Pabucunu dama atmak, bir tabir olarak kalmış olsa da; kadim kültürümüzün hatırasını taşıyan bir eylem biçimidir. Yanlış ve yerini bulmayan manalarda ve olaylarda da kullanılan “ pabucunu dama atmak”,değerinin azalmışlığını anlatır.Bir oğul varken, 2.oğul geldiğinde veya bir kız varken 2.si olduğunda, l.sine; “senin pabucun dama atıldı” dendiği olmuştur.Aynı işi yapan birine benzer 2.bir işyeri açıldığında da birincisine; “senin pabucun dama” atıldı denmiştir.
21.09.2018 14.37
296 okunma
“Pabucunu dama atmak…”
Av. Sabri Turhan

Pabucunu dama atmak, bir tabir olarak kalmış olsa da; kadim kültürümüzün hatırasını taşıyan bir eylem biçimidir. Yanlış ve yerini bulmayan manalarda ve olaylarda da kullanılan “ pabucunu dama atmak”,değerinin azalmışlığını anlatır.Bir oğul varken, 2.oğul geldiğinde  veya bir kız varken 2.si olduğunda, l.sine; “senin pabucun dama atıldı” dendiği olmuştur.Aynı işi yapan birine benzer  2.bir işyeri açıldığında da birincisine; “senin pabucun dama” atıldı denmiştir.

Selçuklularda ve Osmanlılarda esnafın örgütlenmeni sağlayan,dahası, bundan başka bir çok sosyal görevi olan esnaf örgütü ahiliğin faaliyetlerinden  neşet etmiştir “pabucunu dama atmak”..

İlk başta esnafı teşkilatlayan örgüt gibi görünün ahilik,hayatın her alanında görev almıştır.l071’den sonra Anadolu’ya yapılan göçlerde, yeni gelenlere iş bulmak ve onları yerleştirmekten,manevi hayatı tanzim eden mutasavvıfların  dergahlarına ve silahlı timlerin oluşturulmasına kadar cemiyetin  her  sahasında ahiliği görmek mümkün olmuştur. Öyle ki,zaman zaman ahi şeyhlerinin emrinde birkaç bin silahlı gruplar  olmuştur.

Yeri gelmişken söylemek gerekirse, bir çok savaşta; silahlı ahi dervişleri yaşadıkları şehri düşmana teslim etmemek için can-siperane çalışmıştır.Mesela,Çubuk Ovası’nda Yıldırım Bayezıt ’ı yenen Timur,

Ankara’yı teslim alamamıştır.Bu, silahlı ahi dervişlerinin çabası sonucu  olmuştur.

Tabii zamanla her  şey  evrilip şekil değiştirdiği gibi; ahilik de  evrilmiş, bu ocak zamanla sadece esnaf teşkilatı gibi bir hüviyet almıştır.Ve zamanla örgütün adı da Esnaf Loncası olmuştur.Yani esnafın sorunlarını  çözen teşkilat.Ama devletin itibar ettiği bir kurum..Kendi içinde üyelerini  geleneğe bağlı olarak  örgütleyen, onların çalışma tarzlarını tanzim eden bir esnaf odası yani.Lonca, şimdiki Ticaret Odası ve Sanayi odası gibi olmuş o zaman için.Ahiliğin ve loncaların bu özelliği l6.yüzyıldan sonra bu hali almıştır.

Esnaf Loncalarının görevi,esnafı denetlemektir.Ticari hayatı düzenlemektir.Üretim ve tüketim düzenli halini, esnaf loncalarının çalışması ile bulmuştur.Loncalar bir bakıma idare ile halk arasında  bir köprü gibidir.

Ahiliği ve loncaları en iyi, seyyah İbni  Batuda anlatır.İbni Batuda Anadolu’ya geldiği zaman aylarca kaldı.Kendisi,  zamanının Anadolu’da kurulan mahalli Anadolu beyliklerinin  misafiri oldu.Çoğu zaman da Ahi zaviyelerinde yatıp kalktı. İbni Batuda,Anadolu’daki tüm beylikleri dolaşmış,Sivas’ta Alaaddin Eratna’dan,Batı’da Aydınoğlu Umur bey ve Menteşoğlu Orhan Bey’e kadar herkesle görüşmüş, seyahatnamesinde birliğin ahilikle sağlandığını anlatmıştır.

Yukarıda ahilerin tasavvuf yönünün de olduğunu yazmıştım.Ahiler,tasavvuf kuralları gereği, genel bir şeyhe bağlı olsalar da  bir de Ahi Şeyhi’ne bağlı idiler.Yani esnaf, işlerini düzenleyen bir teşkilat başkanına bağlı iken (ahi şeyhi) , dergahına gittiği bir  mutasavvıfa  da bağlı idi.

TRT-1’de yayınlanan  “Yunus Emre” dizisinde bunu çok açık şekilde görürüz.Halkın  arasında  dolaşan ve herkesin dükkanından çıkıp selam verdiği bir şeyh vardır,bir de Tapduk Emre ..İkisi de şeyhtir. Birisi manevi hayatın  şeyhi,diğeri de iş hayatının..Zamanla iş hayatının şeyhi kethüda oldu.Bazen de kahya oldu.Şimdi ise başkan ..

Konu açılmışken, Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali nasıl  bir şeyhti.?Tasavvuf şeyhi miydi, yoksa ahi şeyhi miydi?Bana göre Edebali,tasavvuf şeyhi değildi.Esnaf şeyhi idi.Edebali’nin  manevi yönü vardı elbette  ama, bir tasavvuf dergahının şeyhi değildi .Aşık Paşazade Tarihi’nde buna kısmen değinilir. Aşık Paşazade,Şeyh Edebali’nin  kardeşi Ahi Şemseddin ile yeğeni Ahi Hasan’dan bahseder.

Loncaların ticari hayatın düzenlenmesinde  büyük katkısı olmuştur.Hem ticaretin kurallarını öğretmek ,iyi iş yapmayı teşvik etmek,hakkı olanı kazanmak ve almak,bir bakıma bu günkü manada karaborsayı önlemek,haksız kazancı kaldırmak,insanların kandırılmasına mani olmak  loncaların görevidir.Loncalar ticareti düzenli hale getirmiştir. Herkesin beğendiği işleri yapmayı,müşteri memnuniyetini loncalar sağlamıştır.Loncalar böyle bir kural koymuş,bu kurallar  bütünü zamanla örf haline gelmiştir.

Loncalar etkili iken, her isteyen istediği yerde, istediği işyerini  açamazdı.Bir bölgede kaç dükkan açılacağına,kaç ayakkabıcı olacağına loncalar karar verirdi.Loncalar esnafın iyi çalışmasını sağlardı. Kusurlu mal satanları denetler,haksız kazancı önlerdi.Yani loncalar bir bakıma kadim kültürümüzün esnaf arasında yaşamasında bütün katkı sağlardı.

Bir esnaf haksız kazanç elde ederse,mesela alıcısının beğenmediği bir malı satarsa;kalitesiz mal üretirse, müşteriyi kandırırsa ,loncalar buna müdahale ederdi.

Ticareti iyi yapmayanları loncalar cezalandırırdı.Cezalar, öğüt ile başlardı.Öğüt,edebi terk edenlere ve yoldan şaşanlara idi.Önce edep..İnsan edepli ise yolu doğrudur.”Edep ya hu” denmiş,Bunda bir anlam olmalıdır.Yani önce nasihat.Sonra tekdir.Sonda dükkan kapatma.Sonra dayak(olmasa mıydı)Sonra, dışlama.En sonunda esnaflıktan çıkarma gibi cezaları vardı loncaların..

Bir ayakkabı esnafı iyi iş yapmamışsa,vatandaşı kandırmışsa,pabucu dama atılır,herkese teşhir edilirdi. Pabuç damda sallandıkça, bunu herkes görürdü.Pabucu dama atılan esnaf, iyi esnaf değildir.Bu adam kendini toparlayıp düzelecek,yoksa kimsenin  alış veriş  etmediği bir adam olarak  zor günler görecektir.

Şimdi de meslek odalarının  buna bezer kararlar verdiği  vakidir.Bazı meslek odalarının üyelerini cezalandırması şimdi de  vardır.Önemli olan kimsenin  kimseyi kandırmamasıdır.Herkesin memnun olacağı  bir ticari hayattır asıl olan..

 Üçkağıtçının ve sahtekarların kol gezdiği ticari hayata, Ahilerin ve loncaların tarzını mı getirelim

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya