F. Gülen‘in yaptıkları Allah‘a ve O‘nun Peygamberine muhalefet değil midir?

-A A +A

(8. BÖLÜM)

Müslümanlarda Hıristiyanlığa
yol açmağa çalışan
tuzak olay!

Fethullah Hoca’yı seviyor ve ona saygı duyuyor olabilirsiniz. Ama onun İslam’la Hıristiyanlığı bağdaştırma yolunda, yani İslam’ın tevhit inancıyla, Şirk dolu Hıristiyanlığın teslis (üç tanrı) inancını uzlaştırma yolunda koşturduğu büyük günahlarına ve veballerine ortak olmak istemezsiniz.

Türkiye Müslümanlarının İslam anlayışının Hıristiyanlaştırılması olayı, ABD stratejilerinin temel konusudur. Nitekim bu konuda ortaya atılmış programlardan olan Dinlerarası Diyolog programı ile ilgili büyük görevler yüklenmiş olan Fethullah Gülen, 27.02.1998 günü, NTV’de, Taha Akyol ve Çengiz Çandar’ın “Püf Noktası” programında, yaptığı açıklamasında 9 Şubat 1998 tarihinde Papa’yla görüşmesinin, ABD Yahudi Lobisinin teklifiyle gerçekleştirildiğini, söylemiştir.[1]

GÜLEN’DEN PAPA’YA: “HİZMETİNİZDE
SİZE YARDIM İÇİN GELDİK”

F. Gülen 9 şubat 1998 günü Katolik Hıristiyanlığının başı olan Papa'nın ayağına giderek "Pek muhterem Papa cenapları" diye hitap etmiş ve görüşmesi sırasında onun eline verdiği mektubunda şöyle yazmıştır: "Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam eden Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olarak burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini (gerçekleşmesini) görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etmek için en mütevazı yardımlarımız için size geldik.” [2]

Burada Fethullah Gülen’in, gerçekleşmesini görmek istediği Papa’nın görevi nedir? Hıristiyanlık liderinin görevini gerçekleştirmesine yardım etmek için bir Müslüman olarak Gülen’i koşturan nedir?

“SADECE MÜSLÜMAN DEĞİL BİR HIRİSTİYAN
DA BİR MECUSİ DE MÜMİN OLABİLİR”

Fethullah Gülen’in, İslam’la Hıristiyanlığı bağdaştıran ve uzlaştıran diğer değerlendirmeleri de şöyledir:

"İslam'da ve Katolik Hıristiyanlıkta esas olan inanç hükümlerinden başka, her iki dindeki ahlaki esaslar da denilebilir ki aynıdır. Teferruat olan tali meseleleri bir tarafa bırakalım!" [3]

Gülen, ayrıca Hıristiyanların mümin olabileceğini iddia etmiştir: “Batılı düşüncenin öyle yararlı yanları vardır ki, sistemli düşünme, bu mümince bir sıfattır. Bence her mümin her sıfatıyla mümin değildir. Bu mümince bir sıfatsa, böyle bir sıfatı olmayan mümin, kafir sıfatı taşıyor demektir.(…) Böyle bir sıfatı taşıyan Hıristiyan olsun, Mecusi olsun, Budist olsun; o ise mümin sıfatı taşıyor demektir. Allah nezdinde en azından dünyada sıfatlarınız, davranışlarınız önemlidir.” [4]

“Hıristiyanlar da mümindir.” [5]

"... Herkes Kelime-i Tevhid”i esas alarak çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli ve ıslah etmelidir. Hatta Kelime-i Tevhid’in ikinci bölümünü, yani 'Muhammed Allah'ın Rasûlüdür' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere (yani Hıristiyanlara demek istiyor) rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır.”  [6]

“İSLAM’DA VE HIRİSTİYANLIK’TA İNANÇ
HÜKÜMLERİ VE ESASLAR AYNIDIR”

Fethullah Gülen’den başka camianın diğer otoritelerinden de Hıristiyanlığı İslam gibi kurtuluş dini olarak gören değerlendirmeler ve görüşler açıklanmıştır.

 “Dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ehl-i kitapla (Hıristiyanlar ve Yahudilerle) temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır.” [7]

MÜSLÜMANLAR VE HIRİSTİYANLAR

 HZ. İSA’DA BİRLEŞMELİDİR

Aksiyon Dergisi’nin, 08.12.2003 tarihli, 470. sayısının kapağında Hıristiyanlarca kabul edilen “İsa resmi” ve İnsanlık onu bekliyor” yazısı yer almıştır. Hıristiyanların Noel günlerine yakın bir tarihte yayınlanan derginin bu sayısında Diyologçu ilahiyatçılardan olan Prof. Dr. Suat Yıldırım şöyle demiştir:

“Müslüman ve Hıristiyan ümmetlerin, Hz. İsa’nın şahsiyeti etrafında bütünleşerek hem kendilerini, hem de bütün insanlığı kurtarmaya yönelmeleri, hepimizin ideali olmalıdır.” [8]

Neden son Peygamber olan İslam Peygamberi etrafında birleşmiyor ve bütünleşmiyoruz?

Suat Yıldırım’ın, İncil ve Tevrat’tan bol bol alıntıların bulunduğu bir Kur’an-ı Kerim meali vardır. Bu meal camianın yayın organı olan Zaman Gazetesi tarafından okuyuculara ücretsiz olarak bedava dağıtılmıştır.

“MÜSLÜMAN RAHİP” YAKIŞTIRMASI İLE
F. GÜLEN’İ DEĞERLENDİRENLER

2006 yılında Türkiye’de yoğunlaşan, İslam’ın Protestanlaştırılması söylemlerinde ve değerlendirmelerinde en çok F. Gülen örnek gösterilmişti.  Bu düşünceyi savunanlara göre, Türkiye’de  “İslam Protestanlığı”nın, ya da “İslam kalvinizmi”nin lideri Fethullah Gülen’di.

O dönemde  Hürriyet Genel Yayın yönetmeni olan Ertuğrul Özkök, “Türk ekonomisinin yeni motor zihniyetini oluşturan bu "Kalvinist Müslüman" veya "Protestan Müslüman" hareketinin fikri lideri kimdir?(…) bana göre "Kalvinist Müslüman" hareketin lideri Fethullah Gülen'dir.” Demişti. [9]

Hatta Özkök, Gülen için “Müslüman rahip” yakıştırmasında bile bulunmuştu. [10]

“GÜLEN HAREKETİ TÜRK
PROTESTANLAŞMASI VE SİYONİZMİ”

ABD’de Utah üniversitesinde öğretim görevlisi olan M. Hakan Yavuz'un, Amerika'daki Georgetow Üniversitesi Profesörü, Hıristiyan-İslam Kaynaşması Vakfı Müdürü ve Dinlerarası Diyalog ve ılımlı İslam organizatörü, Siyonist John L. Esposıto ile birlikte yazdığı bir kitap vardır. Kitabın ismi  "Turkish Islam and the Secular State: The Gulen Movement" (Georgetown University Press, Washington D.C, 2002) "Laik Devlet ve Fethullah Gülen Hareketi"dir.

Bu kitap [11] ile ilgili Tempo Dergisi’nde bir tanıtım yazısı çıkmıştır. Bu yazıya göre kitapta yazar Hakan Yavuz kitabında “Gülen hareketi, bir Türk Protestanlaşması ve Türk Siyonizmi'dir" demiş,[12] ve burjuvazisinin ihtiyacı olan İslam'ı üretme çabasında olduğunu savunmuştur. [13]

“İSLAM’IN PROTESTANLAŞMASI”
VEYA “ORTODOKS İSLAMI”

Hakan Yavuz’un kitabından alıntıya devam edelim:

" Tıpkı Katoliklik içinde Protestanlık'ın Avrupa burjuvazisinin yardımıyla doğması gibi, Gülen hareketi de Ortodoks İslamı'ndan doğmaktadır" (s: 77)

“ABD eski başkanlarından Bill Clinton'un danışmanı Eckelman, Fethullah Gülen'i "İslam'ın Martin Lutheri" olarak tanımlamıştır.” [14]

F. GÜLEN CIA RAPORLARINDA
NASIL TAVSİYE EDİLİYOR?

CIA’nin yayınlanan bir raporunda "Ilımlı İslami bir lider oluşturulması" başlıklı bölümünde şöyle deniyor:

"Ilımlı İslamcılar'ın cesur sivil liderler olmasına çalışılmalı (…) sivil toplum örgütleri oluşturarak Ilımlı İslamcı liderlere yardım edilmesine çalışılmalı.”

Raporun 38. sayfasında Ilımlı İslamcı olarak Türkiye'den F. Gülen'in adı örnek veriliyor ve Ilımlı İslamcılar'ın en büyük eksikliklerinden birinin "ekonomik güç" olduğu vurgulanarak maddi açıdan desteklenmeleri isteniyor. [15]

ESKİ CIA ŞEFİ FULLER: “GÜLEN HAREKETİ
MÜSLÜMANLARI DÖNÜŞTÜRÜYOR”

CIA’nin eski Türkiye sorumlusu Graham Fuller, “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” kitabında Gülen hareketini şöyle tanımlamıştır:

"Hiç şüphesiz ki hareket, gayet açık bir şekilde bireyi dönüştürmek suretiyle toplumu dönüştürmeyi arzu etmektedir." [16]

Yani Gülen Hareketi Müslümanı ve Müslüman toplumları dönüştürmeyi ve değiştirmeyi arzu etmektedir. Acaba Müslümanlar neye göre ve kimden yana dönüştürülecektir?

