YENİ KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR VE HATIRLADIKLARIMIZ

08 Aralık 2012, 09:36
YENİ KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİ HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR VE HATIRLADIKLARIMIZ
 SAMİ NOGAY
saminogay@gmail.com
 
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik 27 Kasım 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ama konu ile ilgili tartışmalar halen devam ediyor. Yönetmeliğin ilgili maddelerini aşağıya aldım. Defalarca okudum. Kıyametler koparacak bir şey göremedim. Geçtiğimiz kırk yılda Türk Millî Eğitiminin pek çok yerinde görev almış, özellikle MEB Talim ve Terbiye Kurulunda yıllarca “Mevzuat Uzmanlığı” yapmış bir eğitimci olarak şaşırmadım dersem yalan olur. 

Bu ülkede neden herkes eğitimci kesilir? Eğitimimizin bir yığın sorunu var iken bu sorunlarla ilgilenmeyiz de neden kılıkla kıyafetle zaman öldürürüz? Bu tartışmaları yapanlara sormak lazım: Son on yıldır ilköğretim okullarının yılda 1.300.000 civarında mezun verdiğini ve bunun sadece 800,000 kişinin lise ve meslek liselerine gittiğini geriye kalan 500,000 kişinin nerede olduğunu tespit edemediğimizi biliyor muyuz? On yılda bu bilinmezliğin 5.000.000 kişi olduğunu biliyor muyuz? Meslek Liselerimizden son on yıldır yılda ortalama 200.000 kişi mezun olduğunu ve bunun on yılda 2.000.000 olduğunu, bu mezunların kendi mesleğinde çalışanın oranının yüzde üçü geçmediğini biliyor muyuz? 28 Şubat 1997 darbesinden bu yana meslek okullarında mesleği öğreten programlar değil de ansiklopedik bilgi veren programlar uygulandığını biliyor muyuz? Türkiye'de 160'dan fazla lise programı uygulandığını ve üniversite sınavlarını iki çeşit lise programına göre yaparak sınav adaletsizliğinin devam ettiğini ve gençlerin dershanelere gitmek mecburiyetinde bırakıldığını biliyor muyuz? Bu soruları çoğaltmak mümkün ama esas milli eğitim sorunlarıyla uğraşanı bulmak mümkün değil. 

Düşündüm de kılık kıyafet tartışması neye benziyor biliyor musunuz? Bir otomobilimiz var yürüyen aksamı ve motoru çalışmıyor. Biz arabayı çalışır hale getirmemiz gerekirken, arabanın kaportasının rengi nasıl olsun tartışmasına takılıp kaldık. Yani eğitimin sorunlarını çözmeye çalışacağımız yerde kılıkla kıyafetle uğraşıyoruz. 

Bir aklı eren aşağıdaki maddeleri okusun da neyi tartıştığımızı izah etsin.
Yoksa biz eskilerin deyimiyle halen “ÇOBAN YEDİ KOYUNA, ÇOCUK YEDİ OYUNA” mı diyoruz. Dağıtıyor muyuz toplamadan. Biraz düşünelim istedim.
Allah’a emanet olunuz.
 
Temel ilkeler
MADDE 3 – (1) 4 üncü maddede yer alan sınırlamalar dışında okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde kılık ve kıyafet serbesttir. 

(2) Öğrenciler, okul, sınıf ve şubelerde tek tip kıyafet giymeye zorlanamaz. Ancak, velilerin en az yüzde altmışının muvafakatiyle, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel kurumlara ait okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde 4 üncü maddede yer alan sınırlamalara uyulmak kaydıyla, okul yönetimlerince okul kıyafeti belirlenebilir. 

(3) Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, yaş grubu özelliklerine uygun, temiz ve düzenli bir kıyafet giyer. 

(4) Öğrenciler, öğrenim gördükleri programın özelliğine göre atölye, işlik ve laboratuvarlarda önlük veya tulum, işyerlerinde ise yapılan işin özelliğine uygun kıyafet giyer. 

(5) Öğrenciler, beden eğitimi ve spor derslerinde eşofman, diğer spor etkinliklerinde ise etkinliğin özelliğine uygun kıyafet giyer. Ancak öğrenciler tek tip eşofman veya spor kıyafeti giymeye zorlanamaz. 

(6) Kız öğrenciler, imam-hatip ortaokul ve liseleri ile çok programlı liselerin imam-hatip programlarında tüm derslerde, ortaokul ve liselerde ise seçmeli Kur'an-ı Kerim derslerinde başlarını örtebilir.  

(7) Sağlık özrü bulunan ve bu durumu belgelendiren öğrencilerin özürlerinin gerektirdiği şekilde giyinmelerine izin verilir.  

(8) Özel gün, hafta ve kutlamalarda ders içi ve ders dışı faaliyetlerde kullanılmak üzere veliye malî yük getirecek özel kıyafet aldırılamaz.  

Kılık ve kıyafet sınırlamaları
MADDE 4 – (1) Öğrenciler;

a) Öğrenim gördükleri okulun arması ve rozeti dışında nişan, arma, sembol, rozet ve benzeri takılar takamaz, 

b) İnsan sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve mevsim şartlarına uygun olmayan kıyafetler giyemez,  

c) Yırtık veya delikli kıyafetler ile şeffaf kıyafetler giyemez,  

ç) Vücut hatlarını belli eden şort, tayt gibi kıyafetler ile diz üstü etek, derin yırtmaçlı etek, kısa pantolon, kolsuz tişört ve kolsuz gömlek giyemez,  

d) Siyasî sembol içeren simge, şekil ve yazıların yer aldığı fular, bere, şapka, çanta ve benzeri materyalleri kullanamaz ve giysileri giyemez,  

e) Okul içinde baş açık, saçlar temiz ve boyasız olarak bulunur, makyaj yapamaz, bıyık ve sakal bırakamaz. 3 üncü maddenin altıncı fıkrası hükümleri saklıdır.
 
 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • Sefilix 1 yıl önce yorumlandı

      valla bu sorunları çözecek olanlar önce kılık kıyafetten başladıklarından tartışma bu boyutlara onun için gelmiş olsa gerek. inşallah okullardaki suç oranını artırmaz bu durum. kim öğrenci kim değil nasıl anlayacak hocalar. hani üniversitede girersiniz derse kimse anlamaz ya. şimdi liselerde de olur orta okullarda da. bunu hocalardan dinledim de yazdım buraya. kimlik yada başka bir metot bulunması lazım diyorlar. zaten zorunlulukla herkesi okullarda tutmak zorunda sitem. idarecilerin tabandakilerin sesini duymasında fayda var.

    • MAHMUT AKYOL 1 yıl önce yorumlandı

      nogayların başı,
      mütevazı sitemize hoş geldiniz. milli eğitim de geçirdiğiniz yıllarınızın sonucu biriken tecrübelerinizi aktararak hem bizi güçlendirmiş ve hem de okuyucuları doğru şekilde aydınlatmış olacaksınız.
      site yöneticisi arkadaşın anlattığına göre, önümüzdeki günler önemli gelişmeler olacakmış. o günleri heyecanla bekliyoruz.
      yazı kadromuz giderek güç kazanıyor.
      yıllarca parlamentoda bulunmuş bir abimiz görüş ve düşüncelerini yazıyor.
      yıllarca adalet bakanlığında çalışmış, ortaya koyduğu içtihatlarla içimizi rahatlatan bir abimiz yazıyor.
      yıllarca yazarlık ve danışmanlık yapmış bir abimiz, cağaloğlunun tozuna ve kokusuna bürünmüş bir abimiz tecrübelerini konuşturuyor.
      siz öyle, sağlık bakanlığından emekli arkadaşım öyle, yazdıkları şiirleriyle bizlere heyecan veren kardeşlerimiz öyle, daha kimleri saysam ki, benim gibi çömezlerde ancak işin tuzu biberi vs.
      sonuçta tekrar diyorum ki aramıza hoş geldin nogayların başı,

    banner99
    Hava Durumu
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Karikatür
    • İhanet
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv