Uzun Soluklu bir Yolculuk!

-A A +A

Medeniyetimizin Yeniden İhya ve İnşası…

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı’nın 170 Üyeli istişare organı, Danışma Meclisi 29 Nisan Cumartesi günü,  40 üyeli karar organı, Mütevelli Heyeti ise 30 Nisan Pazar günü Ankara’da toplandı. Bu iki toplantıda yapılan çalışmaları izledikten sonra; vakfın kuruluşundan bu yana ilmek ilmek kendisini nasıl dokuyup olgunlaştırdığını, adım adım yılmadan, usanmadan nasıl bir mesafe aldığını, kurumsal noktaya geldiğini Rabbime şükür görme imkânı bulduk.

Danışma Meclisi, Katılımcılara bakıldığında Edirne’den Hatay’a, Diyarbakır, Mardin,  Şırnak’a, Ağrı’ya kadar Anadolu’nun dört bir yanından il il belirlenen üyelerin temsilinden oluşmuş. Yeni Çizgi Eğitim Kurumlarının salonunda yapılan toplantının ana gündemi  “Vakfın üç yıllık Stratejik Planı”nın müzakeresi.

Önceden profesyonel bir ekibin yönetiminde 40 kişilik bir heyetle hazırlanan stratejik plan taslağı; mazeretleri nedeniyle katılamayan üyelerin yazılı olarak yaptıkları katkı ve hazır bulunanların müzakere sonucu verdikleri katkı ile güzel bir plan ortaya çıktı. Böylece belirlenen amaç ve hedeflere ulaşmak için yapılacak faaliyetler ve bu faaliyetlerin süreleri ile sorumluları belirlenmek suretiyle sürecin işlerliği de izlenebilmiş olacaktır.

Ekip ruhuyla,  müzakere üslubuna dayalı istişareye değer veren bir anlayışla yapılan bu çalışma, 30 Nisan Pazar günü vakıf Mütevelli Heyeti’nin kararı ile onanmış ve yürürlüğe girmiş oldu.

Gerek Danışma Meclisinde ele alınan Stratejik Plan, gerekse Mütevelli toplantısı gündeminde ele alınan bütün çalışmalar Medeniyet temelli, Medeniyet tasavvuru,  Medeniyetimizin yeniden ihya ve inşası hedefine yönelik.

Çünkü, bu gün Batı kendi medeniyet değerlerini bitirmiş vaziyette, çöküş aşamasında. Ürettiği kapitalist sömürü sistemi, hem kendi bölgesini, hem de diğer ülkelerin ekonomik, sosyal, kültürel değerlerinin içini boşaltmış, tarumar etmiştir.  Varlığını sürdürebilmek için yeni sömürü yöntemleri geliştirmektedir. Ülkemizin etrafında küresel bir savaş yaşanmaktadır. Ne yazık ki; kan gölüne çevirdikleri Ortadoğu ve İslâm dünyasının haritaları yeniden çizilmeye çalışılmaktadır.

Etrafımızda olup bitenlere bakılırsa bu günlerde tarih yeniden yazılmaktadır. Tarihi ancak medeniyeti olanlar yazar.  Bu nedenle kendi kaderimizi tayin edecek, kendi tarihimizi yazacak millet olma bilincine medeniyet ideali ile ulaşılır.  Bu ise öncelikle, süratle kendi medeniyetimizi yeniden hatırlamak, sonra ihya ve inşasına geçecek bir hamleyi başlatmak gerekmektedir.

Ülkemiz birçok alanda tabir yerinde ise çağ atladı, ama eğitimden iktidar dâhil herkes şikâyetçi,  niçin başarılı olamadık? Niçin iman, ahlak, erdem donanımlı bir gençlik yetiştiremedik? Sebebi gayet açık! Modernizmin ruhsuz, içi boş hedefleri insanımızın, gençlerimizin zihnini dünyalık hedeflere yöneltti. Dünyevi hedeflere ulaşmak için eğitim, kuru bilgi yarışından öteye geçemedi. Bize hayat veren medeniyet değerlerimiz unutturuldu.

İşte bu açmaz, dava ve ideal sahibi olan insanlarda kaygı uyandırmaktadır. Bir sivil toplum kuruluşu olan Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfının da ülkemiz ve insanımızın geleceği adına hissettiği sorumluluk gereği; faaliyetleri arasında önemli projelerinden birisi, kendi medeniyet değerlerimizi işleyen bir yayın serisidir. Değerli bilim insanı akademisyenlerin hazırladığı Medeniyet Serisinden ilk iki eser; İslam Akaidi, Hadis ve Sünnet Anlayışımız yayımlandı.  Diğerleri peş peşe önümüzdeki aylarda AY YAYINLARI arasında okuyucularla buluşacak inşaallah.

Diğer taraftan vakıf, “Türkiye’nin 10 Temel meselesi”  ile ilgili 80 Civarında akademisyen ve alanında uzman değerli bilim adamları ile yürütülen çalışmayla, medeniyetimizin yeniden ihya ve inşası hedefinde, entelektüel aydın birikimini devreye koymak amacını gütmektedir.

Bu iki toplantı,  Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı’nın ülke çapında ne kadar geniş bir alanda tecrübeli, birikimli bir insan kaynağına sahip olduğu, maddi, manevi imkân ve kabiliyetleri ile faaliyetlerini kurumsal yapısı içinde yürüttüğü görülerek, bir iyilik ve hayır kurumunun ötesinde, güven veren bir Medeniyet Hareketi olduğunu göstermiştir.

Vakıf Başkanımız Hayrullah BAŞER’in konuşmasında ‘…bu çaba, Medeniyet hareketi, uzun soluklu bir çalışmadır’ cümlesi vakfın amaç ve hedefinin ülke ve insanımız için ne kadar derinlikli bir anlam ifade ettiğini göstermektedir. Sayın Başeri’in konuşmasında geçen faaliyetlerden; gençler, hanımlar, eğitim ve kültür çalışmaları gibi kısa vadeli faaliyetler yanında,  Yeni Çizgi Eğitim Kurumları ile başlatılan okullaşma çalışmasının önemine vurgu yaparak, stratejik planda gündeme gelen Üniversite Açmak kararının alınmış olması, uzun soluklu bir eğitim hedefi olarak ta takdire değer bir çalışmadır.

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim vakfı,  insana değer veren, kucaklayıcı, ötekileştirmeyen, ehli kıbleyi tekfir etmeyen, vahiy ve risalet temelli bir anlayışla, İnfak Vakfı, Araştırma ve Kültür Vakfı, birlikte  aynı değerleri paylaşan sivil toplum kuruluşları ile “Sevgi, Dostluk, Kardeşlik Platformu” adı altında ilkeli bir birliktelik oluşturmaları da zikre değer bir gelişmedir..

Sözün özü,  hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmayan, siyasetin üstünde veya bütün siyasi yapılara aynı mesafede duran, doğruların yanında, yanlışların karşısında, bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak; Akide konusunda tavizsiz, siyasi, sosyal, kültürel düşünce farklılıklarına saygı duyan bir anlayışın savunucusudur.

Özetle, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı; İslâm ve Millet davasının Medeniyet idealine sahip, sevgi toplumunun mayası kardeşler topluluğudur.  Kucaklayıcı, kuşatıcı, gönülleri ve mekânları bütün dostların yer bulacağı genişlikte, herkese açık çatısı altında; Necip Fazıl’ın dediği gibi “Davasını savunacak kim var? Denildiğinde, sağa sola bakmadan, hiç tereddütsüz “Ben Varım!” diyen, dava adamı, gönül insanı dostların güvenle buluşacağı zaman gelmiştir. Vesselam!

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 03.05.2017 - 17:56 -1,090-
Bu sayfayı paylaşın :