Düşünce hürriyetini savunan, kalıplaşmış (skolastik) düşünceye karşı olduklarını söyleyen sözde çağdaşları anlamak mümkün değildir.
25.01.2021 04:31
1 yorum
517 okunma
DÜŞÜNCEDE YENİLİK DÖNEKLİK DEĞİLDİR !
Kemal Cengiz

Düşünce hürriyetini savunan, kalıplaşmış (skolastik) düşünceye karşı olduklarını söyleyen sözde çağdaşları anlamak mümkün değildir. Hem kalıplaşmış düşünceye karşı olacaksınız; hem de insanları geçmişte (o günkü şartlarda) söyledikleri düşüncelerinden dolayı itham edip " şu zaman şöyle demişdiniz, şimdi böyle diyorsunuz…" diye yargılayacaksınız! Bu bir çelişki değil midir?

İnsan, taştan yapılmış bir heykel olmadığına göre, yaşadığı hayatın şartları gereği olarak hücrelerinde olduğu gibi duyguları ve  düşüncelerinde de değişiklik olacaktır. Bunu DÖNEKLİK olarak değerlendirmek yanlıştır.

Dönekliğin dini ıstılahtaki karşılığı "mürted" dir ki, "dininden dönen" demektir. İnsanın  hayata dair sosyal ve siyasi  düşünceleri dini olmadığına göre; bu konularda devşirdiği yeni düşünceleri de döneklik değildir.
Hayata ve tabiata ibret gözüyle bakarsak, kendini yenileyip geliştirmeyen yeniliyor. Yenilik peşinde koşana isen yetişilmiyor. İnsanların zaman içinde değişen düşüncelerini açık açık söylemeleri, döneklik değil, bilakis dürüstlüktür.. Sattığı malın hatasını açık açık söyleyen bir tüccar sahtekarlıkla nasıl suçlanamaz ise; savunduğu fikrin yanlışlığını anladıktan sonra o fikrini değiştirdiğini acık acık söyleyenn kimse de döneklikle suçlanamaz. Büyüklerimiz, "Hatadan dönmek bir fazilettir" demişlerdir. Yüce Allah Hayat Rehberimiz olan kitabında, takva sahibi cennetlik kullarının özelliklerini sayarken; "Onlar yaptıkları hatalarında bile bile ısrar etmezler" (A'l-i İmran, 135) buyuruyor.
Bir "öz eleştiri" olarak bizim  doğru yaptığımızı sandığımız iki büyük yanlışımız var. Bunlardan biri, "ispiyonculuk" sayarak gördüğümüz bir kanunsuzluğa göz yumarak ilgililere haber vermemek; diğeri ise "döneklik" adına hatamızda ısrar etmektir.

Düşüncede yenilik konusunda ise, dikkat etmemiz gereken önemli bir husus var ki o da şudur :
YENİLİK, "öze bağlılık" şartı ile gerçekleşmelidir. Bir başka yönüyle "gelişim, değişim ya da dönüşüm"  denilebilecek olan bu yeniliğin tek ve temel şartı öze bağlılıktır. Kurumaya başlamış ağaçların çürümüş köklerinde biten mantar, "o ağacın yenilenmesi" demek değildir. Yenilik, çürümüş köklerde değil, hayata uzanan dallarda gelişmelidir. Nitekim ağaçlarda bile kuruma, doruklarından başlarsa çürümeye dönüşüyor.

Felsefede "dogma" denilen dini inanç ve düşüncenin değişmezliğini (statikliğini), hayata dair düşüncemizin değişkenliği (dinamikliği) ile karıştırmayalım!
Dini düşüncenin değişmezliği, (hayat şartları nasıl olursa olsun) vücudumuzun yaşam koşullarının değişmezliği gibidir. Yaşadığımız müddetçe çocukluk, gençlik ve ihtiyarlıkta havaya, suya, yemeye ve içmeye ihtiyacımız vardır. Yalnız, bu ihtiyaçlar yaşa ve şartlara göre değişir. Yaratan Yüce Mevla Hayat Rehberimiz olan kitabında, "Allah hiçbir canlıya gücünün yetmeyeceğini yüklemez" (Bakara. 286) buyurmaktadır.


Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Değişim dönüşüm
Nasıl ki bir insan anne karnında cenin iken her geçen gün değişir gelişir, dönüşür ve nihayetinde gün gelir doğar. Ama doğduğu gibi kalmaz. Yine geçen her an yani her süreçte değişikliğe uğrayarak büyümeye devam eder. İşte bu bedene ait olan beyin, kalp vs.her geçen an kendini yeniler, geliştirir ve dönüşüme uğrar. Akıl ve düşünce belirli bir sistem içinde elbette ki gelişim, değişim ve dönüşüme uğrar ve uğraması da gereklidir. Bu durum kendiliğinden oluşan bir bir durum olmayıp onu o şekilde yönlendiren bir Rabbimiz vardır.
Yorum Ekleyen: Mehmet Yaşar Tel     25.01.2021 17:34:05
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya