Medine havaalanına indiğimizde kendimizi her yönden hırpalanmış hissettik. Birkaç saat önce memleketimizde üşüyorduk, burada hava bir hayli sıcak ve bunaltıcı. Suudi gümrük yetkililerinin tepeden bakan tavırları, bizleri bir kurbanlık koyun derekesine indiriyordu. Valizler, çantalar, poşetler didik didik aranıyor... Evet, uyuşturucuyla mücadele, kabul... Müstehcenlikle mücadele, kabul... Ama ellisini çoktan aşmış, altmışına yetmişine merdiven dayamış şu nurani yüzlü Hacı adayı dededen böyle şeyler beklemek... Hiç mi tecrübe yok? Bunca zamandır hangi Türk Hacı adayı öyle şeyler yapmış? Eminim bu konuda en küçük bir istatistik de yoktur ellerinde.
17.06.2022 05:53
1 yorum
183 okunma
Medine’ye Ayak Basıyoruz
İsmail Aydın

Medine havaalanına indiğimizde kendimizi her yönden hırpalanmış hissettik. Birkaç saat önce memleketimizde üşüyorduk, burada hava bir hayli sıcak ve bunaltıcı.

Suudi gümrük yetkililerinin tepeden bakan tavırları, bizleri bir kurbanlık koyun derekesine indiriyordu. Valizler, çantalar, poşetler didik didik aranıyor... Evet, uyuşturucuyla mücadele, kabul... Müstehcenlikle mücadele, kabul... Ama ellisini çoktan aşmış, altmışına yetmişine merdiven dayamış şu nurani yüzlü Hacı adayı dededen böyle şeyler beklemek... Hiç mi tecrübe yok? Bunca zamandır hangi Türk Hacı adayı öyle şeyler yapmış? Eminim bu konuda en küçük bir istatistik de yoktur ellerinde.

Gümrükten çıkıp külüstür diye tabir ettiğimiz otobüslere bindiğimizde saat 13:30’u gösteriyordu. Namaz vakti olmuştu. Zalimane gümrük işlemleri geride kalmış, havaalanından Medine-i Münevvere’ ye doğru çileli bir yolculuk başlamıştı.

Şoförlerin araba kullanışına hemen hemen hiç itimadımız yoktu. Etrafı gözlemlediğimizde sağından solundan önünden veya ardından darbe almamış bir tek araç dahi göremiyorduk trafikte.

Birçok kavşak ve dönemeçten geçtikten sonra kırmızı ışıkta durduk. Öyle ya kırmızı ışıkta duracaktık. Biz de öyle yaptık, durduk. Derken arkamızdan bir “güm” sesi... Peşinden şangırtılar şungurtular. O da ne? Meğer bizim yirmi dokuzuncu kafileyi taşıyan başka bir otobüs, bizim otobüse arkadan bindirmemiş mi? Mazot deposunu parçalamış. Haydi, gelsin polis, gitsin kaza raporu, üç buçuk saat süren bir uçak yolculuğunun ardından Medine sıcağında arabanın içinde çileli bir bekleyiş daha. Hacılarda ta baştan itibaren zorlanan sabır neredeyse tamamen bitmiş görünüyor. Hacı sabır, hacı sabır... Sabırsızlananlar çok! Nihayet -eşyalarımız bilahare alınmak üzere- on beş yirmi dakikalık bir yürüyüşten sonra kalacağımız otele ulaşıyoruz.

Otel dedik ama otel demeye bin şahit gerekecek. Onu yarın anlatmaya çalışacağım. Yalnız bu çileli yolculuk saatlerinde görülen sabırsızlık konusunda şu kadarını söylemek istiyorum.

Ey Hacı adayı! Ey Hz. İbrahim (a.s.) rolüne soyunan kişi... Zorluk, meşakkat, çile, kahır bu ibadetin zaten özünde var. Sevgili Peygamberimiz, “Haccı bize kolaylaştır” diye dua etmiştir Yüce Allah’a. Çile çekmeden, zorluklarla karşılaşmadan İbrahim rolünü nasıl oynayacaksın? Bu sayılı günlerdeki sabırsızlığımız, dayanıksızlığımız ve aceleciliğimiz üzerinde biraz düşünelim. “İnsan çok zayıf yaratılmıştır, insan çok sabırsızdır, insan çok acelecidir, çok dayanıksızdır insan”. Öyle değil mi? Evet öyle... Şoförlerin ehliyetsizliğinden şikâyet ama bunu ifrata kaçırma. Hele sabret. Aczimizi kabul edelim ve Allah’a karşı müstağni tavrımızdan hemen geri dönelim. Kendini bilen Rabbini de bilir, buyurulmuştur. O halde kendimizi bilelim, boynumuzu büküp Rabbimize affımız için yalvaralım.

Mukaddes yolculuğun başında Hacı adaylarına yakışan tavır her halde bu olmalıdır.

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
HACC
Rabbim Haccınızı kolaylaştırsın. Rabbim Haccınızı dualarınızı ibadetlerinizi kabul eylesin. Rabbim dualarınızda bizlere de yer verilmesini lütfeylesin inşallah İsmail ağabey.
Yorum Ekleyen: HÜSEYİN AYAZ     18.06.2022 05:56:24
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya