Öncelikle seçim sonuçları Türkiyemiz’e, İslam Alemine, dostlarımıza hayırlı olsun. Biliyoruz ki bu seçimlerde İslam Dünyasının her yerinden özellikle Din alimleri kanaat önderleri Tayyip Erdoğan ve AK Partinin kazanması için gözyaşları içinde dua ettiler.

Bu seçimde Türkiye hiç olmadığı kadar kutuplaştırıldı, gerildi. Hatta kampanyalar seviyesizleştirildi. Geçmişte, çoğu zaman siyaset söylemi Tayyip Erdoğan’ın sert üslubundan payını alıyor idiyse bile bu seçimde göreceli olarak daha yumuşak bir uslüp kullandığını söyleyebiliriz. Muhalefet partileri ve Cumhur başkanı adayları tüm oklarını saldırılarını Tayyip Erdoğan’a, hatta zaman zaman seviyeyi iyice düşürecek şekilde yönelttilerse de Erdoğan Tam bir Cumhurbaşkanına yaraşır şekilde özgüvenle bir taraftan geçmişte yapılan hizmetleri hatırlatırken bir yandan da gelecek 50 yılın Türkiyesi vizyonunu çizdi. Millete ufuk ve ümit verdi. Sahi farkındasınızdır. Türkiye siyaseti için 50 yıllık vizyonlar sunmak Tayyip Erdoğan ile başladı. Buna mukayese ile muhalefetin siyaseti çok “tıknefes”, “ufuksuz” ve “kabız” kalıyordu. Bence, Erdoğan’ın %52,52’lik seçim zaferinin ardındaki ana faktör budur.

Bu seçimle Türkiye’nin bir devri kapandı, yeni bir devri başladı. Bu dönemin temel karakteristikleri “Bağımsızlık” ve “Milli İrade”dir. Bu devrin özelliği, Türkiye’nin ayaklarındaki prangaları atmış, iç ve dış siyasetini, egemen dış güçler ve onların iç uzantısı vesayet çevrelerinin etkisinden kurtarmış bir dönem olmasıdır, Bunun işaretlerini Batılı NATO Müttefiklerimizin, AB üyesi ülkelerin kampanya sırasındaki tutumlarından ve seçim sonucuna verdikleri tepkilerden açıkça gördük.

Gelelim rakamların diline. Erdoğan; referandumda aldığı % 51,41”lik oy oranını %52,52 ye çıkararak kendi rekorunu kırdı. Bunda elbette Cumhur İttifakı ve MHP oylarının etkisi vardır.

Ancak Erdoğanın oyları zaten yüksekti. MHP nin Ekmeleddin İhsanoğlunu desteklediği C. Başkanlığı seçiminde Erdoğan %51,78 ile seçilmişti .MHP nin bu seçimdeki oy oranı %11,15. Demek ki ittifakın katkısı sadece 1,11 puan. Veya MHP seçmeni o zaman da Çatı adayına değil de Erdoğana oy vermişti.

Diğer taraftan AK Partinin oylarındaki son birkaç seçimdir görülen kan kaybının devam ettiğini söyleyebiliriz. 1 Kasım 2015 seçimlerindeki %49,51`lik oyu, 24 Haziranda %42,44`e düşmüş durumda. Arada 7.07 puan fark var. Ak Partinin oylarında düşme bekleniyordu ama bu kayıp beklenenin de üzerinde. Burada Seçmen ciddi bir sinyal gönderiyor. Tecrübeli Erdoğanın bu sinyali almayacağını düşünemeyiz. Demek ki seçmen Erdoğan’ın yaptığı “metal yorgunluğu reformu” nu yeterli görmemiş. Ak Parti teşkilatlarındaki şımarıklık, çürümüşlük, partinin etrafını eyyamcı menfaatçi kesimin sarmış olması hala seçmen nezdinde büyük sorun. Önümüzdeki dönemde AK Parti iç organlarında yeni ameliyatlar göreceğiz demektir.

MHP, 2015 teki %11.90 oy dan, 24 Haziranda %11,56 ya düşmesine rağmen, Devlet bahçelinin bu sonuçları “zafer” olarak nitelemesi “İyi Parti” korkusundan dır MHP büyük bir travma atlatmıştır. Bahçeli, her an barajın altında kalma riskiyle kabus görüyordu, Meral Akşener’in MHP den ayrılıp Parti kurmasıyla, Bahçelinin de AK Partiye dümeni kırmasındaki zamanlama tesadüf değildir. Sonuç itibarı ile AK parti ile Erdoğan arasındaki oy farkının büyük ölçüde MHP seçmeni tarafından kapatıldığı açıktır. Buna biraz da Saadet seçmenini  katabiliriz. Saadet’in % 1,36 oy’una rağmen, Karamollaoğlunun %0,89 da kalmasi aradaki farkin T. Erdoğan`a gittiğini gösteriyor. Saadet bu seçimde Millet İttifakından hiçbir kazanç elde edemediği gibi, CHP nin fazladan 15 milletvekili kazanmasını sağlamıştır. Kınasını yaksınlar.

İttifaklar dönemi, oy bloklaşmalarını da beraberinde getirdi. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde başlayan bloklaşmanın kemikleşerek devam ettiği görülüyor. 24 Haziranda İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’nun oy toplamları olan %38,97 nin Ekmeleddin İhsanoğlu’nun oyu %38,44 e neredeyse eşit olması bunu gösteriyor. Yani bloklar arasında oy geçişkenliği yok ama bloklar içinde müthiş bir hareketlilik var. Mesela Muharrem İnce’nin aldığı oy %30,72 iken# CHP nin oyunun % 22,72 ye düşmüş olmasi bir gerçeği ortaya çıkardı. CHP seçmenin %3.24’ü Barajı aşması için HDP ye, %2,68‘i de İyi Parti’ye oy verdi. Bu kadar kesin rakamı nasıl verebiliyorum? Çünkü; Demirtaş`ın oyu ile HDP nin oyu arasındaki fark %2,24. Iyi Parti`nin oyu ile Aksener`in oyu arasindaki fark ta %2,68 de ondan. Bu durumda “Atatürkün askerleriyiz” diyerek öğünen CHP li seçmenler artık “APO nun askerleriyiz” veya “FETÖ’nün askerleriyiz” diyerek te öğünseler yeridir.

Önümüzdeki günlerde çok ilginç gelişmeler yaşayacağız. Özellikle CHP içinde Kılıçdaroğlu ile İnce arasında çok sert genel kurul kavgaları izleyeceğiz. Şimdiden iyi seyirler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.