Ayrıca aynı kitapta “Gülen hareketi neredeyse Calvinist bir harekete bürünür şekildedir”, denmiştir. (s.116)

Ünlü CIA Eski Şefi Graham Fuller, Zaman Gazetesi’nde, yayınlanan bir röportajda, Gülen hakkında övücü bir dille, “Batı, Fethullah Gülen gibi örnekleri görünce çok umutlanıyor. Çünkü Gülen, modern devlet ve toplumda İslam’ın nasıl bir rol oynaması gerektiği konusunda geniş bir vizyonu temsil ediyor” [17] Demiştir.

HARTFORD SEMİNARY PAPAZ-MİSYONER
OKULU F. GÜLEN’E NASIL BAKIYOR?

1833 yılında Amerika’nın Connecticut eyaletinde kurulan Hartford Seminary Papaz ve Misyoner Okulu, Kuzey Amerika’daki 230 Hıristiyan misyoner okullarından en eskisidir.

Bir zamanlar Papaz yetiştiren bu misyoner okulu 1970’li yıllardan beri Hıristiyan-Müslüman diyaloğuna yönelmiş durumdadır. Fakültede sadece rahipler değil cezaevlerinde istihdam edilmek üzere imamlar da yetiştiriliyor.

Harford Seminary’nin yayın organı The Muslim World (Müslüman dünyası), 1911’de yayın hayatına giren bir misyoner dergisidir. Amacı, dünyada hızla yayılan İslam’ı durdurmak, Müslümanları Hiristiyanlaştırmak ve Osmanlı’ının batıya yayılmasını önlemek için yapılan araştırmaları desteklemek ve yayınlamaktı.

PAPAZ OKULU’NUN DERGİSİNİN TEMEL
AMACI VE F.  GÜLEN ÖZEL SAYISI

ABD’de 1911’den beri yayınlanan, The Muslım World  Dergisinin haziran sayısı (Cilt. 95, No. 3, Haziran 2005)  ‘Çağdaş Türkiye’de İslam: “Fethullah Gülen’in Katkıları” başlığıyla Türkiye’den Fethullah Gülen’e ayrılmış. Bir özel sayı yapılmış. 

Bu dergide Papaz Thomas Michel [18] tarafından yazılan “Fethullah Gülen Düşüncesine göre Tarikat ve Modernlik” başlıklı bir makale yazmıştır. [19]

1911 yılında yayınlanmağa başlayan The Muslim World (İslam Dünyası) Dergisi, Müslüman­larla ilgili bir misyoner dergisidir. Bu derginin amacı Dünyada hızla yayılan İslam’ı durdurmak, Müslümanları Hıristiyanlaştırmak ve İslam’ın Batı’ya yayılmasını önlemek için yapılan araştırmaları desteklemek ve yayınlamaktır. Dergide, bu amaç  “Editör'ün Notu” adlı bölümde şöyle ifade edilmiştir:

"Dünya genelinde Müslümanları maddi ve manevi olarak Hıristiyanlığa yönlendirmek, Hıristiyanlığın önündeki İslam engelini kaldırmak ve Müslümanları Hıristiyanlaştırmaktır. Pratik olarak Müslümanların İslam’a sevgi ve muhabbetlerini azaltıp dinlerinden uzaklaştırarak manen yaralayıp Müslümanları, İsa'yı kurtarıcı olarak arzu edecek kıvama getirmektir." (Cilt. 1, No. 1, Ocak 1911, Sayfa: 3)

"İstanbul (Costantinapol) İslam’ın Merkezidir" adlı bir başka makalede ise "Bugün Türkiye'deki Müslümanlar (…)  Kur'an hakkında kulaktan dolma bilgilere sahip cahil insanlardır. Bu kişiler ilmi bir eğitime sahip olmadıklarından dolayı kolaylıkla Hıristiyanlaştırılabilirler." (Cilt. 1, No. 3, Haziran 1911, Sayfa: 231)

MÜSLÜMANIN KALBİNDEN MUHAMMED’İ
ÇIKARMAK İSTEYENLERİN F. GÜLEN’E BAKIŞI

Dergide, ayrıca Peygamber Efendimiz’i Müslümanların gözünde yıpratmak ve küçük düşürmek için çalışılması gerektiği de bir başka amaç olarak dile getirilmiştir:  "Muhammedi'lere Misyonerlikle Tesir Etmek" adlı bir makalede şöyle denmiştir:

"İslam uzlaşma dinidir. Bu dinin kurucusuna karşı menfi hisleri uyandırarak, yani onun din duygusunu kendi politik hırsı için kullandığını ve doğruluğu savunmasının nedeni ise; ahlaksız, cinsel arzu ve isteklerine ulaşmak için yaptığını nazara verip bu şekilde Muhammed’in sevgisini Müslümanların kalbinden çıkararak başarılı olunabilecektir." (Vol. III, No.1, Ocak 1, Sayfa:5)

The Muslim World’da çıkan bu yazılar, derginin ve bu yayını çıkaran Papaz okulu Hartford Seminary’nin amacının ve formatının da aynı olduğunu açıkça gösteriyor. [20]

KISACASI

Fethullah Hoca’yı seviyor ve ona saygı duyuyor olabilirsiniz. Ama onun İslam’la Hıristiyanlığı bağdaştırma yolunda, yani İslam’ın tevhit inancıyla, Hıristiyanlığın İslam’ın şirk olan nitelendirdiği teslis (üç tanrı) inancını uzlaştırma yolunda koşturduğu büyük günahlarına ve veballerine açıkça ortak olmuş olursunuz.

Allah yanlış yolda olanlara doğru yolu göstersin, kurtarsın!

Amin!

Sevgiler, saygılar!..

herden1950@hotmail.com

 

 



[2] F.Gülen’in Papa’ya mektubu, Zaman-10.02.1998, Aksiyon Dergisi, Sayı: 167 - 14.02.1998, M.Fethullah Gülen / Rabbin aciz kulu / 9 şubat 1998. Bkz.: Zaman gazetesi, 10 Şubat 1998

[4] Neval Sevindi’nin Fethullah Gülen’le yaptığı röportajdan, Yeni Yüzyıl, 28 Temmuz, 1997. Bu röportaj http://tr.fgulen.com/ sitesinde de yer almaktadır.

[5] Bu ifadelerin yer aldığı, Neval Sevindi’nin Fethullah Ğülen ile yaptığı röportaj, http://tr.fgulen.com/content/view/7882/15/ sitesinde mevcuttur. Röportaj, 28 Temmuz, 1997 tarihli Yeni Yüzyıl Gazetesinde yayınlanmıştır.

[6] Bkz. Köprü, S. 2, s. 116, Kasım 1997.

[7] Ahmet Şahin, Zaman, 17 Nisan 2000

[8] Prof. Dr. Suat Yıldırım, Aksiyon Dergisi’nin, 08.12.2003 tarihli, 470. sayısı. Derginin kapağında Hıristiyanlarca kabul edilen “İsa resmi” ve ”İnsanlık onu bekliyor” yazısı yer alıyor. Hıristiyanların Yılbaşı ve Noel günlerine rastlayan bir zamanda derginin böyle bir kapak kompozisyonu yapması ne anlama geliyor?    

[9] Ertuğrul Özkök, Hürriyet, 26 Ocak 2006

[10] Hürriyet, 4 Eylül 2000

[11] Gelenek Yayıncılık, 2004, İstanbul

[13] Yavuz’un sözkonusu kitabıyla ilgili Tempo Dergisi’nde çıkan tanıtım yazısını ve naklettiğimiz bu alıntıları, Fethullah Gülen sitesinde ve Gülen cemaatinin bir vakfı olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın “gyv.org.tr”   adresinde bulabilmek mümkündür.

[14] Kaynak: Dr. Necip Hablemitoğlu’nun çalışması: Fetullah Gülen ve İslam'ın Protestanlaştırılması

[16] Yeni Türkiye Cumhuriyeti, s.119, Timaş Yay., İst., 2008

[17] Bkz: “CIA eski ajanı Fuller, Zaman’dan TSK’ya saldırdı”, Aydınlık, sayı:567, 31 Mayıs 1998, s.11.

[18] Papaz  Thomas Michel, Vatikan’ın resmi temsilcisi olarak Dinlerarası Diyalog çalışmalarını yürütmektedir.

[20] Papaz okulu Hartford Seminary için bakınız: http://dinlerarasidialog. blogcu.com/fethullah-gulen-cemaatinin-2-milyon-dolar-bagisladigi-papaz-okul/6957254  Ayrıca: http://www.turkishamericanjournal.com/ News/Papaz_Okulu_Hartford_Seminary.htm

 

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 31.03.2017 - 13:41 -1,544-
Bu sayfayı paylaşın :