Amaçları, Azerbaycan Türkleri’nin tamamını imha edip o bölgeye Ermenileri iskan ederek yer altı ve yerüstü kaynaklarını yağmalamaktır.
18.10.2021 09:09
3 yorum
583 okunma
Bir Kardeşlik Hikâyesi
Kadir ÇALIŞICI

28 Mayıs 1918… 

 Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilân edilir.  

Böylece tarihte ilk defa Azerbaycan adıyla bir Türk devleti kurulmuş olur.  

Emperyalizm  bu, boş durur mu? 

Rus Bolşevikleri, Ermeni çeteleri ve İngilizler ittifak yaparak Azerbaycan’ı baştan başa işgal ederler. 

Toplu katliamlar başlar. Kıyımlar, sürgünler alır başını gider.  

Amaçları, Azerbaycan Türkleri’nin tamamını imha edip o bölgeye Ermenileri iskan ederek yer altı ve yerüstü kaynaklarını yağmalamaktır. 

Azerbaycan henüz yeni bir devlettir. Ordusu da silahı da yoktur. 

En kötüsü tecrübesi yoktur. 

Tek çare vardır; kardeş bildikleri Osmanlı Türkiye’sinden yardım istemek… 

Fakat yardım istedikleri Osmanlı on cephede birden savaşmakta olup çok zor durumdadır. 

Yine de Mehmet Emin Resulzade başkanlığında bir heyet yardım talep etmek için acilen İstanbul’a yollanır.  

Azerbaycan Heyetini Harbiye Nazırı Enver Paşa karşılar. 

 Mehmet Emin Resulzade, 

-Azerbaycan Türkleri yok edilmek üzere Paşam, der. Sizin durumunuz da malum. Ne acı ki, kimsemiz yok, çaremiz de yok Paşam! Sizden yardım istiyoruz. 

Ever Paşa hiç tereddüt etmez: 

-Yardım ne demek? der. Mademki kardeşlerimiz zulüm görmekte; bu uğurda savaşmak yardım değil görevdir! 

Enver Paşa’nın talimatıyla “İslam Kafkas İslâm Ordusu” adıyla yeni bir ordu kurulur; başına Nuri Paşa getirilir.  

Bu ordu, hiç vakit kaybetmez. Süratle Azerbaycanlı kardeşlerinin imdadına koşar. Azerbaycan’ın her karışını düşmanlardan temizleye temizleye nihayet Bakü önlerine kadar gelir. 

14 Eylül 1918 saat 02.00'dir. 

Nuri Paşa bir gece taarruzuyla, düşmanın Bakü etrafındaki birinci ve ikinci savunma hatlarını paramparça eder.  

Rus ve Ermeni kuvvetleri bozgun hâlinde kaçmaya başlar.  

İngiliz birliklerinin komutanı General Dunsterville ise birliklerini gemilere bindirip zor sıvışır. 

15 Eylül 1918… 

 Nihayet Bakü’nün de geri alınmasıyla Azerbaycan tümden kurtulmuş olur. 

Azerbaycan’ın Şehit Şairi Ahmet Cevat, o kurtuluş gününü şöyle anlatır: 

“Şu karşıki duman çıkan bacadan 

Sen gelmeden iniltiler çıkardı 

Geç kalsaydın mazlumların feryadı 

Yeri, göğü kâinatı yakardı 

 

Ey şanlı ülkenin şanlı ordusu
Unutma Kafkas’a geldiğin günü
Gelirken kovmaya Turan’dan Rus’u
Ayağını Karadeniz öptü mü?
İlk atarken eski burca adımı
Kars Kalesi selam topu attı mı?
Sen yaparken orada zafer şenliği
Mağlup düşman kaşlarını çattı mı?” 

 

O sıralar Azerbaycan’ın elinde savaştan kalan bir hayli İngiliz esiri vardır.  

İngiliz Hükümeti esirlerini kurtarmak için Azerbaycan Hükümetine başvurur. Azerbaycan Hükümeti, 

 “Tamam” der; takas yapalım.  “Siz Malta’da sürgünde esir tuttuğunuz Türkleri serbest bırakın, biz de esirlerinizi size verelim.” 

İngilizler bu teklife  yanaşmaz. 

İkna için yüklü miktarda para teklif ederler. 

Azerbaycan Hükümeti’nin cevabı tarihi ve kesindir: 

 “Miktarı ne olursa olsun, biz kardeşlerimizi parayla değişmeyiz!” 

Kurtuluş Savaşımızın en karanlık günleridir. 

Milletimiz gibi ordumuz da perişan vaziyettedir. 

Atatürk, Kâzım Karabekir Paşa’ya 3 Mayıs 1920 günü bir telgraf gönderir:  “Elde beş para bulunmadığı devletlilerinin malumudur. Şimdilik dâhilde bir kaynak da bulunmuyor. Başka taraftan temin edilinceye kadar Azerbaycan Hükümeti’nden azami miktarda istikraz akdi (borç) imkânının düşünülüp temin edilmesini rica ederim.” 

Bu talebin iletilmesi üzerine Azerbaycan Hükümeti ve Halkı harekete geçer. 

Bakü’de çıkan Yeniyol Gazetesi derhal yardım kampanyasını başlatır. 

İlk etapta Azerbaycan Hükümeti 500 kilo altın, 30 vagon petrol, 2 vagon benzin, 8 vagon gazyağı gönderir. 

 2 Mayıs 1921’de ise, 1 milyon altın ruble Türk temsilciliğine teslim edilir.  

Dışişleri Komiseri Hüseyinov telgrafla bildirir; savaş müddetince şehit çocuklarının barınacağı yetimhaneler için her ay 62 vagon petrol ve 3 vagon gaz yağı gönderilecektir. 

Hatta ihtiyar bir dilenci, düzenli olarak her Cuma topladığı paraları getirip komiteye teslim eder. 

Büyük Taarruz öncesi yardımlar daha da artar… İş bununla da kalmaz, Azerbaycan’dan birçok subay ve asker gelip gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı’na katılır.  Hatta bunlardan bazıları Türk Ordusu’nda subay olarak kalır. 

Mustafa Kemal Paşa Azerbaycan Hükümetine, bunların borç olarak alındığını, ilk fırsatta ödeneceğini belirten bir teşekkür mektubu gönderir. 

Bunun üzerine, zamanın Azerbaycan Başbakanı Nerimanov Atatürk’e: 

-Paşam, Türk Milleti’nin töresinde kardeş kardeşe borç vermez; her durumda kardeşinin elinden tutar. Biz kardeşiz; her zaman ve her şartta birbirimizin elinden tutmaya devam edeceğiz…” diye cevap verir. 

Haydar Aliyev Azerbaycan Devlet Başkanı olarak bir Türkiye ziyaretinde Kara Harp Okulu’na uğrar.   Harp Okulu’nda Azerbaycanlı subaylar da ders görmektedir.  Onlara hitabında:  

-Biz sizi buraya savaş nasıl yapılır, silah nasıl kullanılır, öğrenesiniz diye göndermedik. Zira bunları Azerbaycan’da da öğretebilirdik.  

Sizi buraya, vatan için nasıl ölünür, onu öğrenesiniz diye gönderdik! 

Ve Bahtiyar Vahapzade, Azerbaycan’ın Millî Şairi…  

Issız bir yol kenarında, şehit bir Türk Zabitinin  isimsiz kabrini görür.  

Gözyaşları içinde şu dizeler dökülür dudaklarından: 

Yol kenarında tenha bir mezar  
Üstünde ne adı, ne soyadı var. 
Ey yolcu, maşını eyle bu yerde 
Soruş kimdir yatan tenha kabirde? 

O, bir Türk zabiti, kahraman, metin!
Doğma kardeşine yardıma geldi. 
Kırgına tutulan milletimizin 
Haklı savaşına yardıma geldi. 

Uzaktan hay verip senin sesine, 
Geldi, kayıtmadı öz ülkesine. 
Düşmen saflarını o, soldan sağa 
Biçip destesiyle cepheyi yardı. 
Toprağın yolunda düşüp toprağa 
Senin toprağını sana gaytardı. 

Özü koruduğu, hem can verdiği 
Yolun kenarında defnedildi o. 
Uğrunda canını kurban verdiği 
Toprağı özüne vatan bildi o. 

Yolcu, maşınını bu yerde eyle 
O mezar önünde sen tazim eyle. 
Secde kıl, dua ver onun ruhuna 
Ayak bastığın yer borçludur ona. 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
3 yorum yapıldı
Harika
15 Eylül 1918 de Bakü'ye girmişiz. O zaman , Azerbaycanlı Kör Tağı, "Hoş Gelişler ola Kahraman Enver Paşa- Askerini milletin bayrağınla çok yaşa" türküsünü seslendirir. Amma 30 Ekim 1918 de Mondoros mütarekesiyle , terk-i silah edince, Sadrazam derhal buralardan çekilme emrini verir. Buralardan çekilirken, ihtiyat zabiti Şevket Süreyya Aydemir de vardır. Suyu Arayan Adam'da geri çekilişi hazin şekilde anlatır . "Bizi kime bırakıp da gidiyorsunuz" diye yakalarını bağırlarını yırtan, madem öyle bizde sizinle geliyoruz deyip te peşlerine takılanlar anlatır. Karabağ'da talan var, Beni derde salan var, Çek bayraktar bayrağın, Gözü yolda kalan var... ** Hu meni hurda meni Koydun çukurda meni Sadıklığın bu muydu Yedirdin kurda meni. ... Yiğit Valim , o güzel ifadelerinizle birlik ve beraberliğimizi pekiştiren çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize , yüreğinize sağlık. Yazmaya devam ediniz, lütfen. Saygılar.
Yorum Ekleyen: İbrahim Yıldırım     21.10.2021 03:06:35
O MÜBAREK LALELER
Sayın Valim kaleminize ve yüreğinize sağlık. Duygu dolu bu güzel içten yazınız, bundan 116 yıl önce yurtlarından sürülmüş Karabağ muhaciri bir ailenin torunu olarak beni çok etkiledi. Selam ve saygılarımı sunuyorum. O gün Aras’ın coşkun suları bir hüzünle çalkalanıyordu Hazar’da. Şuşa’nın dağlarını duman bürümüş, Nicedir Cıdır düzüne gelinlik gızlar uğramaz olmuş, Aslı’sını yitirmiş Kerem misali boynu bükük har-ı bülbül çiçeği solmuş, O zümzümeli İsa Bulağı suskun, için için akar dururdu. “Ne vaxdır aşıgın gözü yoldadır Bir gonax gelesiz bize laleler” Lalelerden müteşekkil Kafkas İslam Ordusu Nuri Paşa kumandasında gardaşlarının kömeyine varmıştı. Azerbaycan'ın ilk bağımsızlığının 103. yılında o mübarek Laleler Ordusunun askerlerini ve tüm aziz şehitlerimizi rahmetle ve şükranla yad ediyorum.
Yorum Ekleyen: Süleyman Yekeler     19.10.2021 14:20:49
anlayan anlar
Milliyetçi adıyla milli değerlerle siyaset yapanlara oy vermemek gerek, gerçek milliyetçiler varken insan üzülüyor. Bize hatırlattığınız için teşekkürler Valim. Elinizden öperim saygılarımla.
Yorum Ekleyen: Osman Öztürk     19.10.2021 09:37:34
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya