İnsan hayatı boyunca huzur ve mutluluk duygusunu olabildiğince yaşamak ister. Genellikle tüm özlemlerine eksiksiz ve sürekli olarak ulaşabilen kişi bundan kıvanç duyar, mutluluğunun kat be kat arttığını hisseder. İyi eğitimli bireylerin oluşturduğu toplumlar da kaliteli ve sağlıklı bir hayat düzeyine ulaşıp mutlu olurlar.
26.03.2021 05:18
1.402 okunma
Huzurdan Mutluluğa
Ali Akça
İnsan hayatı boyunca huzur ve mutluluk duygusunu olabildiğince yaşamak ister. Genellikle tüm özlemlerine eksiksiz ve sürekli olarak ulaşabilen kişi bundan kıvanç duyar, mutluluğunun kat be kat arttığını hisseder. İyi eğitimli bireylerin oluşturduğu toplumlar da kaliteli ve sağlıklı bir hayat düzeyine ulaşıp mutlu olurlar.
 
Mutluluğun kişisel olanından ziyade; içinde yaşanılan toplumla birlikte olması daha önemlidir. Toplumun içinden çıkardığı dürüst yöneticiler, iyi oluşturulmuş bir sistemle toplumu güzel bir yaşam düzeyine ulaştırır. Araştırmacılar bir ülkenin ulusal mutluluğunun dörtte üçünün altı temel etken tarafından belirlendiğini tespit etmişler: 
  • Güçlü ekonomik büyüme
  • Sağlıklı, sade yaşam süresi
  • Kaliteli toplumsal ilişkiler
  • Cömertlik, paylaşma
  • Güven, iyi his duygusu
  • Kişinin doğru bir yaşam sürdürme özgürlüğü
Kimi ülkeler adalet, eğitim ve özgürlüklerde iyi seviyeye ulaşıp mutlulukta dünyada birinci sıraya yerleşiyor. İlişkilerin yakınlığı ve kalitesi, derinliği ve gerçekliği; üretim, adil paylaşım ve güvende hissetme duyguları bir ülke vatandaşlarının mutlu olmasını sağlıyor. Mutluluk erdemli yaşamla mümkündür. Bireylerin iyi bir eğitime sahip olması, ahlak seviyelerini yükseltir. İyi ahlak düzeyine ulaşan insanlar dünyanın huzurlu toplumunu oluşturur.  
 
Ayrıca kişinin kendi mutluluğunu kendisinin oluşturması fikrine katılıyorum. Dünyaya bakış açısı ve yaşam tarzı mutluluğu belirliyor. Üstelik kim nereye giderse içindeki mutluluk ya da mutsuzluğu oraya taşıyor. Dünya edebiyatının anıt yapıtlarından biri olan “Paris Sıkıntısı” kitabını yazan Baudelaire nereye gitmişse kendini götürmüş, Paris’te dahi mutluluğu yakalayamamıştır. Çünkü mutluluk insanın içindedir.
 
Kendimizle barışır, kendimizi seversek güzel duygular bize açılır. Victor Hugo; “Huzur sindirilmiş mutluluktur.” der. Ulaşamadığına sürekli göz dikip kendine en sağlam bariyeri ören kişi istediği kadar paraya sahip olsun; tüm aktivitelere katılsın, yesin, içsin, gezsin, tozsun; makam ve mevki sahibi olsun; tüm bunlar sadece süs püs ve suni bir mutluluk oyunu ile mutluluk arayışından öte gidemez. Kalbinde kin ve haset taşıyan kişi huzurlu olmaktan uzaktır.
 
Geçmişte ne kadar mutluysak gelecekte de o kadar mutlu oluruz sözüne şaşmamak gerek. İbni Haldun’un “Geçmişler geleceğe suyun suya benzediği gibi benzer” ifadesini anımsayalım. Mutlu ve huzurlu bir ömrün gizemi; arkadaş, eş, aile ile olan ilişkilerin sade, gerçek, sağlıklı ve sağlamlığındadır. Doğal, rahat, alçakgönüllü, çalışkan ve yaratıcı olan mutluluğu tadabilmiştir. Hayatını hep toplama dönemi olarak görmeyenler, mutluluğu uzaklarda değil kendi içinde arayanlar, gönül yolculuğunda paylaşmayı tadabilenler mutludurlar.
 
Mutluluk tavsiyesi olarak Einstein’ın; “Başarı peşinde koşmak ve bununla beraber gelen sürekli huzursuzluğa karşın sakin ve alçak gönüllü bir yaşantı daha fazla mutluluk getirecektir.” sözü önemlidir. Türk insanı böyle bir hayata meyilli olduğu için zaten kolay mutlu olabilmektedir. Ancak mutluluk perisi her yıl bize biraz daha geç uğramaktadır. İnsanı en çok sağlık ve sevgi mutlu etmektedir. Son yapılan dünya mutluluk sıralamasında 156 ülke arasında Finlandiya ilk sırada, ülkemiz ise 93. sırada yer almıştır.
 
Bu hızlı çağdaş insan hayatının kısalığı daha çarpıcı anlaşılıyor. Okulları birincilikle bitirenlere hayran olunan dönem çok gerilerde kaldı. Sadece başarılı olmanın; iyi bir kariyer yapmış olmanın güç ve mutluluk getirmediği dijital bir çağı yaşıyoruz. Bu çağda sahip olmak değil, mutluluk bir ipek yumuşaklığı ile hayatımıza dokunuyor. Huzur tatlı bir parfüm gibi ruhumuzu sarıyor. Huzura kavuşan ruh dinginleşiyor.
 
İnsan kırsal hayattan şehir hayatına, oradan kırsal yaşama dönüp duruyor. Kıtlıktan zenginliğe ve konfora, zor kazançtan kolay para elde etmeye terfi edebilen bir toplumda; özgürlük içinde bir yaşantı ve adil bölüşüm sağlanmayınca, mutluluk iklimini oluşturmak zorlaşıyor. Müşfik ve eli açık olmayan toplumlar, ancak kendi gücü ve emeği kadar mutluluktan nasibini alabilir. Cennetin mutluluk olduğuna inananlar bu dünyada iyilik yaparak onu kazanmak isterler.
 
Başkasını mutlu eden mutlu olur, mutluluk da sevgi gibi paylaştıkça çoğalır.
 
Dostlukla… 
 
Ali AKÇA
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Halen, bir kamu kuruluşunda görevini sürdürmektedir. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya