DAVİT EFENDİNİN VEZARETİ
MAKALE
Paylaş
01.01.2026 11:36
159 okunma
İsmail Aydın

Davit Efendinin itibar ve vezareti nereden ileri geliyor? Buna ilişkin fıkrayı biraz aşağıda anlatacağım. Ama ondan önce Lübnan bahsi üzerinde durmamız gerekiyor.

Önceki yazılarımda Lübnan’dan bahsederken orada yaşayanların bir millet olmadığını, dolayısıyla devletleri de olmadığını ve bundan dolayı İsrail saldırılarına karşı seslerinin çıkmadığını izaha çalışmıştım.

Gerçekten, eski Şam (Suriye) vilayetimizde hakiki manada bir millet yoktu. Çeşitli kavimler, çeşitli ırklar, çeşitli kabileler. Ve tabii çeşitli dinler, çeşitli mezhepler. Pek tabiidir ki bu parçalı yapıdan istifadeye çalışan emperyalist devletler.  Ki, Fransa, İngiltere, Avusturya, Rusya, Prusya oradalar. Bunlara ilaveten şimdilerde Amerika ve Çin.

Şu bizim anlı şanlı Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra durum daha da karıştı. Ütopik Mustafa Reşit Paşa, sözde din ve vicdan hürriyeti, ırz ve mal emniyeti sağlamak adına yola çıkmıştı. Sözüm ona herkes kardeş olacaktı. Sanki Fatih onlara hak ve imtiyazlar vermemişti. Hatta daha öncesi vardı.  Macarlar, kuzeyden gelerek Ortodoks Balkanları Katolikliğe zorlarken, güneyden Murad Hüdavendigâr din ve vicdan hürriyeti ile geliyordu. Osmanlı devletinin Balkanları yurt edinmesi bu hürriyetler sayesinde olmuştu. O tarihlerde adı geçen ülkeler oralarda yoktu, hatta ortada Rusya’nın adı bile yoktu.

Tanzimat’ın ilanıyla birlikte Katolik Marunîler, Dürzîlere karşı kendi aralarında teşkilatlanmaya başladılar. Onlar da diğerlerinden geri kalmayıp aynı yolu tuttular. Öteden beri bu iki büyük grup arasında kavga gürültü eksik olmuyor ama devlet gerekli tedbirleri alarak olayları bastırıyordu. Cidde’de cahil bir halk grubunun çıkardığı kargaşa arasında Fransız ve İngiliz konsolosları öldürülünce olaylar daha da büyüdü. Fransa ve İngiltere, tıpkı sömürgelerinde yaptıkları gibi Cidde’yi topa tuttular, şehri yaktılar. Bu silahlı müdahale Müslüman halkta ve bilhassa Dürzîlerde büyük heyecana sebebiyet verdi. Lübnan’ın Dürzîlerle meskûn bölgelerinde cinayet, yol kesme olayları, yağmalar, yangınlar birbirini takip etti.

Fransa Katolikleri, İngiltere az sayıdaki Protestan’ı, Rusya Ortodoksları himaye bahanesiyle olaylara müdahil oldular. Dışişleri Bakanı Fuat Paşa, olağanüstü yetkilerle Lübnan hadiselerini bastırmak üzere Beyrut’a gitti. Müzakere yolu açıldı. Avrupa komisyonu kuruldu. Lübnan Nizamnamesi imzalandı. (9 Haziran 1861) Lübnan’ı bir Hıristiyan mutasarrıf yönetecekti. Ayrıca yukarıda ismi geçen beş devletin İstanbul’daki elçileriyle Ali Paşa arasında bir de protokol imzalandı v.s.

Bab-ı Âli, işte bu Lübnan Nizamnamesine ve protokole uyarak Lübnan Mutasarrıflığına ilk olarak Davit efendi isminde bir Ermeni Katolik tayin etmiş ve uhdesine vezaret rütbesi vermişti. Davit efendi “Paşa” Telgraf müdürü idi. Yeni vazifesi ve unvanları çok hoşuna gitmiş olacak ki, Sadrazam Âli Paşa’nın konağında iftarda bulunduğu sıralarda; “ Müslümanlığı pek sevdiğini, mani olunmasa Ramazan’da camilere gitmeği arzu ettiğini” söylemesi üzerine Âli Paşa da:

-Senin bugünkü itibar ve vezaretin Hıristiyanlığın içindir yoksa Müslümanlığa meylin için değildir, cevabını vermiştir.

Aziz okuyucu! Bu millet neler gördü, neler yaşadı, anlatmakla bitmez. Aman dikkat diyoruz ve sözümüzü şöyle bağlıyoruz. Son günlerdeki girişimlerle Türkiye’yi Lübnanlaştırmaya çalışıyorlar. Kimler yapıyor bunu? Cahiller, gafiller ve hainler. Tıpkı dün olduğu gibi.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya