Kuran-ı Kerim, bitmez tükenmez öğüt ve ibret deryasıdır. Hayata dair her türden öğüt ve ibretler bazı kere müminler üzerinden, bazı kere kâfirler üzerinden, bazı kere münafıklar üzerinden, bazı kere de hayat ve kâinatın çeşitli boyutlarından örnekler vererek insan bilincini hidayete sevk etmeyi murad eder.
07.07.2019 04:52
1.908 okunma
BAHÇE SAHİPLERİ
Mustafa Yıldız

            Kuran-ı Kerim, bitmez tükenmez öğüt ve ibret deryasıdır.  Hayata dair her türden öğüt ve ibretler bazı kere müminler üzerinden, bazı kere kâfirler üzerinden, bazı kere münafıklar üzerinden, bazı kere de hayat ve kâinatın çeşitli boyutlarından örnekler vererek insan bilincini hidayete sevk etmeyi murad eder. Lakin insanın imtihan için muhayyer bırakılması (irade sahibi kılınması) gereği ona öğüt verir. Her hâlükârda “ Bu Kur’ân bir öğüttür” ekseninde irşada devam eder. Ve biz bunun hepsinden öğüt ve ibret almaya çalışırız.

            Kalem suresinde, Allah’ın âyetlerine “eskilerin masalları” diyen kâfirlere dair verdiği örnek,  yaşadığımız hayattaki yanlışlarımıza da çok muhteşem misallerdir. Ayetler şöyle:

15- Kendisine âyetlerimiz okunduğunda : “Eskilerin masalları” der.

16- Yakında biz onun hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız

17- Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi. (Kazanacaklarından yakîn derecesinde emindiler. M.Y.)

18-İstisnâ da etmiyorlardı. (“inşallah demiyorlardı”).

19- Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,

20- Bahçe simsiyah kesiliverdi.

21- Derken sabahleyin bir birlerine seslendiler:

22- “Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin” diye.

23- Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı,

24- “Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın” diyorlardı.

25- (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.

26- Fakat bahçeyi gördüklerinde: “ Biz herhalde yanlış gelmişiz” dediler.

27- “Yok, biz mahrum edilmişiz” (dediler).

28- İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: “Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?”

29- “Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz.” (dediler).

30- Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar. ( Zaten suçu, günahı, kusuru kim kendinde bulur ki? Zaafımız, kusuru başkasına yüklemek değil mi? M.Y.)

31- Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.

32- “Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz rabbimize yönelir, ondan umarız.”

            Allah aşkına, her bir âyetin, yaşadığımız hayat içinde benzerlerini düşünelim. Hangi iş, hangi ticaret, hangi siyaset, hangi savaş, hangi proje bu ayetlerin kapsamına girmez ki? İstisnaları mutlaka vardır. Asr Suresinde buyurulduğu gibi “ İnsan, mutlak hüsrandadır” denilmiştir amma istisnaları da sayılmıştır.

            Şöyle bir empati yapalım:

            Birileri bize dediler ki “şu dağın altında büyük hazineler, defineler var.

            Yıllarca dağı delik deşik ettik, kürek kürek taşıdık. İşimizi gücümüzü, çoluk çocuğumuzu ihmal ettik. Ömrün en verimli çağı define aramakla geçti. Sonunda baktık ki o define yok. Tatlı bir hayalmiş. Nasıl bir pişmanlık olacağını düşünüyor muyuz? Çekeceğimiz eyvahlar nasıl olur değil mi?

            Bu âyetler “ İşte âhiret azabı böyledir!” diyerek pişmanlığın en acı örneğini verirken “Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz rabbimize yönelir, ondan umarız.” Bilinçli dönüşü de salık veriyor.

            İşlerin sonu Allah’a racidir. Başarıyı kendimizden bilmememiz gerektiğinin şuurunda olarak bir şeyler yaparsak, ola ki rabbimiz bize daha hayırlı sonuçları nasip eder. 

            En hayırlı sonucun da âhiret sevabı olduğu bilinciyle Allah’ın bütün samimi kullarına sonsuz selam ve sevgiler.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya