Öne Çıkanlar politika siyaset Amerika Recep Tayyip Erdoğan anahaberyorum

Bu haber kez okundu.

Vicdan fıtrî bir sermayedir ama gün gelir tükenir
Vicdan insanın belki de en değerli fıtrî sermayesidir. Vicdan selim fıtratın şuur hâlindeki tezahürüdür de denilebilir. Derunî bir ahlâkî şuur olarak vicdan her zaman hak, adalet ve hakkaniyetten yanadır. Bu bakımdan vicdan insanın belki de en güvenilir ahlak hocasıdır. Çünkü o gerek bireysel gerek toplumsal tutum ve davranışları ahlâkî açıdan hiçbir kayırmada bulunmaksızın ve hiçbir çifte standarda yaslanmaksızın değerlendirir. İnsan ahlâkî değerleri çiğnediği zaman, kendi nefsine hâkim olabilecek güçlü bir “iç ben”in baskısına maruz kalır. İşte bu baskı mercii vicdan diye anılır. Vicdan herhangi bir şey hakkında “evet” veya “hayır” dediğinde aklın aksi yönde bir şey söylemesi pek mümkün olmayabilir. Gerçi akıl bazen şeytanî his ve dürtülerle ayartılabilir ve böyle bir durumda anarşist bir hüviyete bürünebilir. Ama vicdan aklın fren sistemi olarak bu şekilde ayartılmaya pek müsait değildir.

***

Kanaatimce vicdan akıldan daha nezih, temiz ve dürüsttür. Vicdan, akıl ve duyu arasında bir derecelendirme söz konusu olduğunda üstünlük kesinlikle vicdana aittir. İkinci sırada akıl, son sırada ise duyular yer alır. Üstünlüğün her daim vicdanda kalması onun selim fıtrata dayanıyor olmasındandır. İşte bu üstünlüğünden dolayıdır ki vicdan akılla çatıştığında, aklın talimatıyla hareket etmek caiz değildir. Çünkü bu minvalde hareket etmek selim fıtratın derinden gelen sağduyulu sesine kulak tıkamak anlamına gelir. İnsanın işlediği bir ahlâkî suç karşısında vicdanın tazibi başladığında, aklın bu azabı dindirmeye yönelik mazeretlerinin pek kâr etmemesi manidar olsa gerektir. Vicdan, haksızlık karşısında herkesi adamakıllı sorgulayan, bu sorgulamasında “ama”lı, “fakat”lı hiçbir mazeret kaydı koymayan bir güçtür. Dahası, vicdan kütlesi bulunmayan ama etkisi her türlü dışsal otoritenin yaptırımından çok daha baskın olan bir güçtür. Vicdan sahibi olmayı en iyi anlatan şey, sızı ve azap sözcükleri olsa gerektir. Sızı ve azap, gayri ahlâkî bir cürüm işlendiği anda başlar ve “keşke”lerle devam eder. Böyle bir durumda vicdan insana suçlu olduğunu tam anlamıyla ikrar ettirir ve bu aşamadan itibaren insan ne kendi vicdanının hâkimliğinden ne de kendi aleyhine verdiği hükmün yürek ezici etkisinden kurtulabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.