Şehitler insanlık ağacının can suyudur. Şehitlik, Habil’in katli ile başlayan; Hz. Zekeriya, Hz. Yahya, Hz. Hamza, Hz. Hüseyin gibi şuhedâ serdarlarıyla devam eden ve on binlerce Bedir, Uhut, Sıffiyn, Malazgirt, İstanbul Fethi, Rumeli, Çanakkale, İstiklal Harbi, Kıbrıs… Ve… 50 yıldan beri peşimizi bırakmayan terörde verdiğimiz binlerce, on binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca şehitlerle günümüze kadar gelen şehitler silsilesidir.
12.09.2021 07:09
6 yorum
750 okunma
"Bir Ölürüz, Bin diriliriz"
Mustafa Yıldız

         Şehitler insanlık ağacının can suyudur. Şehitlik, Habil’in katli ile başlayan; Hz. Zekeriya, Hz. Yahya, Hz. Hamza, Hz. Hüseyin gibi şuhedâ serdarlarıyla devam eden ve on binlerce Bedir, Uhut, Sıffiyn, Malazgirt, İstanbul Fethi, Rumeli, Çanakkale, İstiklal Harbi, Kıbrıs… Ve…  50 yıldan beri peşimizi bırakmayan terörde verdiğimiz binlerce, on binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca şehitlerle günümüze kadar gelen şehitler silsilesidir.

          Allah (c.c.) genişliği yerler ve gökler kadar olan cennetleri onlara tahsis etmiştir. Peygamberlerden sonra cennetin en âli makamları onlara aittir…

         Allah, onların canlarını cennet karşılığında satın aldığını vadetmiştir. Onlar Allah ile büyük bir alış veriş yapmışlardır.

         Onlar yeryüzünde ekmek, rızık ve geçim derdi ile sürünen diriler gibi olmayıp Allah tarafından rızıklanıyorlar ve geride kalan kardeşleri için “ Ah bilselerdi ki Rabbimiz bize neler vermiş…” diyerek müjde veriyorlar. Bunlar Kur’an haberleridir. Hz. Peygamber, “Şehitlerin kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilmiştir” diye haber veriyor.

         Akılların kavrayamadığı o kadar şey var ki… Rüya ve gayb hallerine bile vakıf olamazlar. İnanmayanlar, onları dünyaya getiren ana baba ve ecdadının nerede olduğunu düşünsünler.

         Şehitlik inancın, cesaretin, fedakârlığın, yiğitliğin sonucudur.

         “Hazır ol cenge eğer ister isen sulh u salâh” diyen ecdat,  insanın en önemli korunma kanununa işaret etmiştir. Üzerine gelecek tehlikeyi göğüslemeye ve karşı koymaya cesaretin varsa düşmanı püskürtürsün. Yenilsen bile ölümünle onun saldırgan caniliğini durdurursun. Artık ölüler ondan hiç korkmayacaklardır. Lakin o düşman, her an yaşama tutunmak için ölümün soğuk hafakanlarıyla boğuşan bir hayat sürecektir.

         Eğer Müslüman şehitliği göze almamış olsaydı, geride kalanlarıyla beraber ya toplu bir ölümü, ya da devamlı bir zillet hayatını hak edecekti. Şehit olduğunda bir kere ölür amma teslim olmayı kabul etse idi düşmanının hakaret ve işkenceleri altında her gün ölümden beter bir zillet yaşardı.

         İşte bu nedenle şehit, “her gün ölmektense bir kere öleyim; ben öleyim ki sevenlerim yaşasın; ocağım, yurdum sönmesin” diyecektir.

         Bazı insanlarımız bu günlerde gelen şehit haberlerine istinaden “Ne işimiz vardı Suriye’de, Irak’ta, Libya’da ?” vs. gibi mantıkdışı söylemlerle güya bunların  “boş yere telef edilmiş evlatlarımız”  olduğunu söylemektedirler. Bunlar, şehitlik makamını ya hiç bilmeyen ve ona inanmayan iman yoksunudurlar, ya da sırf siyasi ideolojik saiklerle bunları söylüyorlar.

         Bunların dedikleri haklı olsaydı, bizim cetlerimiz, bize binlerce yıllık bir medeniyet mirasını nasıl bırakacaklardı? Onlar, dünyanın dört bir bucağında yeryüzünün ıslahı ve nizam-ı âlem için nöbet tutan ecdat idi. Bu gün de yeryüzündeki zulme ve zalime karşı elimizden geldiğince uzak yakın demeden, gücümüz yettiğince nöbet tutmaya devam edeceğiz. Bu bizi küçültmez büyütür. Bir ölürüz amma bin diriliriz.

         Onlar ne kadar gerçeklere gözünü ve gönlünü kapatırlarsa kapatsınlar gerçek değişmeyecektir.

          Bu düşüncelerle yazdığım şiirimi Ana Haber Gazete okurlarıma arz ediyorum:

ŞEHİTLER OLMASA

VATAN OLMAZDI

Şehitler, vatanın bağrında güldür

Şehitsiz milletin hayatı züldür

Yurtları virane, yangın ve küldür

Bayrağın altında yatan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı 

 

Ölüm değil midir hayatın sonu?

Miskin ölmektense istemem onu

Cennet olmasaydı şehidin yönü,

Evlad u iyâlin,  ata’n olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

                                        

Kükreyince Arslan sırtlana karşı

Titremeye durur Rahman’ın arşı

Göklerde çalınır özgürlük marşı

Düşmanın gözüne batan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

 

Yeryüzü fesadı bitmezdi asla

Zalimler merhamet etmezdi asla

Toprak kararırdı matemle, yasla

Toprağı perçinle tutan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

 

Namusu, ârını yerde bulurdun

Ayaklar altında ezik kalırdın

Yangın yeri idi meskenin, yurdun

Saldırgan caniye çatan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

 

Perme perişandı dünya pazarı

Selamet yurdudur şehit mezarı

Olmasa şehide Hakkın nazarı,

Melekleri harbe katan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

 

“Boş bir ölüm”  diyen beyinsiz ahmak

Hayat merdivendir; günler, basamak

Olmasa ukbâ’da sermest yaşamak,

Canını cennete satan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

 

Savaş meydanında korkak olsaydı

Ölümlere karşı ürkek olsaydı

Sen gibi sünepe erkek (!)  olsaydı,

Sabır denizini yutan olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı

 

Hisarî, hilaf yok senin sözünde

Yıldızlar uçuşur şehit gözünde

Güneşler batmasa onun yüzünde,

Sonsuzlukta, mesrur biten olmazdı

Şehitler olmasa vatan olmazdı.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
6 yorum yapıldı
12
Şüheda
Bu güzel bilgiler ve değerlendirmelerinizle, şehitliğin ve şehit kanları ile sulanan vatan toprağının, değerini bir daha görmüş olduk. Ne acıdır ki, şehit için "ölü", vatan için "herhangibir toprak parçası" diyen sefihlerin sesleri çok çıkıyor. Şühedanın kemiklerini sızlattığına inandığım bu tür tezvirat sahiplerine, bu vatanın ekmeği,suyu ve havasının da helal olmadığına inanıyorum. Selametle....
Yorum Ekleyen: Hasan ERKILIÇ     19.09.2021 12:21:31
Emekler boşa çıkmaz iyi niyet oldukça
Ahmet Sargın Üstadım, güzel ve isabetli düşüncelerinizi paylaşıyorum. Teşekkür ederim. Allah razı olsun
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     17.09.2021 14:01:06
Tebrik ve Teşekkür Ederiz
Allah Razı olsun Şühedaya da selam olsun...Vatan uğrunda can veren fedakar insanların yurdudur...Ancak vurdumduymaz neme lazımcı ve bo vermiş zevatlar bu ülkede bedevadan yaşıyor. Ne vatanın ne de şehitlerin kıymetini bilmeyen bu zevatlar şühedanın kanı helal olmaz... " Z" gençliği diyorlar anlamış değilim! Vatan nere, şehitlik nere Z gençiği denen modanın peşindeki zavallılar nere?...Mustafa bey Allah Razı olsun biz dönemimizi tamamlıyoruz galiba selamlar...
Yorum Ekleyen: Ahmet Sargın     15.09.2021 15:37:00
Tebrik
Allah vatan,bayrak ve din uğrunda canını feda şehitlerimize rahmet eylesin mekânları cennet olsun inşallah! Seninde yüreğine sağlık
Yorum Ekleyen: Atakan DAŞDAN     15.09.2021 02:42:04
HİLÂF YOKTUR SENİN SÖZÜNDE
Eyvallah Şairim.Gönlüne,kalemine ve Yüreğine SAĞLIK.
"İNSANIN EN İYİ KORUNMA KANUNU NEDİR BİLİR MİSİNİZ?
"İSTER İSEN SULH'U SALÂH HAZIR OL CENGE".
Yorum Ekleyen: Şevket Kuzgun     14.09.2021 18:07:20
12
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya