Son yıllarda teknoloji etkisinin giderek arttığı küresel dünyamızda baş döndürücü bir değişim yaşanıyor. Eğitim sistemi, iş hayatı, yaşam tarzı ve ekonomide günlük hayatımıza giren birçok yenilikler oluştu. Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve robot kullanımı karmaşık iş yaşamının düzenini çok daha kolaylaştırdı. Toplumlarda adalet ve ahlak anlayışı zayıfladı. Yıkıcı rekabetten geri kalmamak için gençler sürekli öğrenim, gelişim ve değişim dönemini yaşıyor.
09.03.2021 10:00
1 yorum
1.867 okunma
Gençlikte Değişim
Ali Akça

Gençliğin yetişmesine önem veriniz,
Çünkü bu yolda en küçük ihmal ülkenin yapısını ve geleceğini yok eder.
Aristoteles

 

Son yıllarda teknoloji etkisinin giderek arttığı küresel dünyamızda baş döndürücü bir değişim yaşanıyor. Eğitim sistemi, iş hayatı, yaşam tarzı ve ekonomide günlük hayatımıza giren birçok yenilikler oluştu. Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve robot kullanımı karmaşık iş yaşamının düzenini çok daha kolaylaştırdı. Toplumlarda adalet ve ahlak anlayışı zayıfladı. Yıkıcı rekabetten geri kalmamak için gençler sürekli öğrenim, gelişim ve değişim dönemini yaşıyor.

Bu değişime geç kalan, ileri teknolojiye ayak uyduramayan bireyler, yöneticiler ve sistemler sıkıntıya girdi. Karmaşık süreçlerin yönetimi ve koordinasyonu konusunda güçlük çekiliyor. Değişim iklimi yaratıcı ve yenilikten zevk alan bağımsız, girişimci ve köşe dönmeci bir nesil oluşturdu. Sıradan ama akıllı, tanıdık ama sorgulayıcı, tutkulu ancak bağımlı, yaratıcı ve sınırsız çözüm odaklı bir gençlik oluşuyor. Kendisini daha çok bir dünya vatandaşı olarak gören ve uluslararası iş fırsatlarını kollayan yeni bir nesil yetişmektedir.

Şüphesiz her nesil kendi kuşağının en iyi olduğunu düşünür. Ancak bu son neslin dünyaya bakışı öncekilere göre farklı görünüyor. Kadınları daha hızlı değişen bu nesil dijital ortamda çok çeşitli kimlikleri rol model alarak gelişiyor. Dünyaya daha açıklar, hayalleri ve yüksek tolerans düzeyleri var. Kentlerde yaşıyorlar. Otoriteyi sevmeyen yüksek özgüvenleri var. Aile bireylerinden ve hocalarından daha hızlı bilgiye erişiyorlar. Sosyal adalet, insan hakları, iklim ve çevreyi çok önemsiyorlar. Önümüzdeki yıllarda bunlar Türkiye’yi değiştirip, yönetecek ve geliştirecekler. En büyüğü yirmi beş yaşın altında olan bu neslin fiziksel hareketliliği yüksek, yeni bir anlayış ve yaşam tarzını benimsiyor. En önemlisi geleneksel aktörlerin kapasitesine büyüklerinden daha az inanıyorlar.

Geleneksel muhafazakâr bir nesilden gelen Üstat Necip Fazıl’ın ünlü Sakarya Şiiri’nin “Aldırma böyle gelmiş bu dünya böyle gider” dizesinde belirttiği gibi, maalesef dünyanın artık böyle gelip böyle gitmeyeceği aşikâr. Geçmiş nesillerce benimsenen dünyaya bakış biçimi şimdi pek geçerli değil. Dünya düzeni müthiş bir değişim içinde. Hala eski düşünce yapısına takılıp kalmış, çağdaş düzeye erişememiş olanlarla yeni nesiller arasında kuşak çatışması doğal. Tarih boyunca olagelen kuşak çatışmaları son dönemde iletişimin de gelişmesine rağmen giderek artıyor. Günümüz yöneticileri bu gençliğin idealini anlamakta zorlanıyor.

Yapılan araştırmalar gençlikte muhafazakârlık oranının giderek düştüğünü, dindarlaşma oranının ise fazla değişmediğini gösteriyor. Deizme kayan gençlerin birçoğu tanrının varlığına inanıyor. Ateistler ise, insanlık tarihi boyunca ortaya çıkan hiçbir tanrıya inanmıyor. Cahit Zarifoğlu der ki; “Bizler gelmekte olan neslin hamurunu hazırlıyoruz”. Öyleyse günümüzde bu hamurun maya tutması ve özü sözü bir gençlerin yetiştirilmesi için çabanın sürdürülmesi gerekir. Bu çerçevede gençler, adalet ve evrensel ahlaki değerler içinde doğru, dürüst, sevgi dolu bir yaşam iklimine kavuşturulmayı bekler. Gençlerin dine olan inançlarını örnek ebeveynler güçlendirir. Dindar kişi ve kurumların akılcı yaklaşım ve olumlu tutumları onların inancını pekiştirir.  

İdealizm çağındaki gençliğin; kendilerini bunalmış, sıkışmış, mutsuz ve başarısız hissinden sıyırıp dünyayı düşledikleri gibi görmeleri sağlanmalıdır. Unutmayalım ki, çağımız gençlere öğretme dönemi değil, gençlere dokunup onlarla öğrenme çağına dönüştü. Yeni nesil öyle bir reform istiyor ki, bunu protestolara gidecek kadar güçlü ve kararlı arzuluyor. Farklı dünya görüşleri olsa dahi ülkeyi her defasında daha yüksek bir düzeye çıkaracak rekabetçi fikir sahibi yöneticiye kulak veriyorlar. Başarı, bolluk ve bereket yolunda kariyer şansı arıyorlar. Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözü anımsanmalı, gençler ülkenin geleceği ise, onlara bütün enerjilerinin kaynağı olan umut ışığı sunulmalıdır.

Bu umut ışığını göremeyenler ülkeden gitmek, yetenek ve becerilerini başka ülkelerde sergilemek isteyebilir. Ancak en çok kendi ülkesinde mutlu olan insan, yaşadığı ülkeyi terk etme noktasına gelmişse mutsuzlaşır. Yapılacak olan genç işsizleri kucaklayan adil bir işgücü piyasasının oluşturulmasıdır. Herkese aynı olanağı verecek eğitim ve profesyonel fırsatlara erişim olanağı sunulmalıdır. Bu olmayınca gençlik çok para kazanmaya odaklanıyor. Hak etmedikleri makamlara vasıta bularak talip olup hızla yükselmek istiyor. Kişilere ellerinde bulundurdukları güç, imkân ve kazanç düzeyinde değer verilmesine şaşıp ahlaki değerlerin çürümesine şahit oluyorlar.

Yaşamın anlam ve amacını, sorumluluk bilincini edinen gençlik başarılı olur. O halde bu başarıya ulaşmaları için yaratıcı, yenilikçi ve üretken potansiyellerinin adil iş imkânı içinde iyi projelerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Onlara kulak verilir, istekleri anlaşılır ve motivasyonları işlenirse, ülkeyi daha ileriye taşırlar. Gençliğin yetişmesine önem vermeyen, gelecek yıllarda gençliğine yatırım yapmayan yahut bunu eksik yapan ülkelerin çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır.

 

Dostlukla…

 

Ali Akça

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Gençlikte Değişim.
Çok beğendim. Üslup ve konuya bakış mükemmel. Dik ve anlatım sade ve anlaşılır. Dilbilgisi kurallarına titizlikle uyulmuş. İçinde bulunduğumuz konjonktürel ortama da hitap ediyor. İnşallah bizi idare edenler dikkate alarak ; gerekli tedbirleri alırlar. Selam ve sevgilerimle...
Yorum Ekleyen: Şerif Arslan     1.08.2021 12:54:40
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Halen, bir kamu kuruluşunda görevini sürdürmektedir. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya