06.04.2020 18:44
1.704 okunma
Paylaş
ARINMA VE YENİDEN DİRİLİŞ
Mübarek üç aylarda Korona Virüs salgını nedeniyle evlere kapandık. Virüs insanlığı esir aldı. Kurtulmak için adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. Bu gözle görünmez virüsün bulaştığı hastanıza yaklaşamıyorsunuz, bir bardak su bile veremiyorsunuz, vefat eden yakınınıza son görevinizi sınırlı şartlarda yerine getirebiliyorsunuz. Çaresizlik ve acziyet ne büyük acı veriyor. Ne malınız, ne paranız, ne gücünüz, ne kariyeriniz işe yaramıyor çare olmuyor. Sosyal hayatımız bireyselliğe dönüştü. Cemaatsiz, Cumasız camilerden yükselen ezan sesini hüzünle dinliyoruz.

Mübarek üç aylarda Korona Virüs salgını nedeniyle evlere kapandık. Virüs insanlığı esir aldı. Kurtulmak için adeta seferberlik ilan edilmiş durumda.  Bu gözle görünmez virüsün bulaştığı hastanıza yaklaşamıyorsunuz, bir bardak su bile veremiyorsunuz, vefat eden yakınınıza son görevinizi sınırlı şartlarda yerine getirebiliyorsunuz. Çaresizlik ve acziyet ne büyük acı veriyor. Ne malınız, ne paranız, ne gücünüz, ne kariyeriniz işe yaramıyor çare olmuyor. Sosyal hayatımız bireyselliğe dönüştü. Cemaatsiz, Cumasız camilerden yükselen ezan sesini hüzünle dinliyoruz.

Ne yazık ki; dünya bu saldırı ile karşılaşmadan önce, emperyal uluslar küresel bir güç haline gelmek için bilimi, teknolojiyi, ekonomiyi, sahip olduğu her vasıtayı bir silah gibi kullandı. Kapitalist sistemin kuşattığı insanlık köleleştirildi, yeraltı yerüstü kaynakları sömürüldü, hiçbir ahlaki sınır tanımadan dünya talan edildi. Müslümanların hayatı cehenneme çevrildi. İçeriden ve dışarıdan saldırılarla yerlerinden yurtlarından edildi.

Bu sistem sahip olduğu maddi güçle azgınlaşan, tatminsiz, haz peşinde koşan bir nesil ortaya çıkardı. İnsani ilişkiler şirazesinden çıktı. Allah’ın koyduğu sınırlar aşıldı. İnsanoğlu haddini aştı, Fıtrat bozuldu. İnsan kendi eliyle ürettiği eserin esiri olma tehlikesiyle karşı karşıya. İşte şimdi tam da burada ortaya çıkan virüs illeti bunun kanıtı. İster dışarıdan, ister masa başında üretilsin bu ahtapotun kolları sadece zayıfları, güçsüzleri sarmalayıp öldürmüyor, ayırım yapmıyor, herkese saldırıyor. Hatta en fazla dünyaya efelenen, nizam vermeye kalkan ülkeleri virüsün ölüm korkusu, endişesi sarmış durumda.

İşte böyle bir felaketle yüzleştiğimiz bu mübarek günler bizim moral dünyamızı güçlendirmek için bir imkândır. Avf ve mağfiret günleri üç aylar içinde Berat Kandili Müslümanların hayatında önemli bir yeri vardır. Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (SAS) in verdiği haberde; “bu gecede Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca (çokluk anlamında) Müslümanın bağışlanacağı” bildirilmiştir.

Bu gece Allah’a yönelme, dua, niyaz, yakarış, tövbe, bağışlanma gecesidir. Bu gece kalp ve gönüllerimize bakma, kendimizi tartma gecesidir. Bu gece günahlardan arınma, kulluk ahdimizi yenileyerek, günahlara bir daha dönmemek için Allah’a söz verdiğimiz,  yeniden diriliş gecesidir. Bu gün Allah’a, ailemize, çevremize, ülkemize karşı sorumluluklarımızı hatırlama, Müslümanlığımızı ve insanlığımızı tartma, tefekkür ve nefis muhasebesi yapmak zamanıdır. Berat kandili hayatımızın öncesi ve sonrası olarak adlandırdığımız, bir değişim döneminin başlangıcı olmalıdır. Bu gece günahlarımızı sıfırladık diyerek, hayata kaldığımız yerden devam etmemeliyiz. Berat gecesi tam bir iman, salih amel,  güzel ahlak inkılabı ile yeni bir hayata başladığımız bir gece olmalıdır.

Bunlarla birlikte bundan sonra dünyanın aynı dünya olmayacağı, koronadan öncesi ve sonrası diye, tarihin yeniden yazıldığı, küresel bir dünya düzeninden bahsediliyor. Ülkemiz ve İslam âlemi olarak bu yenidünya düzeninin kuruluşunda yerimiz ve rolümüz ne olacak? Biz tarihimizi kendimiz mi yazacağız, yoksa küresel güçler mi yazacak? Bu hayati soruyu şimdiden kendimize sormak ve karar vermek zamanıdır. Aksi takdirde kendi tarihimizi kendimiz yazmaz, kendi medeniyet dünyamızı kendimiz inşa edemez isek,  başta batı olmak üzere başka medeniyetlerin kölesi olmaya mahkûm oluruz. İnsanlığın özlediği adalet, merhamet ve ahlak medeniyetini inşa etmek varlık ve beka davamız olmalıdır.

Bu vesile ile aziz milletimiz ve İslam âleminin Berat gecesini tebrik eder, milletimizin her türlü dert ve sıkıntılardan kurtulmuş olarak Ramazan ayına kavuşmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz.

Hayrullah BAŞER

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı

Yönetim Kurulu Başkanı

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya