Yavuz Sultan Selim, devlet işlerinde katî programla hareket eden bir Osmanlı hükümdarıydı. Herhangi bir devlet işini kesin olarak meydana koymadan evvel, muhtelif yollarla onun hakkında vezirlerin ve sair alakadarların görüş ve mütalâalarından istifade eder, günlerce düşünür ve nihayet son kararını verdikten sonra ondan dönmez ve dahası bu kararın aleyhinde söz söyleyenleri öldürürdü. İrade ve azim kudreti, derin görüşü ve yüksek dehasıyla babası II. Bayezid zamanında uyuşuk ve durgun bir hale gelmiş olan idareyi pek kısa zamanda cevval bir hale getirmiş ve buna mani olmak isteyenleri tepelemekten çekinmemiştir. Mükemmel surette işleyen casus teşkilatıyla memleket içinden veya memleket dışından, özellikle hudutlardan uygunsuz haberler aldığı vakit “Siz işlere bakmıyorsunuz” diye vezir-i âzamları hem döğer ve hem de hapsettirirdi. Tabii bu haliyle mizacı asabî idi. Rivayet olunur ki, onun bu hali bilindiği için zamanında adam adama beddua ettiği zaman “Allah seni Yavuz’a vezir yapsın” denirmiş. Bedduaya müstahak kişi vezir olunca sonuç bellidir. Fakat her zaman öyle değil.
14.05.2022 06:17
1 yorum
277 okunma
Yavuz İle Pirî Paşa
İsmail Aydın

Yavuz Sultan Selim, devlet işlerinde katî programla hareket eden bir Osmanlı hükümdarıydı. Herhangi bir devlet işini kesin olarak meydana koymadan evvel, muhtelif yollarla onun hakkında vezirlerin ve sair alakadarların görüş ve mütalâalarından istifade eder, günlerce düşünür ve nihayet son kararını verdikten sonra ondan dönmez ve dahası bu kararın aleyhinde söz söyleyenleri öldürürdü. İrade ve azim kudreti, derin görüşü ve yüksek dehasıyla babası II. Bayezid zamanında uyuşuk ve durgun bir hale gelmiş olan idareyi pek kısa zamanda cevval bir hale getirmiş ve buna mani olmak isteyenleri tepelemekten çekinmemiştir. Mükemmel surette işleyen casus teşkilatıyla memleket içinden veya memleket dışından, özellikle hudutlardan uygunsuz haberler aldığı vakit “Siz işlere bakmıyorsunuz” diye vezir-i âzamları hem döğer ve hem de hapsettirirdi. Tabii bu haliyle mizacı asabî idi. Rivayet olunur ki, onun bu hali bilindiği için zamanında adam adama beddua ettiği zaman “Allah seni Yavuz’a vezir yapsın” denirmiş. Bedduaya müstahak kişi vezir olunca sonuç bellidir. Fakat her zaman öyle değil.

Kıssadan Hisse

Bütün bu hiddet ve şiddetine rağmen kadirşinas olup Yavuz’un adam seçiminde büyük bir isabeti vardı. Fikrini açık söyleyenin mütalâasını kendi mütalâasına aykırı olsa bile kızıp söylenerek dinler ve hak sözü kabul ederdi. Kendisinin şiddet ve gazabından korkan ve her an ölüm tehlikesi geçiren yaşlı Pirî Paşa bir gün usanarak “Padişahım, önünde sonunda bir bahane ile beni öldüreceksin; hemen bir gün evvel halâs etsen münasiptir” sözleriyle ve yeisle teessürünü izhar edince, bu söze bir hayli gülen Yavuz Sultan Selim:

“Benim dahi bu mana muradım; lâkin yerini tutar bir adam bulunmaz; yoksa seni muradına eriştirmek kolaydır” sözleriyle kadirşinaslığını göstermişti.

Benim Vezirim Değilsin

Memleketin genişlemesi ve bu yüzden işlerin artması sebebiyle vezir-i âzam Pirî Paşa bir telhis ile kendisine bir yardımcı vezir yani bir muavin istemiş, padişah da muvafık görmüştü. Pirî Paşa birkaç gün sonra Beylerbeğisi Çoban Mustafa Paşa’nın muavini olmasını arzedince Sultan Selim:

“-Ben deli olmadım öyle bir adamı tayin edeyim” diye kabul etmemiş; aradan iki ay geçtikten sonra Pirî Paşa evvelki ricasını tekrar etmiş bunun üzerine Sultan Selim, “Mademki onun vezir olmasını istiyorsun senin vezirin olsun” diye Mustafa Paşa’nın vezirliğini istemiyerek kabul etmişti.  Beş altı ay sonra bir arz gününde Mustafa Paşa, Pirî Paşa’nın arzlarının yanlış olduğunu ileri sürerek itiraza kalkmış, padişah da “Ne ise söyle” diye müsaade etmiş ve o da bundan cesaret alarak vezir-i âzam aleyhinde söyliyeceğini söylemiş. Bunun üzerine Sultan Selim elindeki okla Mustafa Paşa’nın başına vurarak:

“Bire mel’un, bunca zamandan beri hizmetimi gören Türkün doğru veya yalanını bilmez miyim? Kalk sen benim vezirim değilsin anın vekilisin ve bu rütbeye anın arziyle nail oldun” diye öldürmek istemişse de Pirî Paşa’nın istirhamiyle kurtarılmıştır. Bu kayıtlar, Yavuz’un değerli adamlarına karşı olan itimadını göstermektedir.

Değerli adamlarla ve kadir kıymet bilir insanlarla karşılaşmak dileklerimle arz ederim değerli okurlarım.

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kadişinas
Allah güvenilir, mert, dürüst ve doğru yolda giden insanlarla karşılaştırsın. Güzel anektotlar kalemine sağlık İsmail bey
Yorum Ekleyen: Rahmi ÜNALAN     17.05.2022 14:20:44
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya