Torunum Gülşin Çalışıcı...
24.01.2021 04:56
3 yorum
692 okunma
Nesiller buluşuyor
Kadir Çalışıcı

Torunum Gülşin Çalışıcı... 
Bahçeşehir Koleji ikinci sınıfında okuyor. 
Birkaç gün önce sınıf öğretmeni Türkan Uysal hanımefendinin ricası iletildi bana. 
Bir programları varmış. 
Programın formatı, "Değerler Eğitimi" çerçevesinde "İki Nesli" buluşturmak" imiş. 
Anlayacağınız önceki neslin hayatlarından çeşitli örnekler, ilginç hatıralar, varsa şiirleri gibi... 
Öğrencilerle karşılıklı sohbet etmeleri isteniyormuş. 

Hem etkilendim, hem de takdir ettim. 
Eğitim, bilgi elde etmek, davranış haline getirerek onu hayata geçirmek sanatıdır. 
Hattâ ve hattâ "Ülkeye kader biçmek"tir de diyebiliriz. 
Zira eğitimsiz toplumların perişan halini hep beraber görüyoruz. 
 Eğitimli, emperyalist ulusların sömürgesi, kölesi ve hatta oyuncağı oluyorlar maalesef. 
Bu gerçeğini geçmişte acı tecrübelerle gördük, halâ da görüyoruz. 

Uzmanların ittifakla önerdikleri şu ki; öğrencilere insani ve vicdani değerlerin kazandırılması sadece okulda gerçekleştirilemez.   
Çocuklarımız için öyle bir müfredat olmalı ki, kökleri toplum ve aile değerlerinin derinlerinde, dalları ise,  geleceğin aydınlığında göklere uzanmış olsun. 
Burada ise,  "rol-model"lerin önemi çıkıyor karşımıza. 
Çocuklarımız, toplum ve ailenin değer yargılarını, güçlüklerle başa çıkabilecekleri mesleki ve sosyal becerileri bu "rol-model"lerden daha kolay ve somut olarak öğrenirler. 
Hattâ düşünme ve konuşma biçimlerini bile farkında olmadan o "rol-modeller"den esinlenirler. 
Onun için bu tür programları çok önemsiyorum. 

Program başlıyor. 
İşte karşımda çocuklar; ekrandan hepsini görebiliyorum.   
Maşallah tümü de ateş böcekleri gibi ışıl ışıl...  
Bir bahar seması kadar parlak gözlerle bana bakıyorlar ve görenlerin iç karanlığını aydınlatıyorlar.  
Ve bir hatıramı anlatmamı istiyorlar; anlatıyorum. 

1964 yılı... Lise birde öğrenciyim.  
Akşam okuldan eve dönüyorum. 
Şehirde korku kol geziyor.  
Sebep vampir! 
Kaç gündür sadece bu konuşuluyor Afyon'da. 
Herkes bir vampir hikâyesi anlatıyor. Hem de yemin billâh, gözleriyle görmüşler...  
Öylesine çirkin ve öylesine korkunç bir yaratıkmış ki, ağzında hançer gibi tek ve kocaman diş...Arkadan saldırıp insanın kanını emiveriyormuş.  
En son Taşpınar'da su doldurmakta olan bir kadına saldırmış. 
Mış...Mış...Mış...  
O yüzden, akşam olur olmaz cadde ve sokaklar tam bir mezarlık sessizliğine gömülüyor. Sanki köpekler bile bunu hissetmiş, korkudan sinip havlamıyorlar. 

Babam kıt imkânlarıyla, sırf beni okutmak için Hıdırlık yamaçlarında bir ev almıştı; köhne, kerpiç, eski bir ev... 
O gün... 
Ben de okul çıkışında eve koşturuyorum. 
Koşturuyorum da... Ailem köyde, yalnızım. 
Ev buz gibi; yakacak çoktan beri tükenik. 
Soğuk ve açlığa ise talimliyim.  
Çul yorganı başıma çekiyor, altına sokulup iyi kötü ısınabiliyorum. 
Açlığı ise, kurumuş ve yarı küflenmiş köy ekmeğinin kenarından kıyısından kopararak bastırabiliyorum. 
Bunlar neyse de elektrikler yok. 
Borç zamanında yatmadığı için kesmişler. 
Her şey bir yana, şu an acilen ışık lazım bana. 
Çünkü yarın çook, ama çok önemli bir sınavım var; çalışmak zorundayım. Ama nasıl? 
Muma benzer bir şey de bulamayınca, ıslak bakışlarla sokağı seyrediyorum.  
Dışarıda kar yağmaya devam ediyor, hem de lâpa lâpa... 
Beyaz örtünün altındaki sokak, acıklı bir teslimiyet içinde, ıpıssız... 
Ah bir ışık olsa... 
Ah bir ışık olsa da çalışabilsem! 
Çaresizlikle kıvranırken birden sokak lâmbasını fark ediyorum. Onun ışığında bahar kelebekleri gibi uçuşuyor karlar. 
Acaba onun altında çalışsam olmaz mı? 
Neden olmasın !?  
Ve çözüm bulmanın sevinci içinde, eski kilimi ve kitabımı alıp sokak lâmbasının altına koşuyorum. Kilimi bir elimle şemsiye gibi tutuyor, diğer elimde kitap, okumaya başlıyorum. 
Derse iyice dalmışken ciyak ciyak bir sesle korkarak irkiliyorum. 
-Vampir! Vampir! Yetişin komşular... Aha vampir! 
Bağıran, karşı sokaktan Dudu Yenge... 
Bütün mahalleyi ayağa kaldırıyor. Bağırış çığırış arasında silah atanlar bile var. 
Bu hengâmede Efe Celâl'in davudî sesi top gibi patlıyor. 
-Nerede lan bu vampir? 
Dudu Yenge korka korka beni gösteriyor. 
Efe Celâl tedbirli. Yaklaşmadan köşeden, 
-İn misin, cin imsin, nesin lan! diye gürlüyor. 
Başımdan kilimi hızla atıyorum. 
-Benim Celâl Amca!   
-Vay lan Kadir sen misin? Peki ne halt ediyorsun burada? 
-Ders çalışıyorum Celâl Amca, ders...  
-Ulan manyak mısın? Evde çalışsana oğlum! 
-Celâl Amca bizim elektrikler kesik, yarın önemli bir sınavım var da... 
Efe Celâl bu sözlerimle sarsılıyor. 
-Gel, diye beni evine sürüklüyor. Karısını kaldırıp, 
-Hemen salonun sobasını yak, çocuğun karnını doyur, bu gece dersini burada çalışacak, tamam mı? 
- Tamam  Efe, diyor Şükriye Teyze, sen git yat, ben hallederim. 
-Benim kafa biraz kıyak Kadir, diyor Celâl Amca. İstediğin kadar burada çalış yavrum, işin bitince de kapıyı çekip gidebilirsin. 
Celâl Amca, narası Afyon'un tüm sokak ve caddelerine sinmiş, mert ve haysiyetli bir efe. 
Gözleri ıslak... Yüzüme uzun uzun bakıyor. Sonra da, 
-Haa, diyor, bu durumu Ahmet Amca ile konuşacağım, böyle olmaz! İyi geceler dileyip yatmaya gidiyor. 

Salon sıcak, ışık bol, daha ne isterim ki..? 
Sabah ezanlarına kadar ders çalışıyor, sonra kapıyı çekip soğuk ve karanlık dünyama dönüyorum. 

Bakıyorum, afacanlar bu hatıra ile yetinmiyor, bir de şiir istiyorlar. 
Gülşin'e yazdığım bir şiiri hepsine armağan olsun siye okuyorum: 
 
ÇOCUĞUM 
Bilmen gerek ...bileceksin 
Zira ümitsin, geleceksin 
Tam da şimdi 
Odağındasın hayatın 
Çünkü hayat bir sebil 
Gerçeği öğren, doğruyu bil 
Sakın ha... Küçük görme kendini 
Azmet tırman insanlık merdivenini 
Kitapların satır aralarında nefes alan 
Sessiz kahramanlarla tanış,  
Onlarla halleş, onlarla konuş  
Daim başın dik olsun, alnın ak 
Gerçeğin yüzüne dosdoğru bak 
Bilgi ve sevgidir ki 
Aklı diri tutar, yüreği sıcak 
Haydi et göklere huruç 
Kanatlan ve uç 
Tırtıl olarak kalma 
Sıradan olma  
Yalana konma  
Yürü yılmadan ve emin 
Çünkü kapısındasın yeni bir âlemin 
OKU ! 
Kitabı oku 
Kendini oku 
Evreni oku 
Günü geldiğinde ise 
Tüm haksızlıklara 
Meydan oku! 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
3 yorum yapıldı
Muhteşem
Ellerinize sağlık.
Şiiri Üniversitedeki öğrencilerimle paylaşacağım izninizle
Yorum Ekleyen: Selin Paşalılar     30.01.2021 13:38:06
Geçmişten Geleceğe
Keşke bu köprüyü kurabilsek bu bağı dokuyabilsek.Yapay rol modellerden kurtulup gerçek rol modellere tutunabilsek.Yeni yazılarınızı bekleriz. Yozgat tan selamlar
Yorum Ekleyen: Nurettin Çiçek     26.01.2021 22:52:05
Yaşam öyküsü
Ne kadar güzel ifade etmşsin. Herkes kendi hikayesini kendi yaşar ve yazar. Hikayesi zorlu olanlar, zorlu adam olurlar. Sevgili ağabey,her hafta bir hikaye paylaşmalısınız.Önce hatıra sonrası nasihat.
Yorum Ekleyen: hasan mutluoğlu     24.01.2021 19:14:40
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya