Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli 100 eser arasında yer alan, Ali Fuat BAŞGİL’in GENÇLERLE BAŞ BAŞA kitapçığı günümüz gençleri tarafından mutlaka okunması gereken bir eser.

Özellikle üniversite gençliğinin -Bana göre – başucu kitaplarından biri olmalı. Birkaç kere okuduğum bu eseri, her fırsatta tavsiye ederek, elimde olanları gençlere hediye ederim.

Bilgiye susamış gençlerle FİKRİ BİR ZİYAFET SOFRASINDA buluşarak bu eserin okunması sağlanıp, sonucunda elde edilen kazanımlar ile ilgili hedeflere götürücü yorumlar yapılmalı.

Ali Fuat BAŞGİL; Fransa’da öğrenciliği esnasında Fransız bir arkadaşı ile, yaz tatilini geçirmek için kalacakları bir yer ararlar.

Alp dağları eteklerinde bulunan bir köyde, kalabilecekleri pansiyonu bulurlar. Bu pansiyon kiliseye ait vakıf arazisi üzerindedir.

Kapıyı çalarlar, kapıyı açan bayana, Paris’ten geldiklerini, öğrenci olduklarını, yer verdikleri taktirde, tatil zamanı boyunca pansiyonda kalmak istediklerini söylerler.

Olumlu cevap alırlar. Fakat, Ali Fuat BAŞGİL tereddüt içindedir. Pansiyonun kiliseye ait bir vakıf arazisi üzerinde olması, kilise görevlileri tarafından işletilmesi, kendisinin MÜSLÜMAN olması, ileride bir sorun haline gelebilir endişesi vardı.

Başında gülüp sonunda ağlamaktan, hiç başlamamak hayırlıdır” düşüncesi ile; kapıyı açan görevliye, MÜSLÜMAN TÜRK olduğunu söyler. Bu söz üzerine kadın duraklar ve “Bu durumda kardeşimle konuşmam lazım” der.

Biraz sonra bir papaz gelir ve “Müslüman Türk hanginiz?” diye sorar. A. F. BAŞGİL kendisini taktim eder. “İyi ya, madem ki Müslümansınız, o halde DİNLİSİNİZ, mesele yok. Bizim bu devirde düşmanımız, hangi milletten olursa olsun, DİNLİLER değil, DİNSİZLERDİR. Buyurun misafirimiz olun.”

Uzun seneler Kolejlerde hocalık yapan bu papaz, emekli olduktan sonra, pansiyona gelen Üniversite öğrencileri ile ilgilenmeye başlamış. Her akşam kurduğu “FİKRİ BİR ZİYAFET SOFRASI” etrafına toplanan öğrencileri bilgilendiriyormuş.

Papazın tavsiye ettiği kitaplarla da buluşan A. F. BAŞGİL hoca, kendini geliştirmenin mutluluğunu yaşar. Tecrübelerini konferanslarında gençlere tavsiye eder. Bu tavsiyeler özet haline getirilerek GENÇLERLE BAŞ BAŞA kitapçığı ortaya çıkmış.

DEĞER taşıyan önemli bir hayat hikayesinden birkaç cümle aktarmaya çalıştım. Her insanın bedelini ödediği önemli hikayesi vardır. Bir hikayenin önemi, başkalarının hayatını etkileyebileceği kadardır.

Bizlerin hayat hikayeleri nasıl oluştu? Hayat hikayelerimizle kimleri etkileyebildik? gibi soruların cevabını, sorumluluğumuzda olanların üzerinde etkisini görebilirsek, kendimizi değerlendirme şansını yakalamış oluruz.

Toprak ne kadar zengin olursa olsun, ekmedikçe mahsul vermez. Kafalar da öyledir. Bilgi ekilmeyen kafalardan ürün elde edilemez. Bunun neticesinde de, KİŞİNİN bedelini ödeyebileceği hiçbir hikayesi oluşamaz.

Türkiye’nin hiç olmadığı kadar deneyime ihtiyacı var. En çok da; genç enerjinin deneyimle birlikte hareket etmesine ihtiyaç vardır. Gençliği yaşamış büyüklerin, gençlere tecrübelerini aktarırken bu gerçeği göz önünde bulundurursa, “GENERASYON” arası iletişimde zorlukla karşılaşmaz.

Sözü uzatmadan; fikri çalışmaları besleyici doğru kaynaklarla ve değer taşıyan hikayelerle besleyerek, yeni DEĞER TAŞIYAN HİKAYELERİN oluşmasına zemin hazırlamalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.