Bu ülke, evlatlarına hep sahip çıkmıştır. Oğuz Kağan’dan beri vatan evlatlarının hepsine, hak ettikleri değer verilmiş, bunlar; kah dağ isimleri ile kah şehir isimleri ile anılmış, daima hatırlanmışlardır.
13.04.2021 04:39
649 okunma
Bu Ülkenin Evlatları…
Av. Sabri Turhan

Bu ülke, evlatlarına hep sahip çıkmıştır. Oğuz Kağan’dan beri vatan evlatlarının hepsine, hak ettikleri değer verilmiş, bunlar; kah dağ isimleri ile kah şehir isimleri ile anılmış, daima hatırlanmışlardır. 

Orhan Gazi’nin büyük oğlu Süleyman Bey de Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleyman Paşa ilçesinde ismi ile yaşamaktadır. 

Yalnız, o devirde şehzadelere, komutanlara  “paşa” ünvanı verilmemişti. İlçenin adı Süleyman Paşa olmuş ama,12. yüzyılda söylenen paşa değil, bey sıfatı idi. Osmanlılarda vezirlere ve komutanlara paşa sıfatı, Fatih devrinden sonra verildi. Hatta Fatih’e kadar sultanlara da “padişah” denmiyordu. Mesela Osman Gazi’ye ve Orhan Gazi’ye Padişah denmez. Onlara “bey” denir. 

Süleyman Bey’e ”paşa” denilerek bir ilçeye isminin verilmesiyle, bu yazımda O’ndan ve kahraman arkadaşlarından bahsedeceğim. 

Süleyman Bey, tarihimizde “Rumeli Fatihi“ olarak anılır. Orhan Gazi’nin büyük oğlu Süleyman, Rumeli Fatihi olmadan önce Anadolu’da da büyük işler ve fetihler yapmış, devlete önemli hizmetlerde bulunmuştur. Gerede, Göynük, Mudurnu şehirlerini fethetmiş, Osmanlının yerini garantileştirmiştir. 

Bir ara Eratna Beyliği’nin kurucusu ve Sultanı Alaaddin Eratna ölünce; O’nun topraklarında kargaşa çıktı. Süleyman  Bey, o tarihte Ankara’yı da almış, Orta Anadolu’da Osmanlının önemli bir yerinin olmasını sağlamıştır. 

Süleyman Bey’in kısa süreliğine bir de Karesi Beyliği vardır. 1345 yılında Karasi Bey ölünce, oğulları Demirhan Bey ve Dursun Bey arasında post kavgası oldu. Dursun Bey, Orhan Bey’den yardım istedi. 

Orhan bey kalabalık bir birlik ile Karasi’ye  geldi. Kale etrafında keşif yaparken, Surlardan atılan bir ok, yanında bulunan Dursun Bey’e isabet etti. Dursun Bey orada şehit  oldu. Daha sonra Demirhan Bey esir alındı. İşte bu olaydan sonra Süleyman Bey bir süreliğine Karasi Bey’i olarak atandı. Dursun bey halk tarafından sevilen bir şehzade idi. Bugün Balıkesir’in Dursunbey adında bir ilçesi O’nun adına izafeten verilmiştir. 

Süleyman Bey, Karasi’de ileride kendisi ile Rumeli’yi fethedecek önemli şahsiyetlerle arkadaşlık yaptı. Bunlardan birisi Ece Bey’dir. Ece Halil.. Ece Bey, aslında ulemadan bir şahsiyetti. O’nun için doğruluğu tam ispat edilememiş bir  “Sarı Saltuk’un halefi olma” sıfat vardır. Balkanlarda İslam’ı yaymak için Yugoslavya’da üs kuran Sarı Saltuk ölünce, Ece Bey’in O’nu yerine geçeceğini iddia eden müverrihler vardır. Ece Bey’den başka Süleyman Bey’in Rumeli’nin fethine katılan çalışma arkadaşlarından bazıları, Evrenos Bey, Hacı İl Bey, Gazi Fazıl Bey, Lala Şahin Bey’dir. 

Karasi Beyliğinden sonra Süleyman Bey, babası Orhan Gazi’nin emri ile Rumeli’nin fethi işine gönderildi.  

Rumeli’nin fethinde kendisinin, yukarıda ismini verdiğim komutanlarının ayrı ayrı başarıları ve  tarihe not düşülmüş kahramanlıkları vardır. Hacı İl Bey’in Sırp Sındığı Savaşındaki kahramanlıkları dillere destandır. 

İsterseniz, başa dönelim, kahramanlarımızın ve komutanları Süleyman Bey’in Rumeli’ne geçişlerinden başlayalım işe..  

Rumeli’ne geçiş, ilkin Gelibolu Yarım Adası’na geçiş ile başladı. Geçişin şimdiki Lapseki ilçesinin kuzeyinde bulunan Çardak İskelesi’nden yapıldığı kuvvetle muhtemeldir. Süleyman Bey ve arkadaşları, burada bir çok meşe ağacı keserek ağacın tahtalarından iki adet sal yaptılar. Tahtaları iplerle birbirine bağlayarak toplu halde durmalarını sağladılar. Salların birine 40 kişi, diğerine de 39 kişi bindi. İşte Rumeli’nin fethini sağlayan hareketin çekirdeği bu 79 kişi idi. 

Burada  bir efsaneyi veya rivayeti daha anlatmak isterim. Söylenene göre bu iki sal, İpsala’dan yola çıktı. İpsala, salların iple bağlanmasından kaynaklandı. İp sala, ip sala gittiler karşıya.. Efsaneyi büyüten daha başka bir grup da, ilk defa İpsala’dan yola çıkan kahramanlar, burada bir sela okudular. Sela, o zamana kadar orada ilk defa okunuyordu. Onun için oranın adı aslında İpsala değil, İlk Sela idi. Söylene söylene İlk Sela, İpsala oldu.. 

Prof. Halil İnalcık, buna pek inanmaz. İpsala’nın antik isminin Kypsela olduğunu, buna halkın Kipsala dediğini, zamanla Kipsala’nın İpsala’ya evrildiğini söyler. 

Efendim, Rumeli’nin fethi sırasında çok kahramanlıklar olduğunu söylemiştim. Yazıya devam edersem bu haftalık bana ayrılan yeri aşacağımı tahmin ettim. Bu sebeple yazıyı ikiye bölerek kalan kısmına haftaya devam  etmek istiyorum. Selamlar. 

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya