İslam’a kavuşan tanıdığım birinin hayatının ve düşüncesinin değişim yolculuğu! --2—
MAKALE
Paylaş
25.02.2026 21:56
324 okunma
Vahap Yaman

(-Uzun süren bir rahatsızlığım nedeniyle birincisini yazdığım düşünce yolculuğunun ikinci kısmını gecikerek te olsa kaleme aldım. Rabb’im hayırlara vesile olsun.-)

*

Kalbinizdeki ışığı arayın ve güzel ahlak oluşturan bilgiyi edinin.

*

Ülkemde yavaş yavaş İslam’ı öğrenmeye ve bildiğim kadarı ile yaşamaya başladım. Şunu öğrenmiştim. İslam sadece öğrenmek, bilgilenmek için indirilmemişti. İslam insandan öğrendiklerini hayata geçirmek ve yaşamak talebi İslam’ın en temel isteklerinden olduğunu anlatmışlardı. Ben de öyle yaptım. Ne öğrendiysem onu yerine getiriyordum. Daha sonraları iman ve amel diye iki kavram duymuştum. İmanın amellerle gösterilmesi gerektiğini anlatmışlardı.

*

Üniversiteyi bitirmiş, işe başlamıştım. Kendi ülkemde yaşarken Türkiye’den İslam’ı öğrenmek için gelir misin diye bir teklif aldım. *( Türkiye’ye çağıran bendim. Vahap yaman) Benim için çok şaşırtıcı idi. Ben yeni tanıdığım ve seçtiğim İslam’ı öğrenme çabası içerisinde iken böyle bir teklif çok ilgimi çekmiş ve kabul etmiştim. Ancak Türkiye’de kimseyi tanımıyordum. Türkiye’ye de daha önce hiç gelmemiştim. Hiç endişeye kapılmadan Türkiye’ye geldim.

*

Artık Türkiye’de idim. İslam’ı öğreniyordum. Türkler bana kim olduğumu öğrettiler. Yeni bir yaşam tarzı gösterdiler. Ben muhacir kelimesinin anlamını bile bilmezken Türkler beni muhacir kardeşleri kabul edip bağrına bastılar. “Muhacir”in manasını öğrenince seçtiğim yolu daha çok sevdim. Türkiye’de insanların çoğunun Ahireti dünyadan daha çok sevdiğini gördüm. En azından benim çevremdeki kardeşlerim böyleydi. Türkiye benim evim oldu. Çünkü tüm sıcağıyla beni kucakladılar. Beni tüm kalbiyle kabul ettiler. Bu ilgi bana mutluluk ve huzur verdi. Burada havaya ezan sinmiş gibi. İnanır mısınız, her yer ezan kokuyor. O havayı ben de doyasıya soludum.

*

Tesetüre girdim. En büyük aşkım dediğim başörtümü taktım. Beni sadece dış görünüşümle değil ruhani olarak da değiştiren örtüm... Başörtüsü kadını eğitir. Başörtüsünü takınca Müslüman kadının sorumluluğu artar, Müslüman kadınlara yakışmayacak davranışları azalır,  Benim örtüm sürekli bana yaptığım her şeyin bütün kapalı kızları temsil ettiğimi hatırlatıyordu. Bu duygu beni geliştiriyordu.  Hayatımdaki güzel şeylerden biri de İslami eğitim almamdır. İlim dünya zevklerinden daha güzeldir. Zevklerin en üstünü ve kıymetlisidir.

*

Hayal hayatın ümididir. Hayal kurmak çeşitli faaliyetlere sebep olabilmektedir. Bazen de insanoğlunu ayakta tutan nedenlerdendir hayal! Çünkü insan hayal üzerine hedef koyar ve ona göre ilerler.

Ya Allah! Kim düşünürdü ben bu yolu seçeceğim diye… Ama şimdi İslam benim hayalim,

Kur’an aşkım, başörtüm ise sevgim oldu. Hayatta aklıma gelmeyen şeyler şimdi gerçek oldu. Ya Allah! Senin katında sahih olan ilmi öğrenmemizi nasip et. Ayaklarımızı İslam dini üzere sabit tut ve kaydırma, doğru yola ilet. Âmin!

*

Hepimiz kalbimizi arındırmanın yollarını arıyoruz. Aslında arınma yolu çok açık. Bu yolun temeli İslam’dır. İslam bizi Allah’a yöneltir.  İslam okyanus gibi geniş ve derindir. Bu okyanusta bir damla olabilmek ne büyük nimet ve ne büyük mutluluk.

Benim hayatımda yaşadığım en güzel şeylerden biri muhakkak İslam’ı tanımamdır. Beni karanlıktan aydınlığa çıkaran Rabbime sonsuz hamd ediyorum.

*

Ablalardan biri umreye gitmişti. Mekke’den getirdiği Kur’an-ı Kerim’i derste bulunan herkese dağıtmıştı. Ve bana da vermişti. Her zamanki gibi başladım ağlamaya.

Biliyor musunuz neden ağladım? Çünkü benim ilk Kur’an’ım idi. Öyle bir mutluydum ki. Çok sevinmiştim. Sarıldım Kur’an’a sımsıkı ve ağladım. Salondaki herkes bana bakıyor ve şaşırıyor. Benim Kur’an’ımın olmadığını ifade ettim ve şimdi kendi Kur’an’ım olduğundan dolayı sevinç ağlaması dedim.

Bir kardeşim de kendi Kur’an’ını bana uzattı. Hayır, olmaz bu sana verilen hediye deyince onların evinde dolapta çokça olduğunu söyledi. Aldım ve yine ağlıyorum.

Bu sefer niçin ağlıyorum biliyor musunuz? O Kur’an-ı Kerim’i aileme götürecektim. Çünkü evimizde Kur’an yoktu.

Bu sebeple hüngür hüngür ağlıyordum.

*

Türkiye’ye gelmeden önce ülkemin medyasında gösterilen Filistin ve İsrail çatışmaları ile ilgili haberleri izliyordum. Ancak Filistin zalim, zavallı İsrail diye düşünüyordum. Bu Filistinliler ne kadar savaşmayı severler diyordum. Hatta televizyonda çocuklar polise taş atınca, “Bu ne terbiyesizlik, çocukları bile savaşçı” diye düşünüyordum. Bizdeki medya böyle anlatıyordu.

Türkiye’de bir kızın sırt çantasında sırtı dönük bir çocuk resmi vardı. Ona sorduğumda, bilmiyor musun bu Hanzala, dedi. Filistin diye söze başladığında savaşçıları destekliyor musun sorusuyla gözlerim çıkacak gibiydi. Bütün gerçekleri anlattı. Filistin konusunda ne kadar yanıldığımı, medyanın olayları aktarırken nasıl çarpıttığını anladım ve bundan sonra gerçekleri ülkemdeki yanlış düşünenlere anlatmaya çabaladım.

*

Sahabeler Kur’an’ı ezberlerken, Kur’an üzerinde çalışırken bir ayeti hayatlarına geçirmedikçe diğer bir ayete geçmezlermiş. Ben de bu uygulamayı yapmak üzere kursta öğrendiklerimi yavaş bir şekilde hayatıma aktarma kararı aldım.

*

“İlklerden olmak zordur, ama ecri çok ve güzeldir.” İnananların Allah’ın koruması altında olduğunu öğrenmiştim. Ben de Allah’ın koruması altındaydım. Bu sözleri hiç ama hiç unutmamalıydım. Öyle de yaptım.

*

Türkiye gibi cennet bir ülkede İslam eğitimi alıyordum. İslami bilgilerimi sürekli artırıyordum. Bilmediği pek çok şeyi öğrenen yeni bir ben doğuyordu. Öğrendiklerim beni çok mutlu ediyordu. Bilgilerin gereğini hemen yapıyor, yılların açığını kapatmaya çalışıyordum. Hayatım çok değişmişti. İslam’ın bana verdiği huzurla daha fazla bilgi edinmek istiyordum. Daha fazla amel yapayım, Allah’a karşı kulluk görevlerini zevkle ve coşkuyla fazla fazla yerine getireyim istiyordum. Çünkü bu yaşıma kadar yeterince bilgim olmadığından Allah’ın bizden istediklerini yerine getiremiyordum. Buna çok üzülüyordum. Onun için öğrendiklerimi hemen hayatıma geçirmek istiyordum.

*

Vize giriş çıkışı yapmam için Rusya’ya gittim. Gauhar isminde bir kıza “Kur’an’da ne yazıldığını öğrenmek, bilmek ister misin?” dedim. Ona bu cümle çölde susuz kalan birine su ister misin demek gibi geldi. Ve hemen istiyorum deyince, Kur’an’ın ilk sayfasından, kitabın anası Fatiha suresinden her kelimeye anlam vererek anlatmaya başladım.

Bakara suresindeki. “Gayba iman edip namazı dürüst kılanları ve bunların felaha erenlerden olduğunu anlatınca yüzü güldü. İnkâr edenlerin durumuna geldiğimizde gözlerine yaşlar

doldu. Yedinci ayeti olan “Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azap onlaradır.” Ayetini anlatınca o kadar etkilendi.

Ayetini duyduktan sonra dayanamadı ve ağlamaya başladı.

Burada durmalıydım çünkü daha fazlası ona ağır gelecekti. Sarıldım, yanaklarından öptüm ve gözyaşlarını sildim.

Allah’ın çok merhametli olduğunu ve Allah’ın emirlerini yerine getirenlerin korkmamasını ve dua etmesini söyledim. Biraz sakinleştirmeye çalıştım.

*

Elhamdülillah hayatımda her şey güzel gidiyordu. Türkiye gibi cennet bir ülkede İslam eğitimi alıyordum. İslami bilgilerimi sürekli artırıyordum. Bilmediği pek çok şeyi öğrenen yeni bir ben doğuyordu. Öğrendiğim yeni bilgilerim beni çok mutlu ediyordu. Bu bilgilerin gereğini hemen yapıyordum. Yılların açığını kapatmaya çalışıyordum. Hayatım çok değişmişti.

*

Vize problemim vardı. Vahap hoca Gürcistan’a gönderdi. Havaalanında hocanın tanıdığı Murtaza abi ve Sara abla karşıladı. Bir kez daha Müslüman kardeşliğinin çok sıcak bir duygu olduğunu gördüm. Dört gün öncesine kadar hiç tanımadığım insanlar şimdi beni sımsıkı sarılarak karşıladılar. Bu güven olmasaydı gider miydim tek başıma bilmediğim bir ülkeye ve tanımadığım kişilere. Kalacağım yer eminlik açısından nasıl diye kafa yorardım. Bunların hiçbiri aklıma gelmedi. Hoca da benim güvenliğim için sıkıntı olabilecek bir yere beni göndermezdi. İşte öğrenmek için çabaladığım din bana bu kolaylıkları sağlıyordu. Tanımadığım bir ülkede, tanımadığım insanların yanına gidiyordum. Ancak hiçbir güvenlik endişesi duymuyordum. Kendi evimdeymişim gibi hissediyordum. Bunu bana sağlayan dinim idi.  "Ne güzel bir dinim var

*

Allah’a güven, tevekkül et, zamana bırak, her şey düzene girer, ne ile! samimi bir af dilemek ve  teslimiyette problem yaşamamakla!

*

Ülkeme dönüyorum. Uçakta tek tesettürlü ben idim. Etrafıma baktım ama başörtülü kimse bulamadım. Tesettürlü birini görünce insanın özgüveni artıyor, sanki ben yalnız değilim beni destekleyen biri var diye düşünüyor insan. Bana benzeyen, benim gibi giyinen birilerini görünce çok mutlu oluyordum. Kendimi daha cesur ve güçlü hissediyordum ve ümidim artıyordu. Kendi ülkemde kızlar birbirlerine pek selam vermezler. Ancak biz kapalı kızlar, tanışalım tanışmayalım birbirimize selam vererek sanki yıllar öncesinden tanışıyormuş gibi tebessüm ederiz.

*

Türkiye’deki eğitimimi tamamlamış, İstanbul Üniversitesi ilahiyat fakültesi İslam hukuku alanında yüksek lisansımı tamamlamıştım. Ülkeme döndüm. Benim için zor günler başlamıştı. Benim değişimimi annem, babam, ablam bile anlamamışlardı. Çünkü onlar İslam’la ilgili bir şey bilmiyorlardı. Onları suçlamıyorum. Kızmıyorum. Sadece sabrediyorum. Onlara yeni Müslüman kimliğimi nasıl güzel bir şekilde anlatacağımı düşünüyorum.

Ülkeme dönerken hocalarım endişelenmemem, sabretmem, yumuşak olmam gerektiğini anlatmışlardı. Ailemin bilmediklerinden dolayı bazı aşırı tepkiler verebileceklerini söylemişlerdi. Bunlardan etkilenmemem, kızmamam, küsmemem gerektiğini bildirmişlerdi. Hatta “Hiçbir anne baba çocuğunu silmez. Ama bazen kızarlar, ona da sabredeceksin.” demişlerdi. Ben de anneme, babama ve ablama öyle davranıyordum. Çünkü onların da İslam’la tanışmalarını çok istiyordum.

*

Ders vermeye başlamıştım. Hocalık yapıyordum. Talebelerim çoğalıyordu. Elhamdülillah!

Türkiye tecrübesi benim için çok büyük bir kazanç olmuştu. Bildiklerimi anlatıyor, hocalarımdan gördüklerimi uyguluyordum. Onların İslam örnekliğini, sabrını, samimiyetlerini, yumuşaklıklarını talebelerime gösteriyorum. Allah’a çok şükrediyorum. Allah’ı her an daha çok seviyorum. Ben İslam’ı anlatma derslerinde Allah’ın bana çok destek verdiğini görüyordum. Derslerim hiç bitmesin istiyordum. Hep yeni talebelerim olsun istiyorum. Hiç yorulmuyorum.

Size bir talebemin bana söylediğini aktarayım. Onbeş yaşlarına bir kız derslerde bana hayran hayran bakıyor. Ders sonrası hocam ben sana aşık oldum. Hiç yanından ayrılmak istemiyorum dedi. Ben Allah’ıma şükür secdesi ettim. Ya Allah’ım benim seni çok sevdiğimi biliyorsun. Sen de bana beni çok seven talebeler gönderiyorsun.

*

Talebelerim çoğalıyor. İslam’la nurlananların sayısı artıyordu. Bunlardan biri olan bir Rus kızının bana yazdıklarını size onun ağzından aktarıyorum.

“Sevgili hocam!

Bugün size minnetkarlığımı ifade etmek istiyorum. En başından beri beninlesin. İslam’daki yolculuğumda! Camiye ilk gittiğimde benimle birlikte olan, İslam tarihini keşfetmeye başladığımda akıl hocam sensin. Bana tüm kalbinizle sarıldınız. Beni hep desteklediniz. Beni hediyelerle şımarttın. İslam’ı öğretiyor ve beni çok sevdiğini görüyorum. Sana çok bağlıyım. Aynı zamanda sana ve İslam’a çok aşığım. Sizinle görüşme sağladığı için yüce Allah’a şükrediyorum. Benim seninle tanışmamı sağladı. Seninle biyolojik bir akrabalığım yok. Ancak inandığımız Allah bizi kardeş yaptı. Bir kardeşim, daha oldu diye çok sevindim.

Allah beraberliğimizi Cennette de devam ettirsin inşaallah.

Vahap Yaman

vahap3442@gmail.com

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık :
Yorumunuz :

Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2022    www.anahaberyorum.com          Tasarım ve Programlama: Dr.Murat Kaya