Ankara'da mobilyacılıkla uğraşan, Anadolu Mobilya’nın sahibi hemşerimizdi. Saman Pazarı, Konya Sokak’taki dükkânına senede 2–3 defa uğrar, sohbet ederdik.
06.03.2021 06:28
1.266 okunma
19 HAZİRAN 2011-ÖMER DİLER
Mustafa Yolcu

Ankara'da mobilyacılıkla uğraşan, Anadolu Mobilya’nın sahibi hemşerimizdi. Saman Pazarı, Konya Sokak’taki dükkânına senede 2–3 defa uğrar, sohbet ederdik.

Güngörmüş, geçirmiş birisiydi. Gençliğinde İskilip’te berberlik yaparken, 1957 yılında üç kardeş Ankara’ya gelerek, mobilyacılık işine girmişler. Daha sonraki yıllarda işlerini ayırarak, herkesin kendi işyeri olmuş. Ayrı çalışmışlar.

Ömer emmi, sosyal birisi idi. Evlenecek, ev yaptıracak, ölümü ayrılığı olan insanlarla ilgilenir, yardımcı olmaya çalışırdı. Hemşerimiz Necdet Portakal ile çok güzel hatıraları vardı.

Kendisini ziyarete gittiğim bir gün, şunları anlatmıştı: ­“İskilip’te berberlik yapıyordum. Dükkânda mangalımız vardı. Mangalın içindeki közle hem dükkânı ısıtır, hem de üzerinde kahve yapardık. Ayrıca sıcak suyumda eksik olmazdı. Kahveyi herkese yapmazdım. Kahve yaptığımız insanlardan biri de Ulu dereli İsmail İpekçi Hoca idi. Arkadaşlar tıraş olmanın dışında da dükkâna gelir, sohbet eder vakit geçirirdik.

Böyle bir sohbet sırasında bana –“Sen ağa damadısın. Bu tıraş işi ile ne diye uğraşıyorsun. Kayın pederinin tarlalarını ekip biçtir, hayatını yaşasana. ”Dediler. Bende kayınpederimin malının beni ilgilendirmediğini, tıraşımı yapar, karnımı doyururum diye cevap vermiştim. Biz bunları konuşurken, dükkâna Ulu dereli İsmail hoca geldi. Herkes ayağa kalkarak ona yer gösterdi. Mangalın közünü çıkarıp, üzerine kahve fincanını koydum. Kahveyi hazırlayıp, hocamıza ikram ettim. İsmail hoca kahvesini içerken şunları söyledi. “Ömer oğlum, kadının malı hamam kapısının tokmağına benzer. Gelir gider başına vurur. Sakın ola ki, karı malına meyletme.” dedi. Dükkânın içi bir anda buz gibi oldu. Biraz öncede arkadaşlar, bu konuyu açmışlar konuşmuştuk. Hocamızın, bizim konuşmamız sanki kalbine doğmuştu.“ dedi.

Üç erkek kardeşten, en küçükleri Arif Diler ile ilgili şunları anlattı: — Arif ile birlikte bir odada yatıyorduk. Arif Cuma namazına gider, diğer öğünleri devamlı kılmazdı. Uykuya daldığım sırada, birinin Kuran okuduğunu duydum. Kendime geldiğimde baktım ki, bizim Arif Kur'andan uzun sureler okuyarak namaz kılıyor. Ben de kalkıp, abdest alıp arkasında namaza durdum. Namazımız bitince dua ettik. Arif tekrar yatağına girip uyumaya başladı, bende yattım. Sabahleyin sabah namazına kalkınca, Arif'i de namaza kaldırdım. Sabah namazını kılıp, biraz daha uzandık. Sabah olup kalktığımızda Arif'e ”Sen Kur'andan ayetler ezberlemişsin. Ben bunu bilmiyordum. Gece sen namaz kılıyordun. Ben de senin arkana durup, seninle namaz kıldım.” dedim. Arif­ “Hayır ben namaz sureleri dışında sureyi ezbere bilmiyorum, namaz kıldığımızı da hatırlamıyorum.” dedi. O da şaşırmıştı. Ezbere nasıl sureleri okumuştu.

Ömer emmi, oğlu ile ilgili ailevi bir sıkıntı yaşamıştı. Bu devrede bende, kendisini ziyarete gittim. Morali son derece bozuktu. Durup dururken iç geçiriyordu. Kendisine moral vermeye çalıştım. Ama o diyordu ki­ “Mustafa hayatta çok badireler atlattım. Artık kaldıramıyorum.” Bir gün duydum ki; Ömer emmi vefat etmiş. Artık badire atlatmaktan kurtulmuştu. Sanki gideceği yeri hedeflemiş, oraya gitmiş.

MUSTAFA YOLCU

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya