Akif Hem Hayatıyla Hem Eseriyle Güzel İnsan (5)
Değerli arkadaşlar! Sohbetimizin sonuna geliyoruz ama bu arada unutmadan şunu da söyleyeyim. Kimi insan vardır ki, eseri güzeldir, lâkin hayatı berbattır. Kimi insan da vardır ki, hayatı güzeldir, lâkin bir eseri yoktur.
İsmail Aydın
07.02.2019 16.50
1 yorum
222 okunma

AKİF HEM HAYATIYLA HEM ESERİYLE GÜZEL İNSAN

                Değerli arkadaşlar! Sohbetimizin sonuna geliyoruz ama bu arada unutmadan şunu da söyleyeyim. Kimi insan vardır ki, eseri güzeldir, lâkin hayatı berbattır. Kimi insan da vardır ki, hayatı güzeldir, lâkin bir eseri yoktur. Akif’in hem hayatı güzeldir, hem de eseri güzeldir. Akif inandığı gibi yazmış, yazdığı gibi yaşamıştır. Bu yönüyle Akif örnek alınacak bir şahsiyet ve eseri Safahat güvenle okunacak bir kitaptır. Yalnız okumak için biraz sabırlı olacak ve esnasında lügat bulunduracaksınız. Akif:

Toprakta gezinen gölgeme toprak serilince

Zaman er geç şu heyulâyı da silecektir.

Hayırla anılmak! En büyük sa

adet budur amma

Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir.

 

Vefatında ona sahip çıkan gençlik bu gün onu tanıyor, tanımaya çalışıyor, ruhuna Fatihalar gönderiyor.

 

                               ATİYİ KARANLIK GÖREREK AZMİ BIRAKMAK

                Değerli arkadaşlar! Şimdi yukarıda söz verdiğim şekilde Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak şiirini takdim etmek istiyorum.

                Değerli arkadaşlar! Bu şiir ümit, azim, irade şiiridir. Bu şiir kuvvet, kudret, azamet şiiridir. Ben bu şiirden öncelikle bunları öğrendim. Ruha, ümitsizlik denilen o lanetli hastalık çöktü mü, artık vücutta hareket imkânı, çalışma imkânı, gayret gösterme imkânı kalmaz. Bu şiiri ezberlediğimde geleceğe ümitle baktım, irademe haydi dedim ve azmettim. Bu şiir ruhuma, zihnime, dimağıma bir zindelik verdi. Kendimi daha bir kuvvetli hissettim. Derslerimdeki zor konuları anlamaya çalışırken, başlangıçtakine nazaran kendimi bir pehlivan gibi hissediyordum. Eh, artık bunlar da başarılı olmak için elzem şeylerdi ve artık hepsi kontrolüm altındaydı.

                Sevgili arkadaşlar! Emin olunuz, Safahat’la tanışmamış ve her daim ümitli ve azimli olmamızı bildiren, “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz” ayetini okumamış olsaydım ve Akif’in “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak” isimli şiiriyle bu ayete yapmış olduğu tefsir mahiyetindeki açıklamaları okumamış olsaydım, hayat yolunun henüz başında iken karşılaştığım o zorluklarla baş edemez, gayya kuyusundan çıkamaz ve hayatta dikiş tutturamazdım. Söylemeye gerek yok ki, Safahat’la tanıştıktan sonra iş değişti. Sözünü ettiğim bu şiiri özellikle okumanızı ve ezberinize almanızı istiyorum. İnsan hayatta her şeyini kaybedebilir. Parasını, işini, eşini hülasa her şeyini! Ne gam! İnsan bu kaybettiklerini günün birinde veya hayatının ileriki dönemlerinde mutlaka yeniden kazanabilir. Bunun biricik şartı ümidini yitirmemektir. İnsana kaybettiklerini kazandıracak yegâne şey ümididir. Yeter ki insan ümidini kaybetmesin. Ümidini yitirmeyen insan iradesine haydi der, daha büyük bir azimle çalışmaya koyulur. Başarı arkasından gelir. Evet!

                Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…

                Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak

 

                 Dünyada inanmam, hani görsem de gözümle:

                İmanı olan kimse gebermez bu ölümle:

 

                Ey dipdiri meyyit, “İki el bir baş içindir”,

                Davransana… Eller de senin, baş da senindir!

 

                His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?

                Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.

 

                Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?

                Kendin mi senin, yoksa ümidin mi yüreksiz?

 

                Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın

                Esbabı elinden atarak ye’se yapıştın!

                …….

                Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun

                Ümmide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!

 

                Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşıyanlar;

                Me’yus olanan rûhunu, vicdanını bağlar

                ……..

                Husrana rıza verme!.. Çalış… Azmi bırakma!

                Kendin yanacaksan bile evladını yakma!

 

                Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…

                Sesler de: “Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş!”

 

                Lâkin, hani şu milyonları örten yığından,

                Tek kol da “yapışsam…” demiyor bir tarafından!

 

                Sahibsiz olan memleketin batması haktır;

                Sen sahibolursan bu vatan batmayacaktır.

 

                Feryadı bırak kendine gel, çünkü zaman dar…

                Uğraş ki; telâfi edecek bunca zarar var.

 

                Feryadı ile kurtulması me’mul ise haykır!

                Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!

 

                “İş bitti… Sebatın sonu yoktur!” deme, yılma!

                Ey millet-i merhume, sakın ye’se kapılma!

                Hepinize sevgiler ve saygılar.
 

27.12.2018
İsmail AYDIN

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Âlâ
Âlâ vesselam.
Yorum Ekleyen: Şakir Albayrak     7.2.2019 23:48:46
YAZARLAR
...
...