Medeniyetin Yeniden İnşası İçin “Ahilik Sistemi” Önerisi - 3
MAKALE
Paylaş
10.04.2024 15:18
265 okunma
Nejmettin Özdemir

Sosyal Yardımlaşma

Ahilik sadece bir esnaf teşkilatı olmayıp aynı zamanda sosyo-ekonomik ve kültürel boyutları da olan geniş bir yapılanmadır. Geliştirilmiş olan iş ahlakı ve sosyal sorumluluk ilkeleriyle, toplum ve birey bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır.

Ahiler toplumda denge unsuru olmuşlar, kurdukları vakıflarla hayatı ilgilendiren bütün alanlarda faaliyette bulunmuşlardır. Ahiler, güçsüzleri, sakat ve hastaları, fakirleri, garipleri, kimsesizleri, savaşa gidenlerin ailelerini, işinde zarar edenleri, misafirleri, yolcuları korumuşlar, onlara düzenli yardımda bulunmuşlardır.

Esnafın Korunması

Ahi birliklerinde üyelerine sosyal güvenlik sağlamak ve onları tefecilerden korumak için “orta sandığı” kurulmuştur. Esnaf, teşkilatın belirlediği bir ödemeyi orta sandığına yatırırdı. Kalfalıktan ustalığa geçince eğer ihtiyaç varsa o iş dalında dükkân açması için esnaf arasında yardımlaşma ve dayanışma amacıyla kurulan orta sandığından yardım yapılır ve sermayeye ayrıca kendi ustası da katkıda bulunurdu

Ahilikte çalışanlar sadece ustanın değil bütün teşkilatın koruması altındadır. Usta-çırak ilişkisi sosyal bir dayanışma ve kollama anlayışı içinde düzenlenmiştir. Usta yamaklıktan çıraklığa terfi eden bireyin usta oluncaya kadar hatta usta olduktan sonra bile iş ve sosyal hayatından sorumlu olurdu. Usta çırağın bütün haklarını gözetir ve onu sömürmezdi.

Gençliğe Rehberlik, Hedef-İdeal Gösterme

Çalışana çıraklık ve kalfalık dönemlerinde geleceğe yönelik umut verilir ve hedef gösterilirdi. Böylece gençlerin gelecek endişeleri ortadan kaldırılarak boşlukta kalmaları engellenir ve gerçekleştirilebilir bir amaç doğrultusunda çalışmaları sağlanırdı.

Ahilik teşkilatında usta ve kalfa çıraklara eğitici, rehberlik edici, yol gösterici, destekleyici, öğüt verici, kolaylaştırıcı pozisyondadır. Ahilikte tecrübeli ustalar çırakları için rol model olmuşlardır.

Teşkilatın Oto Kontrolü, Kamusal Görevi

Üyelerin ürettikleri ürünlerin fiyatını teşkilat yönetimi belirler ve bu fiyatlar teşkilatın her ildeki en yetkili kişisi olan Ahi Baba (sonradan Kethüda oldu)’lar tarafından hükümete bildirilirdi. Böylece Ahilik teşkilatı ürünlerin satılacağı fiyatı halka ve hükümete taahhüt eder ve kendi içindeki oto kontrolle piyasayı denetim altında tutarak, fahiş fiyata müsaade etmezdi. Ahilikte oto kontrol sadece iş hayatında değil sosyal hayatta da geçerliydi.

Teşkilatın bir diğer organı olan Büyük Meclisin başlıca görevi ise, alınan mecliste alınan kararları hükümete bildirmek ve hükümetin esnaf hakkında aldığı kararları üyelerine duyurmaktı. Böylece Ahilik teşkilatı ekonomik istikrarın ve kalkınmanın sağlanması görevini icra ederdi.

Kalite Standardı ve Müeyyide

Ahilikte bir ürün ya da hizmetin kaliteli olabilmesi ve hatasız üretilebilmesi için hangi mal ve hizmetleri, hangi kalitede, hangi bölgede, hangi fiyattan kimlerin satın alacağı ve üretme hakkına sahip olduğu belirlenmişti. Ayrıca mal ve hizmet üretimi ile ilgili esnaf nizamları, üretimin nasıl yapılacağını, diğer bir ifadeyle üretim standardını belirlemekteydi.

Yine teşkilatta, ustaların yetiştirecekleri çırak sayısı da standarda bağlanmıştı. Kalitenin düşmemesi için usta ancak teşkilatın izin verdiği kadar çırak alabilirdi. Bu şart eğitimin istenilen etkinlikte gerçekleşmesi ve gereken kontrolün sağlanabilmesi için konulmuştu.

Eğer bir usta üretim standartlarına uymaz, kötü mal üretir, çalışanların ücretlerini vermez, sömürür, onlara bildiklerini öğretmez ise, dükkân kapatma cezası verilir, diğer ustalar selamı keser, yardım kesilirdi. Ayrıca kurban kesmesi, ikramda bulunması istenir ya da sanatına göre farklı cezalar uygulanırdı.

Tüketicinin Korunması

Ahilikte müşteriyi “velinimet” bilmek esastı. Ahi birliklerinde işyerindeki iş disiplini ve iş ahlakı, usta, kalfa, çırak arasındaki sevgi ve saygı temelli ilişkiler, üretimde sanatın ön planda tutulması gibi ilkeler, kaliteli üretimi sağlamakta, bu yolla tüketiciler korunmaktaydı.

Ahilikte rekabet daha çok üretmek anlayışına değil, müşteriye daha kaliteli mal ve hizmet sunmak anlayışına dayanırdı. Bu anlayışa göre sadece ihtiyacı kadar tüketmek, ihtiyaç fazlasını diğerleriyle paylaşmak gerekirdi.

Aldığı bir üründe aldatılan bir kimsenin, en üst Ahilik kurumuna kadar şikâyet hakkı vardı. Ürünü üreten usta ürüne amblemini koyar bu amblem adeta ilgili ürünün kalite belgesi sayılırdı. Bu ürün onu yapan ustanın ve işyerinin kimliği idi. Üretim sırasında çırağın ya da kalfanın bir hatası olursa derhal ustasına bildirilerek yapılan hata düzelttirilirdi.

Devam Edecek...

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya