Keskin zekâsı ve kıvrak aklıyla daha ilkokuldan önce kendini fark ettirir. Okulda çalışkanlığı ve başarıları ile hocalarının takdirini kazanır. Her çocuk gibi hayali doktor yahut öğretmen olmaktır. Ailesinin teşvikiyle doktor olmak hayalinin peşinden koşar. Yılmadan yorucu ve yıpratıcı eğitim süreçlerini geçer. Çalışır, büyük çabalar sonucu beyaz önlük için gerekli puanı fazlasıyla elde eder. Azimle okulunu bitirip kutsal mesleğe adımını atar. Bir doktor olmanın haklı gururunu ailesine yaşatır.
19.01.2021 11:22
1 yorum
1.303 okunma
Zor Günler ve Aşı Sevinci
Ali Akça

Keskin zekâsı ve kıvrak aklıyla daha ilkokuldan önce kendini fark ettirir. Okulda çalışkanlığı ve başarıları ile hocalarının takdirini kazanır. Her çocuk gibi hayali doktor yahut öğretmen olmaktır. Ailesinin teşvikiyle doktor olmak hayalinin peşinden koşar. Yılmadan yorucu ve yıpratıcı eğitim süreçlerini geçer. Çalışır, büyük çabalar sonucu beyaz önlük için gerekli puanı fazlasıyla elde eder. Azimle okulunu bitirip kutsal mesleğe adımını atar. Bir doktor olmanın haklı gururunu ailesine yaşatır.

İnsanın gönlünde sevgi ve yardımlaşma duygusu olmasa; doktorluk mesleğinin ömür boyu sürecek eğitimine ve büyük sıkıntı ve çabalarına kolay katlanılamaz. Herkesin üstesinden gelemeyeceği, insan sevgisi ve merhamet gerektiren, çok yorucu ve zahmetli bir meslektir. Çoğu meslekler gibi rutin bir çalışma düzeni olmaz. Diğer mesleklere göre eğitimi, uzmanlık ve araştırmaları uzun yıllar alır. İnsanlık sevgisiyle yoğrulacak bir sanat olan bu mesleği yapmak arzu, çaba ve gönül gerektirir.

Ankara Şehir Hastanesinin Acil Servis’inde uzman doktor olarak göreve başlamıştı. Acil servisler hep hareketli ve yoğun olur, nöbetler zorlu geçerdi. Korona virüsünün dünyaya kök söktürdüğü, adeta onu esir alıp iç yüzünü ortaya çıkardığı günler yaşanıyordu. Acil Serviste normal hastaların giremediği ayrı birim oluşturulmuş ve burada sadece korona virüs hastalığı şüphesiyle gelenlere bakılıyordu.  

Dünyayı sarsan bu salgın bir yıl içinde tam iki milyon insanı aramızdan alıp götürmüştü. Sanki kıyametin kopması gibi bir şeydi. “Sürüden ayrılanı kurt kapar” sözünün tersine; korona sürüden insan kaparak geride kalanları sevdiğinden ve toplumdan ayırıp yalnızlaştırıyordu. Korona hastalarının görüntüleri, içler acısı durumları, çaresiz bakışları, insana adeta ölümün nefesini hissediyordu. Yoğun bakım, entübe hastalar, vaka sayıları, insanların hızlı biçimde ölümü tüm dünya insanını ürpertti. Virüs her alanda yaşam tarzını ve dünya düzenini değiştirdi.

Bu sürede toplumun en büyük destekçisi ve yardımcısı sağlık personeliydi. Onların gözlerinin içine bakıp bir umut ışığı, dillerinden dökülecek bir şifa hikmeti arandı. Ekranlarda pür dikkat bilim kurulu üyesi hocalar izlendi. Milyonlarca kişi virüse yakalanıyor ve acılar içinde kendilerini doktorların ellerine bırakıyordu. Sağlık melekleri acil servislerde, yoğun bakımlarda zor taşınan özel elbise içinde, çetin şartlarda zamana bağlı olmaksızın çalışıyordu. Hastaları iyileştirmek, onların ıstıraplarını dindirmek, yakınlarına teselli vermek, dur-durak bilmeden severek görevlerini yapıyorlardı. Yaşama anlam kazandıran sevgi ve özveriyle, hastaları yoğun bakım odalarında tedavi ediyorlardı.

Onlara sağlık ordusu denildi. Zira günlerce bıkmadan, usanmadan; gece-gündüz demeden çoluk-çocuk ve yakınlarını göremeden korona virüse yakalananları iyileştirmek için adeta bir savaş veriyorlardı. Kaybettikleri hastaları için üzüldüler, sağlığına kavuşan hastalarını sevinçle uğurladılar, diğer insanları sürekli uyardılar. Toplumun her kesimi bu insanüstü çabaya karşılık onlara karınca kararınca yardımcı olmaya çalıştı. Yöneticiler onlara destek ve imkân verdi.

Bu arada, dünyada bilim adamları, tıp uzmanları aşı bulmak için çaba gösterdiler. Bazı ülkeler aşı bulmayı başarmıştı. Yeni yıla kavuştuğumuzda İngiltere, Avrupa Birliği ülkeleri ve ülkemizle birlikte diğer birçok ülkede aşılama çalışmaları başladı. Aşılamada öncelik risk grubundaki yaşlılara ve sağlık çalışanlarına, ardından yaşlı bakımevlerine verildi.

Mesleğinin konusu insan olan doktorlar; çoğu durumda kendi özel hayatlarından fedakârlık gerektiren özveri ve gönüllülük ikliminde çalışırlar. Sağlık hocaları, değerli hekimler ve bilim insanlarımız bu dönemde fedakârca var güçleriyle insanlığı bu virüsten kurtarmak için uğraştılar. Bir yılı geride bıraktığımız bu süreçte; eşlerine, çocuklarına zaman ayırmayı bırakın onlarla görüşme imkânı bile bulamadılar. Sağlık çalışanları ancak balkondan bir an görüntü yahut telefonda bir selamlaşma ile sevdikleriyle hasret giderdiler. Toplum özveriyle hizmet eden tüm bu insanlar için destek amacıyla balkonlardan zaman zaman alkışlar tuttu. Eğitimi uzun yıllar alan, kısıtlı maddi imkânlarla yetişip büyük tecrübe kazanan değerli birçok hoca ve doktor bu amansız virüse yakalandı, kurtulamadı, bu dünyaya genç yaşta veda ettiler.

Halen yaşadığımız korona virüs günlerinde; ülkemiz büyük bir sınavdan geçiyor. Başta ekonomi olmak üzere, üretimin durması, çalışanların işe gidememesi ve kazançlarının eksilmesi nedeniyle eve ekmek götüremez oluşları; toplumun psikolojisi, gençlerin eğitimi, karantina günleri, sokakların sessizliği, ailelerin birbirini görememesi, yöneticilerin salgına karşı farklı tutumları ve devlet yardımları hepsi insanlık için unutulmaması gereken öneli dersler ve asla unutulmayacak büyük izler bıraktı.      

Bilge Akdemir Karaca, genç bir doktor olarak, halen Ankara Şehir Hastanesi acil servis uzmanı görevini severek sürdürüyor. Tüm sağlık çalışanları gibi korona virüs sürecini “O” da, hastalarını tedavi edip zorlu günler yaşayarak geçirdi. Birçok meslektaşı gibi korona mücadelesinin ön safında sağlık neferlerinden biri oldu. Her nöbet çıkışında ailesi ile ancak apartman koridorlarında veya balkondan el sallayarak nemli gözlerle selamlaşıp telefonla görüşebildi.

O günlerden bu günlere ulaşıldı. Şimdi toplumun yüzünde gülümseme var. Şükür sıkıntılı günlerin ardından ulusça aşılama sürecine kavuşuldu. Aşılamanın ilk günü birçok meslektaşı gibi aşı gündeminin yüzü olmasından dolayı Konya, Cihanbeyli, Damlakuyulular; hemşerileri Doktor Bilge Akdemir Karaca ile övünç duyuyorlar. Hatta Bu tarihi günü ve doktorların haklı gururunu gazeteler fotoğraflarıyla sayfalarına; televizyon kanalları canlı yayınlarla ekranlarına taşıyıp, birçok doktoru aşı başlangıcının yüzü olarak haber yaptılar. 

Bu zor ve zahmetli dönemde insanlığa gönülden hizmet ettikleri için tüm sağlık personeline sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Dostlukla…

Ali Akça

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Hakça Paylaşım
Azizim, elbetteki koronaya karşı amansız mücadele veren tüm sağlık personeli ve panzehiri bulmak için mücadele eden uzmanlara sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Ancak, kendini uygar olarak lanse eden, yani sözde insani değerlere önem veren, genel olarak batılı diye isimlendirdiğimiz devletler, nüfuslarının kat kat üstünde aşıyı stoklarken, hatta tüm satışı bile kapatıp, mazlum ülke insanını ölüme terk ederken hakça paylaşımdan, insanlıktan söz edilebilir mi? Ülkemiz de dahi nüfusun en az %70'i aşı beklerken, sonrası bilinmez olan, 3 milyon doz aşıya bu kadar sevinmek fazla iyimserlik olmaz mı diye düşünüyorum. Sevgiyle kalın.
Yorum Ekleyen: Tayyar Süslü     20.01.2021 10:36:27
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Halen, bir kamu kuruluşunda görevini sürdürmektedir. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya