Asr-ı Saadette Resul Allah (S.A.S.) kimlerin münafık olduğunu bilirdi. Hatta bir listelerinin bulunduğu da rivayet edilir. Ancak listedeki isimler ifşa edilmezdi.
21.06.2021 11:55
1.027 okunma
ZAMANIMIZIN MÜNAFIKLARI KİMLER?
Mehmet Aktan

                Asr-ı Saadette Resul Allah (S.A.S.) kimlerin münafık olduğunu bilirdi. Hatta bir listelerinin bulunduğu da rivayet edilir. Ancak listedeki isimler ifşa edilmezdi.

                Efendimiz sadece, münafıklığın alametlerinden bahsederdi. Bu alametler;

                -Konuşunca yalan konuşur,

                -Verdiği sözde durmaz,

                -Emanete hıyanet eder.

                Değerli okuyucu;

                Bu alametler her zaman için geçerli olduğundan zamanımızda da münafıkları teşhis etmek için bu alametlerin o insanda bulunup bulunmadığına bakmak gerekir. Sonuçta da sen münafıksın demek yerine, münafıklığın alametlerini sayıp, değerlendirmeyi insanların ferasetine bırakmak doğru olandır.

                Münafıklığın Yüce Kitabımız’ daki tarifi de: “…Onların gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler, kalpleri de mühürlenmiştir” ayetiyle yapılmıştır.

                İçinde yaşadığımız dönemde tavırlarına bir türlü anlam veremediğimiz insan tiplerine şahit oluyoruz.

                Devletimizin yaptığı hiçbir iyi şeyi görmezlikten gelip, velev ki yanlış yapılmış istisnai işleri cımbızlayarak, dillerine dolayan, ellerinin altında bulunan türlü imkân ve vasıtaları bu hatalı işleri halka duyurmak için kullanan, bir takım yalan yanlış haberlerle süsleyip servis eden insanları yukarıda zikrettiğimiz şablona oturttuğumuzda nasıl bir sonuç alırız acaba? Bir deneyelim isterseniz.

                Yalan- yanlış konuşuyorlar mı?  

                Sözlerinden dönüyorlar mı? Bu soruyu siyasilerimiz açısından değerlendirelim. Milletvekili olarak seçilmiş, Devlet’ in Millet’ in iyiliği için sıhhat ve selameti için çalışacaklarına dair söz verip yemin ettikten sonra; “…Bu hükümet dünyanın en iyi işini yapsa dahi bizim alkışlamamız beklenmesin! “ Diyenler, verdikleri sözden, ettikleri yeminden dönmüş olmuyorlar mı?

                Hükümetin yaptığı hiçbir iyi iş hakkında güzel bir söz söylemeyip, olur ya hatalı bir işi dillerine dolayıp, bir kaşık suda fırtınalar kopararak, kafaları karıştıranlar, insanları kin ve nefrete sevk edenler Devlet’ ten aldıkları maaşın hakkını mı vermiş oluyorlar, yoksa ortalığı fesada mı veriyorlar? Nifak tohumları mı atıyorlar dersiniz?

                Muhalefet etmek demek, yapılan yanlış işi işaret ederek, doğru yolu göstermek midir, yoksa fitne, nifak ve bozgunculuk peşinde koşmak mıdır?

                Devlet’ in Millet’ in kendisine verdiği makam ve mevkiiyi bir emanet bilip onun hakkını vermek yerine, hırsına, egosuna alet edip yıkıcılık, bozgunculuk yönünde kullanmak emanete hıyanet etmek değil midir?

                Sosyal hayatta; yedinde bulundurduğu medya imkânını, Devlet-Millet lehine değil de, çalışanı olduğu kanalın sahiplerinin hain emellerine alet edecek şekilde kullanmak münafıklıktan başka hangi isimle isimlendirilir acaba?

                Değerli okuyucu;

                Zamanımızın münafıkları hakkında isim zikretmememin nedeni, münafıklardan korkumdan değil, Yüce Dinimizin icaplarından kaynaklanıyor.

                Münafıklığın şablonunu belirtmek ve zamanımızda bu şablona uyan bazı davranışları tarif etmek yeterlidir sanıyorum.

                Bu şablon herkes için geçerlidir. Herkes kendi davranışlarını, niyetlerini bu şablona oturtup kendisi hakkında rahatlıkla bir yargıya ulaşabilir herhalde. Kimsenin kimseye bir şey demesine gerek yok.

                İktidar olsun muhalefet olsun; İşgal ettiği makam ve mevkiinin gücünü Devlet ve Millet lehine kullanmayıp, nefsinin, hırsının, emir aldığı Devlet-Millet düşmanlarının lehine kullanan, böylelikle emanete hıyanet eden, vatandaş olarak Devlet’ inin ve Millet’ inin lehine hareket edeceğine zımnen söz vermiş olduğu halde, aleyhine hareket ederek verdiği sözden dönen, bu istikamette yalan söylemekten kaçınmayan her kimse, kendisi hakkında “münafıklık” yargısını verebilir. Kendi kendine birtakım bahaneler uydurarak bu yargıdan kurtulması mümkün değildir. Bu kendi kendini kandırmak olur.

                Eğer gerçekten bu yargıdan rahatsız oluyorsa, yapacağı şey, kendisinde bulunan münafıklık alametlerinden kurtulmaktır. Yok rahatsız olmuyorsa da, yapılacak bir şey yok.

                Son cümle olarak şunu da belirtmek istiyorum ki; Münafıklık kafirlikten bir derece daha aşağıdadır! Bu da biline!

                Allah bizler de dahil olmak üzere tüm insanları, nefsin ve şeytanın aldatmasıyla böyle bir akıbetten esirgesin İNŞAALLAH.

Av. Mehmet AKTAN

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya