17.09.2020 09:36
1 yorum
942 okunma
Paylaş
A L K I Ş VE İLTİFAT MARİFETİN KIRBACIDIR !
İnsanların olduğu gibi milletlerin de karakterine yerleşmiş MİLLİ KİŞİLİKLERİ vardır. Bu karakter seciyesinin bir meziyet olarak iyi yönde yerleşmiş olması bir FAZİLET, kötü yönde gelişmiş olması da bir KUSUR kabul edilir.
Kemal Cengiz

İnsanların olduğu gibi milletlerin de karakterine yerleşmiş MİLLİ KİŞİLİKLERİ vardır. Bu karakter seciyesinin  bir meziyet olarak iyi yönde yerleşmiş olması bir FAZİLET, kötü yönde gelişmiş olması da bir KUSUR kabul edilir.

Bu yazımızda, "Türk Milleti" olarak YANLIŞ bulduğum bir kusurumuzdan bahsetmek istiyorum. Ancak, şunu hemen belirtmek isterim ki,  kusurlarımızdan söz etmeyi, "Milli Mefâhirlerimize"  ters bularak UYGUNSUZ telakki etmek yanlıştır. Büyüklerimiz, "Kişi noksanını bilmek gibi irfan olamaz" demişlerdir. "İrfan" kelimesinin bugünkü dilimizde modern anlamı,"kültür" demektir. Buna göre, noksanımızdan bahsetmek de mili kültürümüze bir hizmettir. Doktorun, hastasında tesbit ve teşhis ettiği bir hastalığı, uygun bir üslup ile hastasına anlatması hata değil, belki bi fazilettir.

Bu anlayışla ele almayı uygun bulduğum "milli kusurlarımızdan" birine değinmek isterim ki o da şudur:

Millet olarak "yağcılık olur" düşüncesiyle, meziyet ve maharet sahibi, imkan ve fırsat ehli "başarılı" insanları TEBRİK, TAKDİR VE TEŞVİK ETMEKTE, (eğer şahsi bir çıkarımız yoksa) CÖMERT DEĞİLİZ; CİMRİYİZ. Halbu ki, Hayat Rehberimiz olan Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Yüce Rabbimiz bizden, "Birbirlerimize hakkı tavsiye etmeyi" (Asr, 3) istemektedir. Bu İlahi beyana göre, "iyi, doğru ve güzel olanı" müslümanların birbirlerine teşvik ve tavsiye etmeleri dini bir VECİBE ve vazifedir. Buna YAĞCILIK denmez. Gerçekte "yağcılık", övülecek bir meziyeti olmadığı halde, menfaati için birini "yalan yere" övmektir. Peygamberimizin Hadis-i şerifinde, "Yüzlerine toprak saçılarak susturulup bastırılmasını istediği" (Müslim, 3002) yağcılar bunlardır. Teşvikte, takdirde ve tebrikde cimriliğin gerçek sebebi, HASETLİKTİR.

Buna göre diyebiliriz ki,  "İyiliğe ve güzelliğe teşvik" demek olan TAKDİR-TEŞVİK-İLTİFAT, yerinde yapılırsa dinimizin bir emridir.

"Marifet iltifata tâbidir;

Müşterisiz met'a zâyidir" denilmiştir.

Bu ifadede önemli olan; met'aın / malın ticareti değil; meharetin teşvikidir. "Kişilerin başarıları takdir edilir ve marifetleri, maddi imkan ve manevi moral-motivasyon ile TEŞVİK edilirse, daha iyi sonuçlar elde edilir" demektir. Bunlar yapılmazsa, müşterisi çıkmayan malın zayi olması gibi; marifet ve maharetin de bir kıymeti kalmayacaktır.

Hıristiyan Batı Dünyasının birçok konuda olduğu gibi bu anlamda da bir NOBEL Organizasyonu varken; bizim İslam Dünyası olarak benzeri bir organizasyonumuzun olmayışı üzücüdür. Halbuki, "hayıra hizmette bizim Vakıf Medeniyetimiz, onlardan çok daha eski ve İslam ile yerleşiktir".

Öyle ise, iyi ve güzel işlerin ortaya çıkması için, yapanlara ünvan ve itibar vermek, onlara iltifatta bulunmak ve onları teşvik etmek gerekir. Bugün, spor çeşitleri arasında futbolun başı çekmesi ve gençlerimizin daha çok futbola merakı, kalabalık seyirci kitlesinin ençok futbola ilgi göstermesi ile alakalıdır. Sporda olduğu gibi her sahada ALKIŞ BAŞARININ KIRBACIDIR !

"İtibar", değer verme, saygı gösterme; "İltifat", tatlı ve güzel sözlerle gönül alma, beğenme;  "teşvik" ise, şevk verme, morallendirme  demektir.  Bunlar yapılmazsa, iyilik peşinde koşanlar manen ve moralman yorulur. yaptıklarının bir kıymeti olmadığı kanaatiyle yıkılıp çökerler. Daha güzelini yapma keyfleri kaçar ve kırılır. Ümit ve azimleri söner.

Tarihi kayıtlarda Avrupa için bir Karanlık çağ olan ORTAÇAĞIN, İslam Dünyası için ilimde ve fende bir AYDINLIk ÇAĞI olduğu yazılıdır. Bu aydınlanmada,  ilim ve fikir adamlarının, Devlet Adamları ve Sermaye Sahiplerince desteklendiğine ve halk nazarında ilgi ve itibar gördüğüne DİKKAT  çekilmektedir. Avrupa'da RÖNESANS dediğimiz, bilim ve sanat hareketi de aynı şekilde böylesi teşviklerle doğmuştur.

Özetle; tarih bize gösteriyor ki, İNSANLIK BUGÜNKÜ MEDENİYETE TEHDİT İLE DEĞİL, TEŞVİK İLE ULAŞMIŞTIR.

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kutlarım
Allah razı olsun. Ne güzel anlatıyorsunuz. Belki nankörler bir ders alır
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     17.09.2020 11:24:45
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya