Bekâ meselesi
Buna “hayır” demek bugünün dünyasını kavrayamamak olur. Sömürgecilik sonrası (post kolonyalist) dönemdeyiz. Yani, sömürgecilik güya terk edilmiş, fakat çarkı işliyor; değişen sade görüntü. Sovyet sonrası dünya dengesi tam olarak kurulamadı. Belki önümüzdeki yarım yüzyılda yeni ve kalıcı dengeler oluşacak. Bu değişim döneminde gücü elinde tutanlar hükümlerini sürdürmek için hamle üstüne hamle yapıyor.
D. Mehmet Doğan
08.02.2019 11.49
66 okunma
Türkiye’nin bir bekâ meselesi var mı?
 
Buna “hayır” demek bugünün dünyasını kavrayamamak olur. Sömürgecilik sonrası (post kolonyalist) dönemdeyiz. Yani, sömürgecilik güya terk edilmiş, fakat çarkı işliyor; değişen sade görüntü. Sovyet sonrası dünya dengesi tam olarak kurulamadı. Belki önümüzdeki yarım yüzyılda yeni ve kalıcı dengeler oluşacak. Bu değişim döneminde gücü elinde tutanlar hükümlerini sürdürmek için hamle üstüne hamle yapıyor.
 
Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya, sahip olduğu tarihî miras ve her şeye rağmen sürmekte olan devlet varlığı bölgemizin geleceği ile ilgili bize bir şeyler söylemese bile yabancılara söylüyor. Türkiye’nin bölge üzerindeki otoritesini tanımak dünya sistemini kontrol edenler için akılcı bir yol olabilir. Şu sıralar Türkiye’nin bölge üzerinde oluşabilecek otoritesini tahdit yönünde stratejiler geliştirmek şeklinde beliren ikinci yolun tercih edildiğini izlenimi uyanıyor:
 
Asıl mesele İsrail’in bölgedeki zoraki varlığıdır. İsrail’i dengeleyebilecek, onun vahşete dayanan varlığını etkisizleştirecek bir güç sömürgeciler açısından kabul edilebilir mi? Sömürge güçlerinin terminal devleti İsrail’in Türkiye ile ilişkileri bozuldukça bölgenin bazı “Müslüman” devletlerinin İsrail’le sarmaş dolaş olması nasıl bir denge kurulmak istendiği konusunda fikir verebilir.   
 
Türkiye’nin güney sınırları 1990’lardan beri tehdit altında. Önce Irak’ın işgali, sonra Suriye’nin milletlerarası bir savaş alanı haline getirilmesi Türkiye’nin bekâ meselesini derinleştiriyor.
 
Meseleyi sırf toprak meselesi veya mevcut sınırların korunması olarak görmemek lâzımdır. Mevcut sınırların kutsanması kabul edilebilir değildir. Bu sınırları çizenler bu sınırları şimdi mesele haline getiriyorlar.
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
D. Mehmet Doğan
DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
...
...