20. Milli Eğitim Şurası milletimiz için hayırlara vesile olsun. Hayırlı kararlar almayı ve uygulamayı Rabbimiz nasip eylesin. Temel eğitim, orta öğretim ve yükseköğretimin her kademesinde toplamda yirmi sekiz yıl görev yapmış bir eğitimci olarak önerilerim:
02.12.2021 03:34
1 yorum
554 okunma
Maârifimizle İlgili Öneriler
Doç. Dr. Şemsettin Kırış

20. Milli Eğitim Şurası milletimiz için hayırlara vesile olsun. Hayırlı kararlar almayı ve uygulamayı Rabbimiz nasip eylesin. Temel eğitim, orta öğretim ve yükseköğretimin her kademesinde toplamda yirmi sekiz yıl görev yapmış bir eğitimci olarak önerilerim:

1. Öğretmen, nitelik ve yetki olarak güçlendirilmelidir. Bunun gerçekleşmesi için istihdam ettiğimiz öğretmenlere güvenilmelidir. Bu güveni zedeleyecek unsurlar giderilmelidir. Bunun için öğretmeninin iyi eğitim aldığından da emin olunmalıdır. Öğretmen yetiştiren bölümlerde merkezî sınav puanına ilaveten sözlü sınav ve mülakat zorunluluğu getirilmelidir. Öğretmen hakları bildirgesi hazırlanmalıdır. Bu bildirgede en önemli madde şu olmalıdır: “Hiçbir öğretmen öğrenci hakkında takdir ettiği nottan dolayı kınanmaz ve takdir ettiği notun fiziksel kanıtını ispatlamak zorunda değildir. Bir öğretmenin takdiri bir başka öğretmenin takdirini nakzetmez. Öğretmen takdir ettiği not şikâyet ya da dâvâ konusu olduğunda eğitim yöneticisinin ya da mahkemenin kararı ile kurulacak bir komisyonda yeni bir ölçme ve değerlendirme yapılır. Komisyonun takdir ettiği not, şikâyet veya dâvâ konusu nottan yüksek olsa dahi hiçbir öğretmen vermiş olduğu karardan dolayı hesaba çekilmez, takdir ettiği notun fiziksel kanıtını açıklamaya zorlanamaz.” Öğretmen yetiştiren yükseköğrenim kurumlarında birbirine yakın bölümler birleştirilmelidir. Dört temel bölüm olabilir: Fen Bilimleri Öğretmenliği, sosyal bilimler öğretmenliği, felsefe ve din bilimleri öğretmenliği, sanat, zenaat, spor ve uygulamalı bilimler öğretmenliği. Orta öğretimde branş fazlalığı sadece öğretimin bütünlüğünü parçalara bölmüyor, aynı zamanda istihdam planlamasını da güçleştiriyor. 10’un üzerinde branş sayısının olduğu durumlarda istihdam normunu planlamanın zorluğu eğitimin akışını, kalitesini ve bütünlüğünü aksatmaktadır.

2. Eğitim sistemimizde ölçme ve değerlendirme sadece fiziksel kanıta dayalı olmamalıdır. Sözlü notla ilgili sınırlama ve kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Verilecek sözlü notun yazılı sınav ortalamasından düşük olmayacağı ve benzeri kısıtlamalar kaldırılmalıdır. Sınav yönetmeliğinde “kopya” olgusu ayrıntılı olarak tanımlanmalıdır. “Sınavın akışını engelleme” suçu da tanımlanmalıdır. Öğretmene “sınavı iptal” yetkisi verilmelidir. İptal edilen sınavın bir komisyonda yenilenmesi şartı getirilmelidir. Böyle yapıldığı takdirde komisyonda sınav olmak daha zor olacağından “sınav akışının engellenmesi” ilgili öğretmen şikâyetleri ortadan kaldırılmış olacaktır. Bugüne kadar sınavla ilgili yönetmeliklerde kopya kavramına kabaca temas edilmiş, detaylı olarak anlatılmamıştır. Kopya detaylı olarak açıklanmadığı için öğretmenler fiziksel kanıt olmadan kopya saymama eğiliminde olmaktadır. Öğretmenin sınavı iptal yetkisi de bulunmadığı ve kopya kavramı tam açıklanmadığı için toplu kopyanın önüne geçilememektedir.

3. Eğitimde Türkçe’nin dışında hiçbir dil “zorunlu” olmamalıdır. Eğitimin tüm kademelerinde yabancı dilde eğitim kaldırılmalıdır. Kuruluşunda belirli bir mesleki amaç bulunan okulların dışındaki okullarda İngilizce dâhil tüm yabancı dil öğretimleri zorunlu ders olmaktan çıkarılmalı, seçmeli ders olmalıdır. İngilizce zorunlu ders olmaktan çıkarıldığı takdirde ülkemizde İngilizce öğrenenlerin toplam sayısının şimdiki sayıya oranla en az üç kat daha fazla olacağını düşünüyorum.

4. Orta öğretim programlarında “uygulamalı ders” saatleri artırılmalıdır. Her temel branş için uygulamalı ders saatleri konulmalıdır. Öğrencinin 4 yıllık lise eğitiminde toplam “uygulamalı ders” sayısı, üniversiteye yerleştirme merkezi sınav puanına belirli oranda tesir etmelidir. Böyle bir karar alındığı takdirde meslek liselerine ilgi artacak hatta tavan yapacaktır. “Uygulama”nın eğitimsel değeri inkâr edilemez. Bununla birlikte üniversitelere uygulamalı alanlarda sözlü sınav/mülakatla öğrenci kabul hakkı tanınmalıdır. “Uygulamalı ders” ve “uygulamalı alan” kavramlarına bir uzman heyet tarafından açıklık getirilmeli, gelecekteki eğitime şekil veren en belirleyici ölçütlerden birisi bu kavramlar olmalıdır.

5. Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatında tüm idarecilikler vekâletle yürütülmelidir. “Kadrolu idareci” kavramı ortadan kaldırılmalıdır. Türk Milli Eğitim sisteminde okul müdürlükleri, ilçe milli eğitim müdürlükleri ve il milli eğitim müdürlüklerine yapılan atamalarla ilgili yeni bir uygulamaya gidilmelidir. Şimdiki uygulama eğitimin kalitesine hizmet etmemekte, makam için rekabeti, makamı korumak için de ilkesizliği getirmektedir. Şimdiki uygulama eğitim çalışanlarına hitap eden sendikaların eğitimin kalitesinden çok işgal edilen makamın vaat edeceği imkânlara odaklanmalarına sebep olmaktadır.

6. Okullarda zemin katta herkesin rahatça erişebileceği bir mekân mescit olarak kullanıma açılmalıdır. Okul mescitleri, merdiven altı, temizlik malzemeleri odası ya da harita odası yanı olmamalıdır. Okul mescitlerinin kapısına mescit diye de yazılmalıdır. Okul mescitlerinden okula gelen veliler de yararlanabilmelidir. Halk eğitim merkezi müdürlükleri her mahallede bir okulda “sürekli eğitim merkezi” kurmalı ve burada velileri de kapsayacak şekilde kurslar düzenlenebilmelidir. Kursa katılan veli ihtiyaç duyduğunda okul mescidini de kullanabilmelidir.

7. Milli Eğitim müfredatı ve ders kitapları yeniden düzenlenmeli ve milli kültürümüze uymayan unsurlar kaldırılmalıdır. “Antropolojik ve biyolojik evrim” konusu görüşlerden bir görüş olarak dahi yer almamalıdır. Coğrafya derslerinde jeolojik zamanlarla ilgili bilgiler, teoriye dayanmayan kesin bilgi imiş gibi aktarılmamalıdır.

            20. Milli Eğitim Şurasının hayırlar getirmesini Cenâb-ı Haktan niyaz ederiz.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Tebrik
Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatında tüm idarecilikler vekâletle yürütülmelidir. Mükemmel bir teklif. Tebrikler. Uygulamaya başlanmalıdır.
Yorum Ekleyen: Nazım Numanoğlu     9.12.2021 12:35:50
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya