zihniyetin; kendi idare tarzını düşmanının diliyle ifadeye özenmesi çok hazin ve dünündürücüdür !  
 
Kemal CENGİZ
Emekli Müftü
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kutlarım
Cuhuriyetin ne olduğunu bilmeyenler için en iyi tespitler. Teşekkürler Hocam.
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     30.10.2020 13:35:31
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya