Fethullah Gülen Peygamberimizin yolundan nasıl ayrıldı?

-A A +A

(6. BÖLÜM)

Peygamberimiz, Allah’a oğul isnat ettikleri halde Müslüman olduklarını iddia eden Hıristiyanlarla barışmamış, Allah’ın emriyle onları lanetleşmeye çağırmış, meydan okumuştur. Efendimiz, bugün Allah’a oğul isnad ederek şirk koşan Hıristiyanların mümin ve Müslüman olduklarını iddia eden zavallı Müslümanlar için ne derdi acaba?

Cemaatla barışmaktan söz ediliyor. Özellikle Fethullah Gülen bu konuda bir çağrı yapıyor ve “Gelin bir arınma süreci başlatalım” diyor. [1]

Gülen’in çatıştığı ve çağrıda bulunduğu kesimlerin elbette eksikleri ve düzeltilmesi gereken yanlışları vardır. Çünkü herkesin bir günahı olabilir.

Ama sormamız lazım: Gülen önce kendisinin ve kendi cemaatinin öncülerinin arınmasına neden önem ve öncelik vermiyor?

“Kendinizi temize çıkarmayın!” ayeti [2] tüm Müslüman kesimleri kapsamıyor mu?

Üstelik Gülen’in ve cemaatta yetkisi bulunan üst kesimlerin yanlışları ve hataları çoğunlukla İslam’ın temel akaid esasları ile ilgilidir. Yani insanı -Allah korusun- küfre ve şirke götüren yanlışlar ve hatalardır.

GÜLEN’İN HIRİSTİYAN-HAÇLILARI
TEMİZE ÇIKARAN GÖRÜŞLERİ

Örneğin:

Gülen, Kur’an’a göre şirk koştuğu ve İslam’ın dışına çıkarak kafir oldukları Kur’an’da açıkça beyan edilmiş olan [3] Hıristiyanları “temize çıkaran” görüşler ortaya koymuştur. Onlara “mümindir” demiştir. [4]

“Müslümanların Allah inancıyla Hıristiyanların Allah inancı aynıdır, iman ve ahlak esasları aynıdır” demiştir. [5]

.“Kur’an’daki ehl–i kitapla ilgili ayetler, Hz. Peygamber (SAS) dönemini ilgilendirir, bugünü bağlamaz. Yani bugünün Yahudi ve Hıristiyanları cennetliktir.” [6] demiştir.

GÜLEN HAREKETİNİN PEYGAMBERİMİZDEN
VE İSLAM’DAN AYRILDIĞI TEMEL NOKTA

Gülen’in takipçileri “Hıristiyanlarla Müslümanlar İsa’da birleşmelidir” demişlerdir. [7]

Gülen, Papa’ya (Haçlıların şirk ve küfür dünyası liderine) “Sizin görevinizi tamamlamak üzere geldim” demiş ve onunla görüşmüştür.  [8]

Ayrıca Gülen, İslam’a karşı savaş açan ve “Haçlı seferi” başlatan Amerika’ya adeta teslim olmayı  [9] bu güçle entegre olmayı [10] tavsiye etmiştir. Gerçi Gülen bu konudaki görüşlerini ABD’nin Afganistan ve Irak işgallerinden önceki yıllarda yapmıştır.

Ama sonradan da bu sözlerinin yanlış olduğunu ve söylediklerinden pişman olduğunu söylememiştir.

Bu durumda Gülen ve cemaati öncelikle bu Haçlı nüfuzundan kendilerini “arındırmalıdır.”

Tabii ki, cemaatin sözkonusu dış etkilere uğramamış olan, Kur’an ve Peygamberimiz yolunda ihlaslarını bozmayan geniş halk kesimlerini söylediklerimizden müstesna tutuyoruz. Bu kesimlere herhangi bir küskünlüğümüz ve kavgamız yoktur, olamaz, olmamalıdır da.

PEYGAMBERİN LANETLEŞME ÇAĞRISI VE
BUGÜN F. GÜLEN’İN YAPTIĞI TERS DAVRANIŞ

Ama Gülen ve cemaatin diğer öncüleri. sözkonusu şirk ve küfürle iç içe olan inanışlardan ve düşüncelerden kendilerini “arındırma”dan onlarla barıştan söz edilebilir mi?

Bizim inandığımız İslam, bizim inandığımız Kur’an ve Peygamberimiz (SAS) sözünü ettiğimiz kişilerin sıraladığımız sapmalarıyla barışmamıza müsaade etmez, izin vermez.

Yazımızı Peygamberimiz’in (SAS) Hicret’in 10. Yılında Necran Hıristiyanlarına söyledikleriyle bitirelim.

Medine’nin yakınında bulunan Necran Hıristiyanları geldiğinde, Efendimiz onlara:

“-Müslüman olunuz!” buyurdu.

Onlar:

“-Biz zaten Müslümanız” dediler.

Peygamberimiz (SAS) yine:

“-Müslüman olunuz!” buyurdu.

Onlar yine :

“-Biz zaten Müslümanız” dediler.

Efendimiz:

“-Siz Müslüman değilsiniz. Allah’a oğul isnat ediyorsunuz, salibe (haça) tapıyorsunuz, buyurdu.

Onlar:

“-İsa, Allah’ın oğludur diye kendi görüşlerinde dayattılar.

PEYGAMBERİMİZİN HIRİSTİYANLARLA
İPLERİ KOPARDIĞI ESAS NOKTA

Peygamberimiz (SAS), bunun üzerine Allah’ın emriyle  [11] lanetleşmeye gitti.  Yani Kur’an’a göre, her iki taraf sevdiklerini yanına alarak meydana çıkacaklar ve içimizde kim yalan söylüyorsa ona lanet olsun diyecekler…

Peygamberimiz bu ilahi emir üzerine Hz. Ali’yi, Hz. Aişe’yi, Hz Fatıma’yı, Hz. Hasan ve Hüseyin’i yanına alarak elele tutuşmuş bir vaziyette meydana çıkmış, lanetleşmeye hazır olmuştur.

Bu meydan okuma karşısında Hıristiyanlar, lanetleşmeden çekinerek geri adım atmışlar, Müslüman olmak yerine cizye vermeyi kabul etmişlerdir. [12]

Peygamberimiz, Allah’a oğul isnat ettikleri halde Müslüman olduklarını iddia eden Hıristiyanlarla barışmamış, Allah’ın emriyle onları lanetleşmeye çağırmış, meydan okumuştur.

Efendimiz, bugün Allah’a oğul isnat ederek şirk koşan Hıristiyanların mümin ve Müslüman olduklarını iddia eden zavallı Müslümanlar için ne derdi acaba?

Kur’an’ın “Hıristiyanları dost edinmeyin!”  [13] kesin buyruğunu hiçe sayan, Üstelik İslam’a karşı savaş açan Haçlı mensuplarına  teslim olma çağrısında bulunan Fethullah Gülen ekibi ile, bu zavallılarla barışır mıydı?

Devam edeceğiz inşallah!

herden1950@hotmail.com

 



[1] Yeni Yüzyıl Gazetesi, 23.07.1997

[2] Zaman Gazetesi, 4 Eylül 1997

[3] Maide Suresi 73. Ayet.

[4] Ahmet Şahin, Zaman, 17 Nisan 2000

[5] Ahmet Şahin, Zaman, 17 Nisan 2000

[6] Fethullah Gülen; Küresel Barışa Doğru, s–45). Ayrıca bakınız: Hoşgörü ve Diyalog İklimi s.155-156

[7] Aksiyon Dergisi’nin, 08.12.2003 tarihli, 470. Sayısı. Bu sayının kapağında Hıristiyanlarca kabul edilen “İsa resmi” ve İnsanlık onu bekliyor” yazısı yer almıştır. Hıristiyanların Noel günlerine yakın bir tarihte yayınlanan derginin bu sayısında Diyalogçulardan Prof. Dr. Suat Yıldırım şöyle demiştir: “Müslüman ve Hıristiyan ümmetlerin, Hz. İsa’nın şahsiyeti etrafında bütünleşerek hem kendilerini, hem de bütün insanlığı kurtarmaya yönelmeleri, hepimizin ideali olmalıdır.”.

[8] M. Fethullah Gülen / Rabbin aciz kulu / 9 şubat 1998. Bkz.: Zaman gazetesi, 10 Şubat 1998.

[9] Yeni Yüzyıl Gazetesi, 23.07.199

[10] Yeni Yüzyıl Gazetesi, 23.07.199

[11] Al-i İmran suresi: 59. ve 61. ayetleri

[12] M. Asım Köksal, İslam Tarihi, C: 10, s: 193-217

[13] Maide Suresi, ayet: 51

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.03.2017 - 13:38 -682-
Bu sayfayı paylaşın :