06.03.2019 09:31
688 okunma
Paylaş
Kapitalizmin Vebası: Narsizm ve Cinsiyetsiz Toplum-1
Batı’da Aydınlanma ile kilisenin dinine ve Tanrı’ya baş kaldıran akım, Hümanizm ve Rasyonalizm adı altında insanı ve aklı yücelterek, hürriyet özgürlük sloganları ile Tanrı’nın tahtına oturttular. “İnsanın mutluluğu ona fayda-zevk veren şeylere sahip olmaktan geçer” iddiası ile Faydacılık Felsefesi ışığında insana zevk –haz veren ne varsa onun önünü açtılar.
İlhan Akkurt

KAPİTALİZMİN VEBASI: NARSİZM ve CİNSİYETSİZ TOPLUM-I

Batı’da Aydınlanma ile kilisenin dinine ve Tanrı’ya baş kaldıran akım, Hümanizm ve Rasyonalizm adı altında insanı ve aklı yücelterek, hürriyet özgürlük sloganları ile Tanrı’nın tahtına oturttular. “İnsanın mutluluğu ona fayda-zevk veren şeylere sahip olmaktan geçer” iddiası ile Faydacılık Felsefesi ışığında insana zevk –haz veren ne varsa onun önünü açtılar. Bu gidişe engel olan ne kadar dini-ahlaki kural varsa hepsini reddettiler. Onlar için her şey bu dünyaydı ve bu dünyanın zevklerinden sınırsızca-özgürce faydalanmayı hayat gayesi edindiler. Tabi bu zevklere erişmek için paraya ihtiyaç vardı. Böylece “İnsan ihtiyaçları sonsuzdur” diyerek üretim ve çılgınca tüketimi savunan, kapitalist ekonomiyi ve acımasız bir rekabet anlayışını pratik hayatın merkezine oturttular. Ancak, İnsanı çok sevdiklerini söyleyen bu Hümanistlerin, kimseye bedava verecek bir şeyi yoktu. Her şeyin bir fiyatı vardı. Artık bu yeni dünyada zayıfın yaşama şansı yoktu, her şey güçlünün hakkıydı. Gücün kaynağı ise para demekti. İnsanlar güç peşinde koşmak ve Tanrı gibi güçlü olmak zorundaydı.

Bu şartlar altında yetişen insan, hayatta kalabilmek için, egoist olmak ve zevkleri peşinde koşmak zorundadır.  Böylece Egoizm bir davranış biçimi ve Hedonizm ise hazcılık ve zevkçilik, Narsizm işe bunlardan oluşan bir kişik özelliği olarak ortaya çıktı. Bu anlayışla yetişen sistemde insana, Hedonist-zevkçi ve sadece kendini seven, asosyal, narsist-egoist bir kişilik enjekte edildi. Bu tipler için, kendilerini istediğine ulaştıran her yol mubahtır. Herkesi kendilerine rakip görürler. Dostluk, samimiyet, sadakat, acıma, günah ve suçluluk duygusu diye bir şey sözlüklerinde yoktur. Şöhret ve gösteriş duygusu ön plandadır. Narsizm denilen bu davranış biçimi, kapitalizmin ürettiği yeni bir insan kişiliğidir. En çok hoşlandıkları şeylerden biri devamlı alış veriş yapmak ve yeni bir şeylere sahip olmaktır. Karizma peşinde koştukları için gözleri daima hep yüksektedir. Eh, bu da kapitalizmin tam aradığı insan tipidir.

Bunların çoğu, ünlü Sosyolog Christopher Lasch’nin Batı kültürüne eleştiri getirdiği “Narsisizmin Kültürü” eserinde işlenir. Lasch bu iddialarını Freud’a dayandırır. Psikanalist Freud, Narsizm’in iki özelliği olduğunu belirtir. Bunlar megalomani ve asosyalliktir. Asosyallik; topluma yabancılaşma ve milyonların yaşadığı metropollerde yalnızlaşmaktır. Freud bu konuda isabet etmiştir ve “Uygarlığın bedeli nevrozla ödenir” boşuna dememiştir. M. Twengw Jean ve Campbell Keith’in yazdığı “Asrın Vebası Narsisim İlleti, Narsizm bir kişilik bozukluğu” isimli eseri dilimize çevrilmiştir. 2010 yılında ülkemizde basıldı. Kitap, kapitalist kültürle yetiştirilen insan kişiliği üzerinde güzel ve bir o kadar da düşündürücü bir eserdir. Yazarlara göre, ABD’de yeni nesil gençler üzerinde, narsist kişilik oranı çok yayılmış durumda. Her beş kişiden biri narsist. Büyük bölümü gençlerden oluşuyor ve kültürel olarak hızla yayılıyor. 2005’ten sonra Facebook ve Youtube kullanımının başlaması narsizmi iyice yaygınlaştırdı. Narsistler tüketim kölesi olduğundan, bu durum kapitalizmin ürettiği bir kişiliktir. ABD’de narsist kişilik bozuklukları ilk kez 1971 yılında Psikoanaliz kuramcısı Heinz Kohut tarafından tanımladı ve Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından 1980’de resmen DSM 3’e, “Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’na (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) dahil edildi. Ancak 2013 yılında DSM-5’te Narsizm’e, ruhsal bir hastalık olarak yer verilmeyerek çıkarılması düşünülmüştür. Sebep olarak her beş Amerikalı’dan birinin Narsist olması olarak gösterilerek, yaygın olan bir durumun rahatsızlık olarak görülemeyeceği belirtilmiştir. Yani Narsizm ve Narsist kişilik artık Batı’da normal olarak görülmeye başlanmıştır.

Narsistlerin daima bir terapiste ihtiyacı vardır. Bu tipler her türlü zevki denedikleri için sonunda dünyadan hiçbir zevk almaz olurlar ve kendilerini boşlukta hissederler. Bu kişiler kronik ve yoğun haset duygusu içindedirler. Karizmayı çizdirecek en ufak bir statü kaybına tahammülleri yoktur. Başkalarının mutluluğu onları rahatsız eder ve başarılarını hiç çekemezler. Hep bir düşman aralar ve onların iyi yönlerini hep bozmaya çalışırlar. İçlerinde biriken öfkeyi dışa vuracak bir kanal bulamazlarsa depresyon ve panik atak gibi psikolojik sorunlar başlar. 3 yaşindaki çocuğunuz size vurmaya ve dövmeye başladıysa, sevinebilirsiniz(!) Narsist olma yoluna girmiştir. Kapitalist Kültür’ün yaygın olduğu ülkelerde evlilikler neden yürümediğinin başlıca nedeni bu kişilik bozukluklarıdır. Hani bizde bir söz vardır; “Sen ağa, ben ağa bu inekleri kim sağa.” Herkesin ayrı telden çaldığı bir ortamda “iyi günde kötü günde, kim kimin kahrını çeker.” Ve bir narsist ile psikopat; yani suç işleme makinesi ile aralarında benzerlik ileri derecedir.[1] Her Narsist tam bir psikopat olma adayıdır ve narsistliğin bir adım ötesi psikopatlıktır. İşte en korkuncu da budur. Kapitalizmin insanı iki ana temel  üzerinden sömürmektedir. Birincisi karizmayı yüksek tutmak için hayatımızı kolaylaştıracak maddi ürünler, diğeri ise eğlence sektörü olan müzik-alkol-cinsellik üçlüsüdür.

1-Daynes Kerry, Fellowes Jessıca, Hayatımızdaki psikopatlar, NTV Yayınları, İstanbul, 2015, s.25


 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya