Yozgat Sürmelisi’nde “Havada buludun ağdığı gibi” denir. Biz de okuyarak düşünceye malzeme toplama işini bir bardağın taşması olayına benzetebiliriz… Bardağın taştığı gibi.
01.06.2021 12:55
1 yorum
455 okunma
BARDAĞIN TAŞTIĞI GİBİ
İsmail Aydın

Yozgat Sürmelisi’nde “Havada buludun ağdığı gibi” denir. Biz de okuyarak düşünceye malzeme toplama işini bir bardağın taşması olayına benzetebiliriz… Bardağın taştığı gibi. Bir bardak ne zaman taşar? Elbette ki içi su ile dolduğu zaman. İnsan zihni de, sürekli okuyup öğrenmek suretiyle, gözlem ve deney yoluyla dolar ve taşar. Beden sağlığı için gıda nasıl gerekli ise zihin ve ruh sağlığı için de bilgi edinmek o derece önemlidir. Birincisi için yemek içmek, ikincisi için de okumak tartışmasız bir gerekliliktir.

Yazarlık bu yönüyle sabır ve istikrar ister ve tekrarı gerektirir. Çalışkanlık, gözlem ve araştırma ister. Bilgi, birikim ve yetenek, birdenbire akşamdan sabaha olur gibi olmaz. Zaman ister, emek ister, sevgi ister, fedakârlık ister, bazen uykusuz geceler ister.

NOT DEFTERİNİZ OLMALI

Bu açıdan baktığımızda, yazarın mutlaka bir not defterinin olması gerektiğini anlarız. Yazar, okuduğu eserden alacağı cümleleri kaynağını göstererek bu deftere kaydetmeli ki ileride bu notları sağlıklı bir şekilde değerlendirebilsin.

Okumanın yanı sıra yazar iyi bir dinleyici olmalı, herkesi dinlemeli, her söze kulak vermeli. Bu yolla öğrenilecek çok şeyler olabilir. Hatta bir çocuk bile insana bazen ummadığı şeyleri öğretebilir.

Okur-yazarlık ne yazık ki toplumumuzda öteden beri gelen müzmin bir derttir. Merhum Profesör Sabahattin Ülgener, bu konuda kalem oynatırken “okurluğu şüpheli, yazarlığı hiç olmayan toplum” eleştirisini yapar. Harfleri birbirine çatmak okurluk değildir. Hocaya göre okuryazarlık, eline bir kitap defter alıp not tutarak okumaktır. Yazarlık ise bunun daha ötesidir.

Padişah II. Mahmud, Keçecizâde İzzet Molla’ya takılmış ve kendisini memnun eden aşağıdaki cevabı almış:

-Molla, seni hep Yesarizâde ile birlikte görüyorlarmış, bu nedendir?

-Efendim, ben biraz okur bir adamım, Yesarizâde de yazar biridir. İkimiz bir araya gelince okur-yazar bir adam oluyoruz, ondandır.

HABERDE DOĞRULUK-YORUMDA DÜRÜSTLÜK

Birçok meslekte olduğu gibi, basın alanında yer alan gazeteci imajı da toplumda ne yazık ki kötü örnekler sebebiyle olumsuzdur. Gazeteci için, “Ne olacak gazeteci değil mi” dendiğine bile tanık oluruz. Gazeteci, haber toplayan ve onu dürüstçe doğru ve objektif olarak topluma ulaştıran kişidir. Haberi çarpıtmak, söylenmeyeni söylendi gibi göstermek yahut söylenen sözü maksadı dışında yorumlamaya kalkışmak gazetecilik değildir. Böyle yapanlar olsa olsa sözde gazeteci ve kötü gazeteci örnekleri olurlar. Bu sahada “Çamur at, izi kalır” mantığı ne yazık ki revaçtadır.

Haber yapılan olay, toplumun genelini ilgilendirmelidir. Gazetecilikte “5 N, 1 K” kuralı vardır. Ne, nasıl, niçin, nerede, ne zaman ve kim? Bu 5 N, 1K kuralı haberin unsurlarıdır. Bir olay, gazetede haber olarak değerlendirilecekse bu unsurları taşımalıdır. Toplumu ilgilendiren her olay haberin konusudur. Günümüzde falan oyuncunun, filan oyuncuya uzaktan el sallaması bile haber yapılıyor ki bu, gazetecilik değildir.

Haber ilgi çekici olmalıdır. Bu açıdan gazeteci, haber peşinde koşan adam demektir. Bazen olayın vukua geliş şekli haber konusu olabilir. Gazetecilikte bu konuya dair meşhur örnek şudur: Bir köpeğin bir adamı ısırması mı daha ilgi çekicidir, yoksa bir adamın bir köpeği ısırması mı daha ilgi çekicidir? Köpeğin adamı ısırması pek tabii bir olaydır ve haber değeri yoktur. Buna karşın, adamın köpeği ısırması sıra dışı bir olaydır ve bu açıdan haber değeri öncekine nazaran daha yüksektir.

(Gelecek hafta, Söz Nasıl Çarpıtılır?)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Yazarlık
Maalesef İsmail bey günümüz gazetecileri gerçek gazeteci değil magazin gazetecileri kim kimle birlikte olmuş, kimin eli kimin cebinde belli değil. Gazetecileri de bu hale getiren yine okuyuculardır. Çünkü reyting alabilmek için maalesef yalan yanlış ve magazin gazetecilik ön plana çıkıyor. Saygılarımı sunarım.
Yorum Ekleyen: Rahmi ÜNALAN     2.06.2021 10:24:40
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya