Fransız hazımsızlığının örneğini yalnız papaz, asker, politikacı ve siyasetçilerde değil, karikatüristlerde, edebiyatçılarda ve tarihçilerde de görüyoruz.
09.08.2021 05:27
242 okunma
Fransız Hazımsızlığına Örnek
İsmail Aydın

Fransız hazımsızlığının örneğini yalnız papaz, asker, politikacı ve siyasetçilerde değil, karikatüristlerde, edebiyatçılarda ve tarihçilerde de görüyoruz.

 Babasıyla birlikte hükümdarlık yapan Bizans imparatoru IX. Mihail 1320 senesinde vefat etmişti. Bunun Andronikos ve Manuel isimlerinde iki oğlu vardı. Bunlardan Andronikos, büyük babası ihtiyar imparator Andronikos tarafından çok sevildiğinden yanında bulunuyordu. Torun olan Genç Andronikos, imparator olmak istediğinden dedesine karşı faaliyete geçti. Üç yıl süren kavga sonunda, kırk altı seneden beri imparator bulunan ihtiyar II. Andronikos görevden alındı ve Genç Andronikos III. bütün idareyi eline aldı. (1328) Genç Andronikos’un idaresi bir yana, bu imparator henüz kırk beş yaşında iken vefat etmişti. İlk eşi Alman olup ondan evlâdı olmamıştı. İkinci eşi Fransız Anna dö Savua idi. Bundan iki kızı ve bir oğlu olup bu kızlardan birisini Orhan Gazi, diğerini Bulgar kıralı almış ve oğlu Yuannis de imparator olmuştu.

RUMLARA TANINAN DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİ

Orhan Gazi zamanında İznik muhasara yoluyla alınmıştı. (1331) Bursa’nın zabtını müteakip halka karşı gösterilen yumuşaklık ve teslim şartlarına riayet İznik’in tesliminde de gösterilmiş ve etkili olmuştu. Şehir ve kaleyi teslim alan Orhan Bey, halktan arzu edenlerin eşyalarıyla beraber gitmesine müsaade etti ve hattâ müsaadekârlıkta daha ileri giderek İznik halkının kendi tebaasından olmak ve yalnız cizye vermek şartıyla âdet ve an’anelerini muhafaza edebileceklerini söyledi, yani din ve vicdan hürriyetini ilan etti. “Dinde zorlama yoktur” (Bakara, 2/256), “Şüphesiz ki Allah, size adaleti… emreder” (Nahl,16/90) ayetlerine şuurla riayet ediliyordu. İznik muhafızı olan Rum beyi deniz yoluyla İstanbul’a gitti ancak halktan çoğu gitmedi.

DUL KALAN KADINLARA KOCA BULUNUYOR

“İznik muhasarası esnasında kaledeki Rumlardan ve halktan gerek muharebede ve gerek açlık ve hastalık vesaire yüzünden ölenlerin dul kalmış olan kadınları, İznik’te bulunan Orhan Bey’e başvurarak kendilerine bakacak kimseleri olmadığını söylemişler. Orhan Bey bu kadınları askerlerden arzu edenlerin nikâhla alabileceklerini ve bunlarla evlenenlerin İznik muhafazasında bırakılacaklarını söylemiş ve böylece bunlara yeni kocalar bulunmuştur.” (Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, Cilt I, Sayfa 121)

İşte bu hadiseyi Fransız tarihçi Le Beau anlatırken, İznik halkının refahının temin edildiğini; analık çağında olan kızların evlendirildiğini ve dul kadınlara koca bulunduğunu söyledikten sonra hissiyatına kapılarak bu sözlerin arkasından “zira bu barbar (yani Orhan) cinsi beşerin en büyük muharriblerinden olduğu nisbette benî âdemin nüfusunu arttırmakla da alâkadar oluyordu” demek suretiyle hazımsızlığını göstermiştir. (İsmail Hâmi Danişmend tercümesi). Adam Orhan Bey’e bir yandan nüfusu harab eden (muharrib) diyor, diğer yandan kadınları evlendirerek beşer nüfusunun artmasıyla da alakadar oluyordu, diyor.

UYDURMACI TARİHÇİ

Yine aynı yazar ve başka bir olay da şudur: İmparator Yuannis Paleologos ile müştereken saltanat sürmeğe muvaffak olan kayınpederi Kantakuzen’i tebrik etmek üzere Orhan Bey 1347’de bir donanma ile Üsküdar’a geldi; zevcesi Teodora da beraberdi. Görüşmeden sonra Kantakuzen İstanbul’a dönerken Teodora babasını şehre kadar teşyi etti ve üç gün sonra da Orhan’ın yanına döndü. Sonra Orhan yine donanma ile avdet eyledi.  Le Beau, hiçbir delile dayanmaksızın “Orhan’ın gelişi asıl İmparator Yuannis’i katletmek için imiş” diyor ki, böyle bir cinayet olmadığından bunun da uydurma olduğu anlaşılıyor. (a.g.e. sayfa 135-136, 2 numaralı dipnot). Bu kadar hazımsızlığa pes doğrusu!

Düşünmeli ki, İkinci Dünya Harbi’ne tekaddüm eden yıllarda Avrupa’da bir Orhan Gazi olsaydı, acaba bombalarla imha edilen erkeklerin dul kalan kadınları, insan şerefini yok eden fuhşun bataklığına bu derece düşerler miydi?

Değerli okurlarım! Avrupalıların hem günümüzde uyguladıkları politikaların daha iyi anlaşılması hem de geçmiş hadiselerle ilgili bilgi edinilmesi düşüncesiyle, okumalarım esnasında tuttuğum notlarımdan bazı bölümleri aktardım ve kısmet olursa aktarmaya devam edeceğim. Sevgi ve saygılarımla arz ederim. (Gelecek hafta, Katalanları Tanıyalım).

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya