Türk milletinin tarihteki o milli ruhu ve heyecanı bugün nasıl yaşıyor?

-A A +A

Allah milletimizin bu hassasiyetini ebedi devam ettirsin!

Müslüman Türk milletinde tarih boyunca zaferleri kazandıran o ruh yok olmamış el-hamdilillah! Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde hala o dinamizm bütün canlılığıyla ortada, çok şükür! Müslüman Türk milletinde Milli Mücadele ruhu hala yaşıyor. Yaklaşık bir asır önce memleketimizi işgal eden sömürgeci güçlerin bugünkü mirasçıları sivil işgal ordularına karşı, millet olarak yeni bir Milli Mücadeleyi daha kazanabilmemiz için bu ruhun, en güzel şekilde görevini icra edebilmesini sağlayacak rehberlere çok büyük ihtiyaç vardır.

a1.jpg

Media Folder: 

Geçen haftalarda, İncirlik Üssü'ndeki koalisyon karargahında, madalya töreni düzenlendi. Tören sırasında ABD'li albay Kevin Leahy, 'Koalisyon' güçleri karargahında görev yapan bir Türk subayına üstün başarılarından dolayı madalya takdim etti.

Terör uzmanı Abdullah Ağar'ın aktardığına göre; Bu sırada bir konuşma yapan Türk subayı:

"-Bu madalyayı kabul etmem mümkün değildir. Çünkü bu madalyayı verenler benim düşmanım ile işbirliği içindedirler. 'Onurum' bu madalyayı kabul etmeme müsaade etmemektedir" dedi. Madalyayı iade eden Türk subayı törenden ayrıldı. [1]

Tarihimizin ana omurgasını ortaya koyan, milli ve manevi ruhumuzu yansıtan bu harika olaylardan bazı örnekler verelim.

Her hatırladığımda beni ağlatacak kadar etkileyen bu efsanevi olaylar, tarihimizde sayılmayacak kadar çoktur.

İsterseniz bu konuda örneklere biraz eskilerden başlayalım:

TİRYAKİ HASAN PAŞA’NIN SON
DERECE MÜTEVAZİ HİKAYESİ

Tiryaki Hasan Paşa, Padişah’ın Kanije Savunmasındaki kahramanlıkları dolayısıyla verdiği vezirlik dolayısıyla:

“-Eyvah! Osmanlı’da vezirlik bu kadar mı düştü ve değersizleşti demiş, ağlamıştır.

DELİ HASAN AĞA’NIN
GÖZ YAŞARTICI DAVRANIŞI

Kırım Savaşı'ndaki büyük kahramanlıklarından dolayı Fransız hükümetince kendisine nişan verilen Deli Hasan Ağa diye meşhur yiğit bu nişanı hiç önemsememiş ve takmamış.

Bunu farkeden zamanın Osmanlı Hariciye Nazırı Keçecizâde Fuat Paşa, bu davranışının sebebini sorması üzerine, Deli Hasan Ağa:

"-Paşam, benim vücudumda savaşlarda kazandığım yedi nişanım (yara izim) var. Onlar varken Frenk'in/elin nişanını ben ne yapayım!" diye cevap vermiştir.

TARİHİMİZDE MEHMET ÇAVUŞ
OLAYINI BİLİYOR MUSUNUZ?

Son Haçlı savaşlarının birinde meydana gelen, unutulmayan meşhur bir olay vardır:

Mehmet çavuş, savaşta vurulmuş ve yaralanmış, köylüsü Ahmet’i hemen yanına çağırmış. O gelinceye kadar kan/revan içerisinde yarasını kurcalamış ve araştırmış, sonunda kendisini yaralayan mermiyi bulmuş. Arkadaşı Ahmet gelince bu mermiyi ona uzatmış.

-Bu beni cephede şehit eden mermi, demiş. Sonra babasını şehit eden kuru kanlı mermiyi cebinden çıkararak ona teslim etmiş ve şöyle demiş:

“-Ben, babamın vasiyetini yerine getirdim, onun emanetini iki ettim, sen bunları beşikteki oğlum Ali’ye götür: O da bunları üç etsin!..”

Gelelim bugünlere…

BİLİM ADAMI ERASLAN’IN
ARSLANCA DAVRANIŞI

Örnek olarak, hemen hafızalarımızda çağrışıveren bir olayı hatırlayıverelim:

2.jpg

Media Folder: 

1965 yılında ABD’de NASA’nın Ay’a giden Apollo Projelerinin yazılımı yapan Türk bilim adamı Prof. Dr. Arsev H. Eraslan, NASA’nın, 'Bu adam bize şart' dediği Türk Bilim Adamıdır ve Türkiye'nin ilk uçak mühendisi Prof. Dr. Necdet Eraslan'ın oğludur. 

Eraslan, NASA’nın Apollo projesine katılırken başından geçen bir olayı şöyle anlatmıştır:

"NASA 1965'de Apollo projesine beni aldı. O dönemde Türkiye’de park cezası yediğim için diplomamı bile alamıyordum. Pasaportum geçmiş, vizem bitmişti. Çok gizli projelere katılmam için “ABD vatandaş formunu” doldurmamı istediler. “Doldurmam!” dedim, ikna edemediler. Sonunda, 'ABD ile Türkiye arasında bir savaş çıkarsa hangi tarafa gideceksin?' dediler. Ben de, “Türkiye vatanım!” dedim. Bana bir mektup yazdırdılar. Mektupta, 'Eğer ABD ile bir savaş çıkarsa 24 saat içinde hangi tarafa sadakatli olacağımı bildireceğim' diye yazdım. Bu formüle ikna oldular ve çalışma izni verdiler.”

Eraslan neden Amerikan vatandaşı olmadığını şöyle açıklamıştır:

“-ABD vatandaşı olsam, dedelerim mezarında ters dönerdi."  [2]

UZAY ÇALIŞMALARINDA TÜRK BİLİM
ADAMININ HERKESİ ŞAŞIRTAN DAVRANIŞI

2012’de ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un düzenlediği Dijital Adli Tıp Yarışması'nda, 52 ülkeden tam 1147 grup yarışmacıyı geride bırakarak birinci gelen, Amerikalıların "LoneWolf" (Yalnız Kurt) adını taktığı takma adlı Can Yıldızlı, Pentagon'un tüm savunma sistemini alt üst etmiş, en gizli dosyalara bile kısa sürede ulaşmıştır. Can Yıldızlı’nın, ABD'nin birçok uzmanını şaşkına çeviren bu başarısından daha harika olan ve Türk kamuoyu tarafından takdirle karşılanan bir davranışta bulunmuştur. ABD’nin vatandaşlık önerisini reddetmesi olmuştur.

Can Yıldızlı, 24 Ocak'ta Atalanta'da yapılacak ödül törenine davet edilmiştir. Zekasıyla herkesi dize getiren genç adam, ödülünü almak için ABD'ye gittiğinde hiç ummadığı bir durumla karşılaşmıştır.

5.jpg

Media Folder: 

Ödül töreni öncesinde Amerikalı yetkililer, Can Yıldızlı'ya:

"-Gel, ABD vatandaşı ol. Hayatın kurtulsun!" demişler.

Fakat Yıldızlı, bu teklifi elinin tersiyle itip,

"-Ben Türküm. Amerikan vatandaşı olmak istemiyorum" diyerek herkesi şaşırtmıştır.  [3]

Şüphesiz Türkiye vatandaşı olmaktan vazgeçmeyen ve başka bir ülkenin vatandaşı olmayı reddeden böyle pek çok değerli insanlarımız olmuştur.

Şimdi günümüz olaylarından şu örneklere bakalım:

GELELİM BUGÜNKÜ
ŞAHANE ÖRNEKLERE

* Şırnak Küpeli Dağı'nda PKK'lı teröristlerle savaşta şehit olan Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Yeşiltepe Köyünden Piyade Er Ramazan Cuma, iki gün önce ağabeyi Erol Cuma ile görüşmelerinde, kendisinden önce şehit düşen yarbay, binbaşı ve erle aynı bölgede görev yaptıklarını söylemiş ve “Sıra bende. Hakkınızı şimdiden helal edin” demiş.  [4] ve şehit olmuş.

3.jpg

Media Folder: 

* Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde, 21 Ekim tarihinde PKK’ya karşı operasyonda şehit olan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Uysal'ın annesi Nefise Uysal, 25 yıl önce de bir oğlunu şehit verdiğini söyleyerek: “-Rabbime her namazdan sonra, şehit anası olmayı nasip ettiği için dua ediyorum, şükrediyorum” demiş.  [5]

* Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde PKK’lılar tarafından şehit edilen

4.jpg

Media Folder: 

5 aylık asker Bursalı Jandarma Komando Er Samet Saraç'ın, Ağustos ayında dağıtım iznine geldiği memleketinde arkadaşları ve komşularına: “-Hakkınızı helal edin, şehit olacağım, cenazem geldiğinde kimse ağlamasın!” demiş. İki ay sonra da şehit olmuş. [6]

* Şırnak’ta şehit düşen Komando Er Sıddık Küçükgöz’ün babası Hamit Küçükgöz, Uğurludağ ilçesine bağlı Aşılıarmut köyünde oğlunu toprağa verdikten sonra, oğlu Sıddık’ın, terhisine 20 gün kala şehit düştüğünü söyleyerek, “-Oğlumun vatana borçlu kalmasını istemiyorum!” demiş ve oğlunun adına 20 gün askerlik yapmak için Askerlik Şubesi’ne başvurmuş. [7]

* Şırnak’ta PKK’ya karşı operasyonlarda görev yapan Şehit Jandarma Komando Er Recep Karaca'nın Gebze'de yaşayan annesi Havva Karaca ve Babası Orhan Karaca’nın anlattığına göre, oğulları, askerlikten geri çevrilmemek için, kalbinin delik olduğunu saklamış. [8]
Vs.

SONUÇ

Kısacası Müslüman Türk milletinde tarih boyunca zaferleri kazandıran o ruh hala yok olmamış el-hamdilillah!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde hala o dinamizm bütün canlılığıyla ortada duruyor, çok şükür!.

Müslüman Türk milletinde Milli Mücadele ruhu hala yaşıyor. Yaklaşık bir asır önce memleketimizi işgal eden sömürgeci güçlerin bugünkü mirasçılarına ve onların içimizde kol gezen sivil işgal ordularına karşı, millet olarak yeni bir Milli Mücadeleyi daha kazanabilmemiz için bu ruhun, bu inancın, en güzel şekilde görevini icra edebilmesini sağlayacak rehberlere ve yol göstericilere çok büyük ihtiyaç vardır.

Yeni zaferlerin kazanılabilmesi için, Müslüman Türk milletinin bu potansiyel gücünü, Allah’ın yardımıyla yeniden şaha kaldıracak rehber birileri elbet olacaktır.

Sevgiler, saygılar…

Hasan ERDEN
herden1950@hotmail.com

 

 



[2] Milliyet, 20.06.2005

[3] takvim.com.tr / 03.02.2012 

[4] 17 Haziran 2007 tarihli gazeteler.

[5] 22 Ekim 2007 tarihli gazeteler

[6] 22.10.2007 tarihli gazeteler.

[7] 14/10/2007 tarihli gezeteler.

[8] 19 Aralık 2007 tarihli gezeteler.

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 17.05.2017 - 14:36 -301-
Bu sayfayı paylaşın :