Geçen yıl evlerde geçirdiğimiz zor ve sıkıntılı bayram günlerinin ardından, şükürler olsun yeni bir bayrama daha ulaştık.
13.05.2021 11:06
551 okunma
Sanal Bayram
Ali Akça

Geçen yıl evlerde geçirdiğimiz zor ve sıkıntılı bayram günlerinin ardından, şükürler olsun yeni bir bayrama daha ulaştık. Onca şeyi yaşadıktan sonra evlere sığınıp, konfor alanlarımıza sıkıştık. Çoğumuz bunun bedelini eylemsizlik, yorgunluk, hastalık, depresyon hatta kayıplarla ödedi. Değer verdiğimiz insanlarla, sevdiklerimizle görüşüp yüz yüze sohbet edemedik. Birçok alışkanlıklardan vazgeçtik. Ancak iyimser bakışla; barış, sevgi ve dayanışmaya fırsat veren bu kutsal günleri çekirdek ailemizle doya doya baş başa, hiç olmadığı kadar huzurlu yaşadık.

Bayramlar sokak, cadde ve meydanlarda mutlu anların paylaşıldığı sağlıklı, coşkulu ve neşe dolu zamanlar olarak bilinir. Bayrama doğru insanın yüreği heyecandan pır pır eder, özlemler kat kat daha artar. Zengin-fakir, genç-yaşlı herkes bayramın büyülü mutluluk hormonundan beslenir. Zorluklar kolaylaşır, en sıkıntılı koşullarda bile bayram neşesinin içimizi ısıttığını hissederiz. Mutluluğun dış koşullardan bağımsız olduğunu bu salgın döneminde de görmüş bulunduk. Sanal bayram yaşıyoruz, bir araya geliyoruz, birkaç dakika sonra parmaklarımız telefon tuşlarında oynuyor. Telefon cebimizde fakat telefonların titremesinde aklımız.

Müslüman dünyasında bayramlaşmak geleneğin en güzel ritüelinden biridir. Zulme uğrayan, yurtlarından edilen, aç yaşayan, gözleri yaşlı, yürekleri yanan kardeşlere destek olma zamanıdır. İslam dünyasının güçlü olması gerekirken; aciz ve dağınık olup sıkıntılar içinde görünmesi kabul edilir bir durum değildir. Müslümanlar güçlü olmalı, akıllarını çalıştırmalılar. Yeniden birlik, beraberlik, kardeşlik, yardımlaşma ve adaletin tesisi kaçınılmazdır. Bayram küslük ve dargınlıklara son verme fırsatıdır. Yurdumuzun güzel insanları ayrışma yerine hoşgörülü olmalı. Yoksa daha çok hüzünlü günlere gebe kalırız.

Türk milletinin en önemli değerlerinden birisinin “Konukseverlik” olduğunu bilmeyen yok.  Özbeklerin, “Misafir Ata’dan da büyüktür” atasözleri bu geleneğin sürdürülmesinin en önemli göstergesidir. Toplum olarak bayramlarda ve her zaman konukseverliğe çok değer veririz. Günümüz şehir hayatında bu değerimiz eskisi gibi yaşatılmasa da sılayı rahim geleneği sürdürülmeye çalışılır. Salgında bunu da yarınlara bırakıp gerçekleştiremedik.

Virüs nedeniyle bayram günlerinde sosyal mesafeyi koruyarak bayram namazı kılındı. Cumaları sosyal mesafeden ötürü saf tutulamayan, kandillerde kimsenin içine giremediği, namaz sonrası halka yapıp birbirinin elini sıkarak bayramlaşamadığı bir dönem yaşandı. El öpmeden, sarılmadan uzaktan selamlaştık. Çocuklar el öpüp şeker alamayacak, onlara havale yapmanın dışında harçlık sunamıyoruz. Yenidünya düzeninde sanal bayramlaşma ve sanal misafirlik dönemi başladı. Yeni bakış açısıyla görmemizi ve beynimizin daha iyi işlemesini sağlayan seyahatler yapamıyoruz. Ulaşım ve seyahat, yasal izinliler dışında yasak. Önceden kapanmamız gereken günleri har vurup harman savurarak geçirdik. Renk cümbüşleri ve doyumsuz kokuları içinde barındıran bayram günlerinde kapandık.

Son yıllarda bir tatil furyası başlamıştı. Biran önce tatillerine çıkmaya hazırlananlar bayramlaşmayı önceden yapıp, kaçış hesabı yapanların yakınlarıyla münasebetleri farklılaşmıştı. Bayram günlerinin diğer günlerle birleştirilmesiyle daha çok sahil beldelerinde tatil yapılıyordu. Dini bayramların resmi tatile dönüşmesi zamanla bir yozlaşmanın da önünü açmıştı. Elbette günümüz şartlarında akraba ziyaretleri gibi önemli vazifelerin yapılması zorlaştı. Bayramların aileden uzak bir tatile dönüşmesi ekonomiyi canlandırırken eş-dost ilişkilerinde büyük bir kayba dönüştü. Yine de akraba ziyareti yaşatılmalıdır. 

Salgın ikliminde mümkün olduğunca az karar alarak hayatı basitleştirdik. Her şeyi yaratmış ve düzenini koymuş olan Rabbimiz insanlığa dünya hayatının zor sınavından birini daha yaşatmaktadır. Ne yazık ki, dünyanın yaşam düzenini değiştiren virüs bu bayramımızı da bir tür “Sanal Aile Bayramı” na çevirdi. Sanal bir mutluluk yaşıyoruz. Çoğu kez hatalar yapsak bile kol kırılıp yen içinde kalıyor ancak, ne yapılırsa yapılsın artık mızrak çuvala sığmıyor.

Buruk geçen bayramı tutkularımızla mutlandırmak ve neşelendirmek kendi elimizdedir. Geçen günlerin yorgunluğunu atmak için bu bayram bol bol tadı damağımızda kalacak kitap okuyabiliriz. Yürüyüş yapıp, hobiler edinebiliriz. Yeni ufuklar açar ve belki virüsle mücadelede cesaretlenir, güçleniriz. Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğup, eski yaşam sevincimize geri dönebiliriz.

Dostlukla…

Ali Akça
e-posta: aliakca2009@hotmail.com

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Halen, bir kamu kuruluşunda görevini sürdürmektedir. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya