Bazı çevreler tarafından dini bir yönetim biçimi olarak tanımlanan Hilafet, aslında dini bir yönetim kurumu değil, siyasi bir kurumdur.
28.07.2021 11:09
1 yorum
319 okunma
Hilafet Nedir?
Nurettin Dursun

Bazı çevreler tarafından dini bir yönetim biçimi olarak tanımlanan Hilafet, aslında dini bir yönetim kurumu değil, siyasi bir kurumdur. Dini siyasete alet ederek bundan çıkar temin etmeyi adet haline getiren çevreler siyaseti kutsallaştırma ve yöneticileri peygamberin halifesi olarak göstermek suretiyle halkın kayıtsız şartsız bir şekilde itaatini sağlamaya çalışmışlardır. Böyle bir yönetimin adı Batı dünyasını asırlarca geri bırakan teokrasidir. Bunun İslamla ilgisi olamaz. Çünkü İslam'da ruhbanlık yoktur. Tarihte Müslümanlar tarafından Hilafet kurumunun bulunmadığı birçok devlet kurulmuştur. Bu devletler halifesiz olarak yönetilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nda Yavuz Sultan Selim dönemine kadar Hilafet diye bir kurum yoktur.

HÍLAFET SÍYASÍ BÍR KURUMDUR

Hilafeti yukarıda ifade edildiği üzere dini bir yönetim biçimi olarak tanımlayanlar da vardır. Hilafet aslında İslam dininin öngördüğü bir kurum değildir. Bazı dönemlerde güce dayanan bir yönetim biçimidir. Ünlü sosyolog ve düşünür Íbn-i Haldun'nun Mukaddime adlı eserinde ifade edildiğine göre Hilafet İslam'dan önce Araplar'da var olan bir yönetim biçimidir. Hilafet Hazreti Peygamber döneminde kullanılan bir kavram değildir. Hazreti Peygamber kendisinden sonra hiç kimseyi halife olarak kendi yerine bırakmamıştır. Hz. Peygamberden sonraki dönemde yöneticilerin adı halife değil Müslümanların emiri anlamında Emiru-l  Müminin olarak geçmektedir.
 
Siyasi anlamda Hilafet ve halife kavramları Emevi döneminden sonra ortaya çıkan kavramlardır. Halkın kayıtsız şartsız itaatını sağlamak için bu dönemden sonra dinin iktidar kavgasında bir araç olarak kullanıldığı görülür. Hilafetin bütün Müslümanların yönetim biçimi olarak algılanması ve kabul edilmesi doğru değildir. tekrar ifade edersek Hilafet Osmanlı devlet idaresinde Yavuz Sultan Selim döneminden sonra uygulamaya konulmuştur. Selçuklu ve Osmanlı devlet yönetiminde Fatih dönemi de dahil olmak üzere böyle bir uygulamaya rastlamak mümkün değildir.

AVRUPA BÍRLÍĞÍ GÍBÍ BÍR YAPILANMA, HÍLAFETÍN KALDIRILMASININ MEYDANA GETÍRDÍĞÍ BOŞLUĞU DOLDURABÍLÍR

Osmanlı'nın tasfiyesi ile birlikte İslam dünyasında birçok ülke bağımsızlığına kavuşmuştur. Ama bu bağımsızlık onların güvenliklerini sağlamaya yetmemiş ve dış dünyada tamamen yalnızlığa sürüklemelerine zemin hazırlamıştır. Osmanlı'nın tasfiyesinden itibaren bölgede güvenlik açısından büyük bir boşluk meydana gelmiştir Bu itibarla bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlamak üzere güçlerini birleştirmeleri ciddi bir ihtiyaç haline gelmiştir. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri ekonomik, siyasi ve askeri güçlerini birleştirmek üzere dayanışmaya gitmeyi bir ihtiyaç olarak gördüklerine göre Müslüman milletletler bu ihtiyacı daha çok duymalıdırlar. İslam dünyasını hayatın her alanında organize edecek ve güçlerini birleştirecek günümüz şartları içinde en geçerli çıkış yolu; Avrupa Birliği'ne benzer bir yapılanmaya gitmektir. Dünyanın ve bölgenin bugün içinde bulunduğu şartlar bakımından Osmanlı döneminde var olan Hilafet gibi tek elden yürütülen bir kurum ve İslam dünyasının yönetilmesi günümüzde pek mümkün değildir. İstanbul'da bütün İslam dünyasının temsilcilerinin içinde yer alacağı Avrupa Birliği parlamentosuna benzer ortak bir parlamento oluşturulabilir. Bu yapılanma ülkelerin bağımsızlık ihtiyaçlarına cevap verebileceği gibi işbirliği için gerekli olan dayanışmayı da çok rahat sağlayabilir. 
 
Tekrar ifade edersek İslam dünyasının hayatın tüm alanlarında işbirliği yapma ve gücünü birleştirme zarureti vardır. Aksi takdirde İslam dünyasının sıkıntılardan ve zulümlerden kurtulması mümkün olmayacaktır.
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
HİLAFET KONUSU FEVKALADE İSABETLİ GÖRÜŞLERLE İŞLENMİŞ
NURETTİN BEY; MÜSLÜMANLAR BAKIMINDAN DİLLENDİRİLMESİ OLDUKÇA SIKINTILI BİR KONUYU ESASINA UYGUN OLARAK GAYET GÜZEL VUZUHA KAVUŞTURMUŞ VE İEFADE ETMİŞSİNİZ. ALLAH RAZI OLSUN. OSMANLI' YA KARŞI OLAN KESİM, SALTANAT VE HİLAFETİ DİN CÜMLESİNDEN KABUL EDEREK İSLAM DİNİNİN NE KADAR YETERSİZ VE HATTA YANLIŞ HÜKÜMLER İHTİVA ETTİĞİ İLERİ SÜRÜP SALDIRILARINA MALZEME YAPARLARDI. OYSA NE SALTANAT DİNİ BİR HÜKÜM VE NE DE HİLAFET İKTİDARIN BABADAN OĞULA GEÇMESİ, BU SEBEPLE PADİŞAHLARIN KARDEŞLERİNİ YA DA BAŞKA PADİŞAH VELİAHTLARINI HALLETTİRMELERİ yÜCE DİNİMİZE MALEDİLİR, BU KONU yÜCE DİNİMİZİN YUMUŞAK KARINLARINDAN BİRİ OLARAK GÖRÜLÜRDÜ. HALBUKİ, İSLAMA GÖRE İKTİDARIN BABADAN OĞULA GEÇMESİ SÖZ KONUSU OLMADIĞI GİBİ, VELİAHT ATANMASI DA SÖZ KONUSU OLMAMIŞTIR. YÖNETİCİ CEMAATİN SEÇİMİNE BIRAKILMIŞTIR. EFENDİMİZE (s.a.s.) KİMİN EMİR OLACAĞINI KENDİSİ SÖYLEMEMİŞ, BAZI İSİMLER SÖYLENMİŞ, EN SON HZ. EBUBEKİR' İN (R.A.)İSMİ SÖYLENDİĞİNDE: "ODUR" CEVABINI VERMİŞTİR. HİLAFET KONUSU DA YAZINIZDAKİ GİBİDİR.
Yorum Ekleyen: MEHMET AKTAN     30.07.2021 14:54:24
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya