İmparatorluk iddiasından vazgeçmeyen Kantakuzen nihayet, Foça muhasarasında tanışmış olduğu Aydınoğlu Gazi Umur Bey’den yardım istedi.
15.09.2021 06:18
410 okunma
Kantakuzen Umur Beyden Yardım İstiyor
İsmail Aydın

İmparatorluk iddiasından vazgeçmeyen Kantakuzen nihayet, Foça muhasarasında tanışmış olduğu Aydınoğlu Gazi Umur Bey’den yardım istedi. Umur Bey, Kantakuzen’e otuz iki gemi ve yirmi dokuz bin askerle yardım etmiş ve Dimetoka’ya gelen Bulgarları oradan kovmuştur. Umur Bey ertesi sene yine Rumeli’ye geçmiş ve bu yardım sayesinde Kantakuzen, rakipleri tarafından tertip edilen tehlikelerden kurtulmuştur.

Bu arada Papa ve Avrupa boş durmamaktadır.

Yıl 1344. Papa, Venedik, Rodos, Kıbrıs ve Ceneviz ittifakıyla oluşan bir Haçlı ordusu Aydınoğulları üzerine yürüyüp donanmayı da yakınca, Umur’dan yardım umudunu kesen Kantakuzen telaşa düşmüş, fikrini sorduğu Umur’un da tavsiyesi üzerine yardım için Osmanoğlu Orhan Bey’e müracaat etmiştir. Umur Bey, Saruhan Bey’in tavsiyesiyle Haçlılarla mütareke yapmış ve Saruhan Bey ile Karasi oğlunun kuvvetleri de yanında olduğu halde 1345’de Çanakkale yoluyla Rumeli’ye geçmiş ve dostu Kantakuzen’e yardım etmiştir. Bu sırada evvelce Kantakuzen’in hizmetine girmiş olan Bulgar Momiçilo adındaki çete reisi, sonradan Kantakuzen aleyhine dönmüştü. Umur Bey, başında birçok serseri bulunan ve İskeçe ile kuzey Yunanistan’a kadar Rodob bölgesine hâkim olan Momiçilo’yu mağlup ederek öldürdü ve akabinde buna tâbi olan şehir ve kasabaları Kantakuzen işgal etti. İşte bundan sonra Kantakuzen, Orhan Bey’in yardımıyla işini görmeğe başladı.

ORHAN GAZİ KANTAKUZEN’E DAMAT OLUYOR

Orhan Gazi, İmparator Kantakuzen’e ilk defa beş, altı bin kişi ile yardım etti, Süzebol müstesna bütün Karadeniz sahilleri küçük imparator Yuannis’in annesi Anna’nın elinden alındı, Edirne zaptedildi. 1346 Mayısta Kantakuzen’in kızı olan Teodora’yı Orhangazi nikâhladı.(*) Kantakuzen Rumeli’de hâkim vaziyete geçince İstanbul’u almak istedi. Orhan Gazi’nin verdiği kuvvetlerle şehri kuşattı ve bir sene süren muhasaranın ardından, taraftarlarının da Yedikule kapısını açmaları üzerine İstanbul’a girdi. Ve küçük imparator Yuannis’le beraber imparatorluğu kabul edildi.

Orhan Gazi 1347 yazında  Üsküdar’a gelerek kayın pederi Kantakuzen ile görüştü. Sırplara karşı hareket etmek için imparatora altı bin kişilik bir kuvvet verdi. Ama bakınız sonra ne oldu, Kantakuzen ne yaptı? (Gelecek hafta Kantakuzen’in Sonu).

____________:

(*) Muralt, Kantakuzen’in, Orhan Gazi’yi kendine bağlamak için bir sene evvel kızını vermeği vadettiğini ve ondan beş bin kişilik bir kuvvet aldığını, yazıyor.

Kantakuzen ise kendi yazmış olduğu tarihte, Orhan’ın kızına talip olduğunu belirterek şöyle diyor: İmparator (yani Kantakuzen) Orhan’ın teklifini kabul etmekle beraber bu hususta maiyyeti ve mutemetleriyle görüştü; onlar böyle mühim bir anda Orhan’ın yardımına ihtiyaç olduğunu söyledikleri gibi bunun emsali de olduğunu beyan ettiler. Bundan başka Kantakuzen dostu olan Aydınoğlu Umur Bey’in fikrini sordu. Umur Bey, bunun imparator için pek faideli olacağını ve Orhan’ın kendisi gibi samimi hisle mütehassis olduğunu ve bizzat imparatorun yardımına gelmesi en büyük arzusu ise de Orhan’ın Trakya sahili karşısında bulunmasına göre bu yardımı süratle yapabileceğinden emin olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Kantakuzen, Orhan’a bir heyet gönderip kızını aldırmasını bildirdi.

Sonradan tarihçi olan Kantakuzen, Teodora’nın nasıl gelin olduğunu pek güzel anlatır:

“Orhan otuz gemi ile bir hayli süvari ve mûtemed adamlarından bazılarını gönderdi. İmparator, ordusu ve kraliçe ile birlikte Silivri’ye geldi. Kızını yabancılarla evlendirmiş olan selefi imparatorlar gibi an’aneye riayet ederek Silivri haricinde bir taht kurdurdu. Ertesi günü İmparatoriçe diğer kızlarıyla beraber çadırda kaldı. Orhan’a zevce olacak Teodora ise tahta geçip oturdu. İmparator da gelerek tahtın etrafındaki sırma işlemeli perdenin ipini kesti ve perdeler açılınca Teodora taht üzerinde göründü. Etrafında ağaları diz çökmüş halde şamdan tutuyor ve müzik ile ahenk oluyordu. Birkaç gün sonra Türk heyeti gelini alıp büyük meserretlerle (sevinç ve şenliklerle) götürdüler. Teodora güzel merasimle karşılandı. (Kantakuzen, c.7, s. 689-690. Geniş bilgi için bkz. Uzunçarşılı, a.g.e. sayfa: 135, 1 Nolu dipnot.)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya