Yavuz Aslan Argun Anısına

Toplum olarak günümüzde çokça ihtiyaç duyduğumuz, özlediğimiz, konuştuğumuz, Ahilikte bulunan sevgi, kardeşlik ve birliğin oluşturduğu manevi olgunluğu bu gün de yakalayabilsek herhalde çoğu sorunumuzu çözmüş oluruz.

            Ülkemizin 1960 -70 li yıllarında yaşanan çatışmacı ve bölünmüşlük ortamında yerli ve milli bir duruşun sembolü Yeniden Milli Mücadele Gençlik Hareketinin kurucuları; Aykut Edibali, Yavuz Aslan Argun, Mehmet Çetin, İrfan Küçükköy, M. Faruk İslamoğlu, Mevlüt Baltacı, Kemal Yaman, Yılmaz Karaoğlu, İhsan Ramis Bayram, Seyit Ahsen Hoca gibi öncülerinden; Mehmet Çetin, İhsan Ramis Bayram, Seyit Ahsen ve Yılmaz Karaoğlu’ndan sonra, Yavuz Arslan Argun’u da kalabalık bir arkadaş topluluğu ile ebedi âleme uğurladık. Bu günlerde kardeşlerimiz arasında sosyal medyada sevgi, kardeşlik, birlik sözü heyecanla paylaşılan, arzulanan bir dilek oldu. Merhum Yavuz Arslan Argun ağabey 1967 yılında İstanbul’da Aykut Edibali, Yılmaz Karaoğlu, Abdullah Yaman, Taha Akyol, Cemil Çiçek, Mehmet Çiçek ve Selim Erkoç’la birlikte tanıdım, vefatına kadar hukukumuz devam etti. Kendisiyle gerçekten bir dost, ağabey ve dava adamı olarak birçok hatıralarım oldu. Allah taksiratını bağışlasın, mekânını cennet eylesin.

            Yavuz ağabeyin vefatından sonra sevgi kardeşlik ve birlik dileklerinin dillendirildiği cenaze merasimi de inşallah bir hayır’a vesile olacağı ümidini taşıyorum. Ama bu nasıl olacak, geride kalanlar olarak bizler sadece dilekte bulunmakla sorumluluğumuzu yerine getirmiş olamayız, herkesin şapkalarını önüne alarak düşünmesi, halimizi sorgulaması, sevgi, kardeşlik ve birliğin nasıl olacağına, ilkelerinin neler olması gerektiğine karar vermesi gerekmektedir.

GEÇMİŞİ DOĞRU OKUMAK

            Geçmişte; sevgi, kardeşlik, birlik ortamının nasıl sağlandığını bir düşünün. Bilal-i Habeşi, Abdullah Bin Selam, Selman-ı Farisi’nin kardeşlik ve sevgisi, Muhacirle Ensar, Evs’le Hazreç  arasındaki iman kardeşliği, sevgi, birlik nasıl oluştu, nasıl yaşatıldı, sonra çözülüşler nasıl yaşandı?        

            Gönül coğrafyamızdaki sosyal, kültürel, ekonomik, maddi ve manevi vb. gelişmeleri görüp, dünyadaki gelişmelerin ıstırabını yaşadığı, daha dünün derdine Gömülü Çoban ın; 

Türkistan’dan, Kafkasya’dan, Balkanlar’dan, Filistin’den feryadım.

Parça parça yüreğim, ciğerimi dağladım.

Herkes hür bu dünyada, yalnız esir biz varız

Ümit ümit çırpınır gamlı gamlı ağlarız.

Çığlığına dönüştüğünü, bu çığlığa gösterilen, vurdumduymazlığa;

Yok, elimden tutan, yok kaldıran, yok ya Rabbi!

            Din devlet gidiyormuş, aldıran yok ya Rabbi!

Düşman bağrına bassa, saldıran yok ya Rabbi!

Bu kadar gaflet mü’minliğe sığar mı? Diyecek .

“ Milletim Uyan” feryadının, mücadele ölçüsü olarak; İslam’a bağlı, milli değerlere saygılı, her türlü emperyalizme karşı bir duruş!..

Mücadele yurdundan tarihin kulağına

Ümitle haykırırız, Millet evlatlarına!

Davetini yapıyorlardı.

“Emperyalizmin beyni SİYONİZM’dir”       

“Amerika Rusya Yahudi’ye kukla”

“ Bir millet ıstırap içinde inlerken, onun evlatları rahat edemez”

“Zafer hakkın ve hakka inanlarındır.” Diyerek;

Emperyalist güçleri yöneten küresel aklı deşifre ediyorlardı.

Bu didiniş bu kurtuluş çilesi

Hiçbir zaman bize melal vermesin.

Vazifemiz millet mücadelesi

Allah bu gayrete zeval vermesin!

 Duasıyla, fiili mücadelenin manevi dinamiklerini ruhlarına nakış nakış işliyorlardı.

“İman et mücadele et zafer senindir!”

“Milletimiz, yaşayacak düşmanları kahrolacaktır!” veciz sloganlarıyla, kararlılığın doğurduğu mücadele iklimi; imkânsızlığı fedakârlık, paylaşma iradesi, sevgi, saygı ve birlik ruhu ile aşıyorlardı.

Geçmişte birliğin mayası olan sevginin, saygının, kardeşliğin dalga dalga toplumda, özellikle gençlikte oluşturduğu sempati rüzgârı üzerinde düşünmek ve bu ruhu yeniden nasıl yakalayacağımızı konuşmak, bu hareketin savruluşunda nerede yanlış yaptığımızı görmek ve gidermek gerekmektedir. Hem de hiçbir ön şart koşmadan, kimseyi suçlamadan, her birimiz suçsuzluğumuzu ilan etmeden nerede yanlış yaptık diyebilmeliyiz?  

            Kısa sürede, tüm Anadolu’yu tutuşturan sempati rüzgârının oluşturduğu bu genç, dinamik, barışı, adaleti, ilmi, hikmeti rehber edinen, maddi ve manevi gelişmenin tahlilini yapan, çıkış yolunu arayan, millet hayatında marka olmuş bu mümtaz topluluk, neden birden irtifa kaybetti, ayrılık ve savrulma rüzgârına yakalandı? Düşünmeli, yapılan yanlışları tespitle yüzleşmeye önce her birimiz kendinden başlamalıdır.    

            Bu konuda hiç kimse durumu geçiştirici mazeretlere sığınamaz. Gelinen bu noktada hep birlikte bu konularda kafa yormadan, çözüm üretmeden, sevgi, kardeşlik ve birlik istenemeyeceğini bilmeliyiz. Hele birbirini suçlayarak, itham ederek hiçbir şey kazanılamaz. Sadece bir dilek olarak kalır, gelecek için bir kazanım sağlamaz.

TESPİTLER VE KABULLER

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı olarak bunlar üzerinde uzun zamandan beri çalıştık, düşündük, konuştuk, tespit ve kabullerimiz şunlar oldu.

  • Bugünün iktidarı (siyasi, sosyal, ekonomik, bürokrasi, vs.) 1960-1980 yılları arası Akıncı-Ülkücü-Nurcu-Mücadeleci ve benzeri farklı isimlerle faaliyet yürüten vatansever gençliğinin bugüne (ortak) yansımasıdır, bileşkesidir.
  • Bugün, Allah bu topluluklara büyük imkân ve makamları takdir edip vermesine rağmen, refah ve imkân artması, dünyevilikler karşısında, dünün genç dava adamları, takva ehli insanlar, kurumlar dünyevileşme ve seküler anlayışın tuzağına düşmüşlerdir.
  • Bütün bu imkânlara rağmen, bulundukları siyasi, bürokratik ve idari konumlarda, hukuk, adalet, hakkaniyet, ahlaki ilkeler gibi değerlerin ötesinde, çıkar ve menfaat ilişkilerinde yarışıyorlar. Toplumun, özellikle gençliğin tüketim israf ve magazin kültürüyle yaşayışının önüne geçilemiyor.
  • Bugün İslam coğrafyamızda yaşanan sıkıntıların sebebi, Batı-İslam medeniyeti savaşıdır. Son dönem Irak, Suriye’de devam eden mezhep, din, etnik ayrımlara dayalı medeniyet içi vekâlet savaşlarına dönüşmüş olarak yapılmaktadır.

Buna dur demenin yolu:

  • İtikadi, ameli ve ahlaki temel İslami değerlere göre teçhiz edilmiş, takiye yapmadan yaşayan, ehli kıbleyi tekfir etmeyen,
  • Hiçbir şeyi ve şahsı kutsamayan, itikadi manada Allah ve Peygamber dışında kimseye itaat etmeyen,
  • Milli, tarihi, kültürel, ideal ve ülküleri, değerlerini bilen, hedef kılan, bilim ve bilimsel düşünceyi benimsemiş, tahlil, yorum kabiliyeti gelişmiş gelişime açık,
  • Hayatı, dünü bugünü doğru okuyan, bugünü ve geleceği proje ve plan ve programa dayalı çalışan, olaylara bütüncül bakıp, bütüncül düşünen, sevgi, barış, kardeşlik, hoşgörü, adalet, ehliyet, liyakat, ilim, hürriyet hikmet dili ile konuşan,
  • Olaylara eleştirel bakan, sorgulayan araştıran müzakere kültürüne sahip ötekileştirmeyen kucaklayıcı bir nesle ihtiyaç olduğudur.
  • Bu ilkelere göre hayatın her alanı tanzim edilmiş, YENİDEN İSLAM MEDENİYETİNİN İNŞASINA ihtiyaç olduğu kaçınılmazdır.
  • Bu ilke ve esaslarda ise herkesle beraber çalışabileceğimizdir.
  • Geçmişte bu ideallere hizmet etmiş her şahıs ve kuruma saygılı olunmalı ve minnetle yâd edilmelidir.
  • Milletimizin her ferdi ve devletimizin kurumlarıyla bu temel ilkeler içinde birlikte çalışmak ve ülkemize hizmet etmek, değer üretmek için işbirlikleri yapmak temel prensibimiz olmalıdır.
  • Yeniden milli mücadele hareketinin savrulmuş topluluğunu hiçbir şart koymadan belirlenen bu ilkeler istikametinde birlikte çalışmaya dün, bugün ve yarın nerede olduğuna bakmadan toplantılarla ve ferdi ziyaretlerle davet etmek, kurumsal proje işbirliği oluşturmak, diğer kardeş kurum ve kuruluşlarla çalışmak, eser ortaya koymak temel hedefimizdir.

YAPTIKLARIMIZ

Bu cümleden olarak;

Eğitim çalışmalarımızla ilgili olarak Akademi Yeni Çizgi (AYÇ) okullarında Eğitim (Akademik, değerler, benlik, duygu, düşünce, beceri, vb.) alanında model oluşturma, proje ve program çalışması ile eğitim öğretim alanında örnek okullaşma çalışmalarımız yoğun şekilde devam etmektedir.

Benzer ilkeleri paylaşan diğer okullar ve devletle işbirliği içinde çalışmak kararındayız.

Ayrıca, Medeniyetimizin yeniden inşası ideali ile Hanefi-Maturidi, Şafii-Eş’ari  itikad temelli geleneğimizin yeni nesillere yeniden hatırlatılması için “Medeniyet Serisi” öncelikli olmak üzere dini, kültürel, ilmi alanlarda seçkin eserleri toplumumuza kazandırmak için yayıncılık çalışmalarımız devam etmektedir.

Alanında uzman bilim adamları ile Türkiye’nin 10 temel meselesiyle ilgili çalışmalar yapılarak hazırlanan raporlar ilgili kurum ve kuruluşlarla, yöneticilerle paylaşma çabasındayız.

Bu çalışmalarımızla genel manada ve özellikle gençlerle kültür, atölye, kişisel gelişim çalışmaları, gençlik kampı organizasyonları düzenlemekteyiz. Yurt ve bursluluk imkânları sunmaya çalışıyoruz.  

Vakfımızın istişare ve ekip ruhu ile yürüttüğü bu çalışmaları hazırlanan üç yıllık stratejik plan çerçevesinde kurumsal bir yapı içinde şeffaf, denetlenebilir ve herkese açık olarak sürdürmekteyiz.

Bu çalışmalarımız geçmişte kendi geleneğimizden gelen dostlarımız ve farklı geleneklerden gelen düşünce adamları, alanında uzman bilim adamı akademisyenlerle yapmaktayız. Çalışmalarımız takdirle takip edilmektedir. Projelerimizi herkesle paylaşmak istiyoruz.

Rahmetli Yavuz Arslan Argun Ağabey çalışmalarımızı yakından takip eder özellikle yayınlarımızı okur ve çevresine tavsiye eder, artan bir tempo ile devam eden bu çalışmalarımız nedeniyle memnuniyetini, mutluluğunu zaman zaman takdir telefonları ile ifade eder, başarımız için dua ederdi. Hastalığı sebebiyle her aradığımda yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alır, kitaplardan isterdi. Bizlere hep yaptığı gibi pozitif enerji yüklerdi. Birçok arkadaşa vakıf çalışmalarına destek olmalarının tembihini, tembih ettiği arkadaşlardan öğreniyorduk.

İnanıyoruz ki, bu gayret Milletimizin, Gönül Coğrafyamızın ve insanlığın sorunlarını çözecek, batı medeniyetinin oluşturduğu zulmü, gözyaşını durduracak, barışın, refahın, mutluluğun, maddi, manevi iklimini oluşturacak, ilmi gelişmenin yolunu açacak medeniyetimizin yeniden inşasına kapı aralayacak öncü bir hareket olmaya devam edecektir.

Hayatın tüm alanında; bilim, kültür, hukuk, teknik, felsefe, sanat, müzik vb. İlimle donanacak İslam Medeniyeti için duyulacak heyecan, inanç, karar ve gayret için birlikte, samimiyetle, mümince göstereceğimiz fedakârlık ve paylaşımla inşallah geleceğin inşası, bütün milletimiz arasında topyekûn sevgi, kardeşlik ve birlik oluşumu ile sağlanacaktır.

Allah’tan her birimize dilek ve temennilerin böylece taçlanmasını sağlayacak basiret, feraset ve gayreti vermesini diliyorum.

Yavuz Ağabey vefatıyla cenaze merasimine katılan kardeşlerinin Sevgi, Kardeşlik ve Birlik dileklerine, bizim de vakıf olarak bu istikametteki anlayışımızı ve çalışmalarımızı paylaşmamıza, anlatmamıza vesile oldular. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Yavuz Ağabey emanetinizi en iyi şekilde taşımaya devam ederiz, inşallah.

Hayrullah BAŞER
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Yönetim Kurulu Başkanı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.