22.10.2021 18:14
1 yorum
484 okunma
Paylaş
DİNİ ANLATIMDA DİLİN ÖNEMİ
Yüce Allah, hayat rehberimiz olan (Bakara, 2) Kur'an-ı Kerim'i arapça lisanı üzerine göndermesinin sebebini birçok
Kemal Cengiz

Yüce Allah, hayat rehberimiz olan (Bakara, 2) Kur'an-ı Kerim'i arapça lisanı üzerine göndermesinin sebebini  birçok ayetlerinde (Yusuf, 2, Ra'd, 37; Nahl, 103; Ta'ha, 113; Şuara, 195; Zümer, 28; Fussilet, 3, 44; Şura, 7; Zuhruf, 3; Ahkâf, 12)  "düşünüp daha iyi anlamamız için olduğunu"  açıklamaktadır.

Bu meâlde, "Biz o Kur'an'ı akledip anlayasınız diye arapça olarak indirdik" (Yusuf, 2) buyurmaktadır. 

Bu konuda Peygamber efendimiz de, " Biz Peygamberler İnsanlara akıllarınca (anlayabilecekleri şekilde) konuşmakla emrolunduk" (Acluni, K.Hafa, 225) buyurmuştur.

Bu ilahi ve nebevi beyanlar gösteriyor ki "dinin iyi anlaşılmasında" dil ile arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. 

Zira insan, tam anlamıyla kavrayamadığını gönülden kabul etmez.

 

Din ve dil ilişkisine bu açıdan baktığımızda, tarihten günümüze din alimi hocalar olarak bizim dini hakkıyla anlatımda büyük eksikliğimizin olduğunu kabul etmeliyiz. Asırlar boyunca cami kürsülerinde din adına "imandan, salih amelden, ibadet ve ahlâktan…" bahsederiz de; bu kavramların özüne ve köküne (lügat / dil anlamları itibarıyla) inerek  ne demek olduğunu anlatmak  gereği duymayız. Dinleyen cemaatimiz de "cehâleti açığa çıkacak" mahcubiyeti ile sormaz.  

Bu atmosfer içinde dini irşad ve tebliğimizin yüzde sekseni (%80) ütopik (hayat gerçekleri ile ilişkisi uzak) konular üzerinde dolaşır durur  Dinleyenler anlattıklarımızı, makul temeller üzerine oturtamadıkları için bir süre kafalarında taşırlar; sonunda hayat gerçekleri ile ilişkisini kuramadıkları için  "ütopik / işe yaramaz" görüp unutarak kafalarından atarlar. 

Buna göre, anlattığımız din bu dünyada işimize yaramıyorsa, onu ahiretliklerden başkası dinlemiyor. Öyle ise, din adına anlattıklarımızın hayatla ilişkisini kurmak zorundayız. Yoksa hikâyeden ileri  geçmiyor. 

Bu nedenle dini anlatımda kavramlardan başlayarak yeni bir üslup geliştirip benimsememiz gerekmektedir. 

Bu hususu ifade için aklımda kalmış şu dizeler, dini anlatan hocaların ve dinleyen cemaatin halini çok güzel dile getiriyor :

"Zaman denen tencerede kaynarım;

İçimde buz dağı çözülmez yine.

O başka çalar, ben başka oynarım;

Ne Kadar uzağım içimdekine ?"  

 

Yanlış anlaşılmasın, bu konuda bir takım başkaları gibi "dini yenileyelim" demiyorum; "dinin anlatımı için dilimizi ve kendimizi yenileyelim!" diyorum.

Selam ve saygı ile !

22.10.2021

 

Kemal CENGİZ

Emekli Müftü

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Çok güzel
Yazmaya ve bilgilendirmeye devam. Buna ihtiyaç var. Yazılarınıza yorum yazmasak da okunduğunda ve istifade edildiğinden şüphe olmasın. ALLAH RAZI OLSUN
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     22.10.2021 19:04:40
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya